İntihar mı Suikast mı? Veliaht Yusuf İzzeddin Efendi’nin Sır Dolu Ölümü ve Enver Paşa ile Çatışması

 

Şehzade Yusuf İzzettin Efendi ve Enver Paşa

Şehzade Yusuf İzzeddin Efendi'nin ölümü, Osmanlı tarihinin en karanlık ve gizemli olaylarından biri olarak kabul edilir. İttihatçıların kurguladığı resmi raporlar "intihar" dese de, olayın gelişimi ve dönemin siyasi atmosferi "suikast" ihtimalini oldukça güçlendirmektedir.

İşte bu konudaki ayrıntılar ve suikast iddialarını destekleyen gerekçeler:

1. İttihat ve Terakki (İTC) ile Olan Gerginlik

Babası Sultan Abdülaziz gibi batıcı bir Osmanlı Hanedan üyesi olan Yusuf İzzeddin Efendi, İttihatçıların devlet yönetimini, özellikle de orduyu tamamen kontrol altına almalarından büyük rahatsızlık duyuyordu.Batıcı bir sultanın yönetiminde batılılaşmanın yapılmasına taraftardı. 

  • Enver Paşa Çatışması: Veliaht, Enver Paşa'nın Alman hayranlığına ve Osmanlı'yı I. Dünya Savaşı'na sokmasına şiddetle karşıydı. Bir tartışma sırasında Enver Paşa'ya "Siz bu devleti batıracaksınız!" dediği  söylenir.Nitekim dediği gibi İttihatçılar ve Başlarındaki Enver Paşa koca Osmanlı Devleti'ni 1.Dünya Savaşı'na sokarak batırdılar.

  • Bağımsız Tavrı: Padişah Sultan Reşad’ın aksine, İttihatçılara boyun eğmeyen, kendi fikirlerini açıkça söyleyen ve hanedan otoritesini savunmaya çalışan bir yapısı vardı. Bu durum, onu İTC için "tehlikeli bir veliaht" haline getiriyordu. Halbuki İttihatçılar zayıf bir kişiliği olan kendilerine eğilimli kolayca yönlendirebilecekleri Vahideddini devletin başına getirip istedikleri gibi devleti yönetmek istiyorlardı.

2. Ölüm Şekli ve Şüpheler

1 Şubat 1916 sabahı, Zincirlikuyu’daki köşkünde sol bileği kesilmiş halde ölü bulundu. Şüpheleri artıran noktalar şunlardır:

  • Bilek Kesme Yöntemi: Yusuf İzzeddin Efendi'nin babası olan Batıcı Sultan Abdülaziz de benzer şekilde bilekleri kesilmiş halde bulunmuştu (Onun ölümü de hala suikast mı intihar mı tartışmalıdır). Veliahtın babasıyla aynı yöntemle ölmesi, İTC'nin bir "mesaj" verdiği şeklinde yorumlanmıştır. 

  • Otopsideki İhmaller: Ölümünden sonra yapılan incelemelerin çok hızlı bitirilmesi ve cenazesinin aceleyle defnedilmesi şüphe uyandırmıştır. Otopsiyi yapan doktor Nuri Kenan Paşa aynı zamanda Enver Paşa'nında özel doktoruydu ve onun yakın adamıydı. Bazı görgü tanıkları, şehzadenin odasında boğuşma izleri olduğunu iddia etmişlerdir.

  • Doktor Raporları: Bazı iddialara göre, olayın ardından eve gelen doktorlara baskı yapılarak "intihar" raporu imzalattırılmıştır.

  • Şehzade Yusuf İzzeddin Efendi'nin vefatının ardından hazırlanan resmi otopsi ve defin raporunda birden fazla doktorun imzası bulunmaktadır. Ancak bu süreçte adı en çok öne çıkan isimlerden biri, veliahdın özel doktoru olan Nuri Kenan Paşa'dır.

    Otopsi heyetinde ve ölüm raporunda yer alan diğer önemli tıbbi şahsiyetler şunlardır:

    • Nuri Kenan Paşa: Şehzadenin özel hekimiydi ve raporu imzalayanların başında geliyordu.

    • Celâl İsmâil Bey: Dönemin Tıp Fakültesi hocalarından olup inceleme heyetinde yer almıştır.

    • Hilmi Kadri Bey: Yine Tıp Fakültesi hocalarından biri olarak rapor sürecine dahil olmuştur.

    • Dr. Schlesinger: Şehzadenin daha önce Avrupa'da tedavi gördüğü ve depresif ruh hali hakkında raporlar sunan doktordur.

    Siyasi çevrelerde ise dönemin Sıhhiye Müfettişi ve diğer resmi devlet doktorlarının İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin etkisiyle "intihar" teşhisini onayladıkları sıkça tartışılan bir konudur. Bu raporlarda ölümün, "sol kolda damarın kesilmesi sonucu meydana gelen kan kaybından" kaynaklandığı belirtilmiştir. Biyolojik olarak bir kimsenin sol kol damarını kesmesinin imkansızlığı açıktır.

3. Psikolojik Durumu ve Sağlık Sorunları

 İttihatçıların dizayn ettiği resmi  kaynaklar, şehzadenin aşırı vesveseli olduğunu, "takip edilme korkusu" (paranoya) yaşadığını ve kanser olduğu şüphesiyle depresyona girerek intihar ettiğini savunur. Ancak yakın çevresi, onun sadece can güvenliğinden endişe ettiğini, bunun bir hastalık değil haklı bir korku olduğunu belirtmiştir. Nitekim bu korkusu haksız değildi ki bu suikast başına geldi.

4. Siyasi Sonuç: Vahideddin'in Veliaht Olması

Yusuf İzzeddin Efendi'nin ölümüyle birlikte, veliahtlık makamı Şehzade Vahideddin'e (son padişah VI. Mehmed) geçti. İTC'nin Vahideddin ile o dönemde daha iyi anlaştığı (veya onu daha kolay kontrol edebileceğini düşündüğü) tezi, suikast ihtimalini güçlendiren bir diğer siyasi argümandır.


İngilizce Özet (English Summary)

The death of Prince Yusuf Izzeddin Efendi in 1916 remains a historical mystery. While officially ruled a suicide by cutting his left wrist—mirroring his father Sultan Abdülaziz’s controversial death—many believe it was a political assassination by the Committee of Union and Progress (CUP). His fierce opposition to Enver Pasha’s pro-German policies and his refusal to be a puppet of the CUP made him a major political threat. Suspicions are fueled by the rushed autopsy and the political vacuum his death created, which paved the way for Vahideddin to become the next heir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yüzyıl Hesaplamaları

Hz. Peygamberin Temsil Görevi

OSMANLI’DA SÖZLÜ VE YAZILI KÜLTÜR