Kayıtlar

Sultânü'l-Ulemâ İzzeddin b. Abdüsselâm ve Sultan Baybars ile Mücadelesi

Resim
  Sultânü'l-Ulemâ İzzeddin b. Abdüsselâm ve Sultan Baybars ile Mücadelesi İslam düşünce ve hukuk tarihinde "Sultânü'l-Ulemâ" (Âlimler Sultanı) ve "Bâi'u'l-Mulûk" (Hükümdarların Satıcısı) gibi müstesna unvanlarla anılan İzzeddin b. Abdüsselâm (1181-1262), 13. yüzyıla damgasını vurmuş en büyük Şâfiî fıkıh, usûl ve kelâm âlimlerinden biridir. Gençliğinde yaşadığı tüm yokluklara rağmen azmiyle Şam ve Mısır’ın en saygın medreselerinde başkadılık ve müderrislik makamlarına yükselmiş; kaleme aldığı Kavâidü'l-Ahkâm fî Mesâlihi'l-Enâm gibi başyapıtlarla İslam hukukunun felsefesini ve "kamu yararı" (maslahat) ilkesini sistemleştirmiştir. İzzeddin b. Abdüsselâm’ı tarihte eşsiz kılan asıl niteliği ise entelektüel birikimini hukuki ve ahlaki bir ilkeli duruşla harmanlamış olmasıdır. Bu tavizsiz duruşun en somut örneği, dönemin kudretli Memlûk Sultanı I. Baybars ile yaşadığı çetin hukuki ve siyasi mücadelede görülmektedir. Güç ile Adaletin K...

Devlet Yönetiminin Ordu Teşkilatına Yansımaları

Resim
  Devlet Yönetiminin Ordu Teşkilatına Yansımaları Devlet Yönetiminin Ordu Teşkilatına Yansımaları Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Müfredatına Ve Becerilerine Uyumlu Ders Özeti Türk tarihinin akışı içerisinde devlet yönetimi ile ordu teşkilatı her zaman sıkı bir etkileşim içinde olmuştur. Konargöçer yaşam tarzından imparatorluklara, Batılılaşma döneminden modern ulus devlete uzanan bu süreçte askerî yapı, yönetim anlayışının doğrudan bir yansıması olarak şekillenmiştir. 1. İslamiyet Öncesi Türk Devletlerinde Ordu-Millet Yapısı İslamiyet öncesi Türk devletlerinde askerlik ayrı bir meslek olarak görülmemiş, toplumsal yaşamın doğal bir parçası kabul edilmiştir. Ordu-Millet Anlayışı: Kadın ve erkek ayrımı yapılmaksızın her birey savaşa hazır bir asker yetiştirilmiştir. Konargöçer yaşam tarzı bu askerî felsefeyi beslemiştir. Mete Han ve Onlu Teşkil...

Lale Devri’nin Devlet ve Toplum Hayatına Etkileri

Resim
  Lale Devri’nin Devlet ve Toplum Hayatına Etkileri Osmanlı Devleti’nin Batı’nın üstünlüğünü kurumsal düzeyde ilk kez kabul ettiği Lale Devri (1718-1730); idari, diplomatik, kültürel, mimari ve teknik alanlarda köklü dönüşümlerin yaşandığı bir yenileşme dönemidir. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli çerçevesinde Lale Devri'nin tüm boyutları, ıslahatları ve Patrona Halil İsyanı'na giden süreç aşağıda ayrıntılı olarak incelenmiştir. 1. Lale Devri Kavramı ve Dönemin Tarihsel Çerçevesi Osmanlı kültüründe özellikle XVI. ile XVIII. yüzyıllar arasında lale; hem süs bitkisi hem de mimari ve sanatta süsleme motifi olarak geniş bir kullanım alanı bulmuştur. Aynı dönemde Hollanda’da lale soğanlarının aşırı değer kazanmasıyla ekonomi tarihine geçen “Lale Çılgınlığı” (Tulip Mania) yaşanmıştır. Osmanlı Devleti’nde Sultan III. Ahmed döneminde İstanbul’da lale sevgisi zirveye ulaşmış; lale, zerafetin, estetiğin ve ihtişamın sembolü hâline gelmiştir. Bu dön...

Tahtın Arkasındaki Efsaneler: Tarihte Siyasi Meşruiyet ve İcat Edilen Şecereler

Resim
Tahtın Arkasındaki Efsaneler: Tarihte Siyasi Meşruiyet ve İcat Edilen Şecereler Tarih boyunca kurulan devletlerin ve hanedanların en kritik meselesi, sadece askerî güçle toprağı ele geçirmek değil; o toprağı ve halkı meşru bir zeminde yönetebilmek olmuştur. Çıplak kılıç gücüyle tahta çıkılabilir, ancak kılıcın gölgesi çekildiğinde iktidarın ayakta kalması için güçlü bir "anlatıya" ihtiyaç duyulur. İşte bu noktada devreye; kutsal metinler, dini onaylar ve çoğu zaman sonradan kurgulanan soy kütükleri (şecereler) girer. 1. İslam ile Moğollar Arasında İki Farklı Meşruiyet: Sultanlık ve Cengizli Soyu Kamuoyunda zaman zaman popüler tarihçiler arasında da tartışmalara yol açan "Osmanlı hükümdarlarının meşruiyeti ve unvanları" meselesi, aslında iki farklı geleneksel anlayışın birbirine karıştırılmasından kaynaklanır:  * Sultan Unvanı ve İslamî Meşruiyet: İslam dünyasında "Sultan" unvanı, siyasi ve askeri gücü elinde tutan hükümdarlara Abbasi Halifesi tarafından...

Bir Almanın Gözünden Zeytun Ermeni Olayları

Resim
  BİR ALMAN MÜHENDİSİN GÖZÜNDEN 1895 ZEYTUN İSYANI (W. E. Siehe1895 Zeytun isyanı ile ilgili tespitleri)  Her nasıl olursa olsun 1895 senesi Teşrin-i Evvelinde Zeytun’da isyan zuhura geldi. Ekserisi bu isyanın naçar kalmalarından ileri geldiğine hükmediyorlar. Bu mugayir-i hakikattir. Çünkü bu isyana Ermeniler senelerden beri bir plana tevfikan hazırlanıyorlardı. Fransızca Export Gazetesi Ermenilerin bu isyana 80 senesinden beri hazırlandıklarını yazıyor. Bir hayli zamandan beri silah ve endaht ihtiyacatını ithal ve izhar ediyorlardı. Şimdi ise bu husus Ģedidül-meal kavanin ile men edilmiştir. İşte işe böyle başladılar. Ve burada icra ettikleri harekât makul olmadığı gibi pek zalimane idi.  Şehirden takriben bir çeyrek mesafede ve bir miktar mütemekkin hale konmuş bir kışla-i hümayun mevcut olup takriben 200 asker mahsur kalmış idi. Bunlar su ihtiyaçlarını taht-el arz cereyan eden bir suyun kışla derunundaki mahzene teraküm etmesiyle def ediyorlardı. Ermeniler asakir-i şa...

Türkistan'dan Türkiye'ye Uzanan Süreçte Türk Devlet ve Ordu Teşkilatında Meydana Gelen Değişim

Resim
  Türk-İslam Devletlerinde Devlet Teşkilatı, Yönetim ve Hukuk Anlayışı Türk-İslam Devletlerinde Devlet Teşkilatı ve Yönetim Geleneği Maarif Modeline Uygun Kapsamlı Konu Özeti ve Analizi 1. Devlet Yönetimi ve Egemenlik Anlayışı İslamiyet’e Geçiş Süreci: Talas Savaşı sonrasında Türklerin İslamiyet’i kabulü hızlanmış; IX. yüzyıldan itibaren büyük topluluklar hâlinde Müslüman olan Türkler, X. yüzyıldan itibaren Karahanlı, Gazneli, Büyük Selçuklu ve Türkiye Selçuklu gibi ilk Türk-İslam devletlerini kurmuştur. Kut Anlayışı ve Meşruiyet: İslam öncesindeki kut anlayışı (devlet yönetme yetkisinin Gök Tanrı tarafından verilmesi) devam etmiş, İslamiyet’in kabulüyle birlikte hükümdarlar “zillullah fi’l-arz” (Allah’ın yeryüzündeki gölgesi) unvanını almıştır. Yönetim Sın...

Türklerde İstişare Kültürü: Toydan Divana

Resim
  Türklerde İstişare Kültürü: Toydan Divana ve Yönetim Geleneği Türklerde İstişare Kültürü: Toydan Divana İslamiyet öncesi Türk devletlerinde devletin en yüksek karar alma ve danışma organına toy veya kurultay adı verilmiştir. Kağanın başkanlık ettiği kurultaya hanedan üyeleri, boy liderleri (ili), yüksek rütbeli askerler ve teginler (toygun) katılmıştır. Kağanın bulunmadığı durumlarda kurultaya aygucı (vezir) başkanlık etmiştir. Din adamları (şaman veya bakşı) kurultayda yer almazlardı, her zaman son söz ve karar hükümdarlardaydı. Teokratik devletlerde olduğu gibi din adamları devleti yönetmezlerdi. Din adamlarına saygı gösterilirdi. Ancak karar ve yönetimde din adamlarının değil hükümdarın ve toyun (kurultayın) sözü geçerliydi. Kurultayın Görev ve Yetkileri Hükümdar Seçimi: Yeni kağanı belirlemek veya mevcut kağanın meşruiyetini onaylamak. Töre Düzenlemesi: Türk hukukunun temel...
⭐ REKLAMSIZ
Dersimiz Tarih
Uygulaması

🚫 Hiç reklam yok!
Kesintisiz belgesel, animasyon ve ders anlatımı.

📺
Belgesel
🎓
Müfredat
⚡
Hızlı
📲 Hemen İndir
Google Play • Ücretsiz • Reklamsız
🎮 POPÜLER ⭐ 4.5

Ultra Blocks

Klasik Bulmaca · Strateji · Zeka Oyunu

Hızlı düşün, akıllıca istifle ve küresel liderlik tablosunda zirveye oyna! Ultra Blocks, klasik arcade bulmaca mantığını modern strateji ve göz alıcı görsel efektlerle birleştiriyor. Blokları sürükleyip yerleştir, tam satırları temizle ve rekorlarını kır!

🏆 Küresel Sıralama PlayFab ile dünyaya meydan oku
🎨 Özelleştirilebilir Tema Neon’dan klasik ahşaba
📱 Her Cihazda Telefon, tablet, TV ve katlanabilir
👑 VIP Kulüp Reklamsız · Sınırsız döndürme
⬇️ Google Play'den Ücretsiz İndir
📦 50 MB · Çevrimdışı oynanabilir 🔒 Veriler şifrelenir