Kayıtlar

XVII. Yüzyıl Sonrası Osmanlı Ekonomisi

XVII. Yüzyıl Sonrası Osmanlı Ekonomisi  1. Ticaret Yolları ve Coğrafi Keşifler Güzergah Değişimi: Coğrafi Keşifler ile ticaret Atlas Okyanusu'na kaydı; Akdeniz ve Karadeniz limanları önemini yitirdi. Enflasyon ve Değer Kaybı: Amerika'dan gelen gümüş ve altının Avrupa'ya girişi, Osmanlı akçesinin değer kaybetmesine ve ekonomik krize yol açtı. 2. Toprak Sistemi ve İdari Değişimler Tımar Sisteminin Bozulması: Güvenlik sorunları doğdu, köylüler toprağı terk ederek şehre göç etti. İltizam Sistemi: Hazineye acil nakit sağlamak için vergi toplama işi (mukataa) ihaleye açıldı. Malikâne Sistemi: Vergi kaynaklarının ömür boyu verilmesiyle "Ayan" denilen güçlü yerel bir zümre oluştu ve devlet otoritesi sarsıldı. 3. Merkantilizm ve Osmanlı Farkı Merkantilizm: Avrupa, ihracatı artırıp ithalatı kısıtlayarak değerli maden biriktirmeye odaklandı. Osmanlı Yaklaşımı: Osmanlı ise halkın ihtiyacını karşılamayı (iaşecilik) esas aldı ve ithalatı teşvik etti. Kapitülasyonların sü...

Türklerde Konar-Göçer Yaşam ve "Bozkır Kültürü"

   Türklerde Konar-Göçer Yaşam ve "Bozkır Kültürü" Tema: Kültürel Miras ve Kimlik Model Bağlamı: Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli (Eleştirel Düşünme ve Değer Odaklılık) 1. Bölüm: Kavramsal Çerçeve (Anlam Oluşturma) Konar-göçerlik, yerleşik yaşamın bir alternatifi değil; bozkırın zorlu coğrafi şartlarına karşı geliştirilmiş stratejik bir yaşam biçimidir. At ve Tekerlek: Türklerin hareket kabiliyetini artırarak geniş coğrafyalara yayılmalarını sağlayan en önemli unsurdur. Çadır (Otağ): Sökülüp takılabilir yapısıyla mimaride pratiklik ve doğaya zarar vermeyen bir yerleşim anlayışını temsil eder. 2. Bölüm: Beceri Temelli Etkinlik (Analiz) Aşağıdaki tabloda konar-göçer yaşamın Türk toplumuna kazandırdığı özellikleri Maarif Modeli’nin "Erdem-Değer-Eylem" çerçevesinde eşleştiriniz. Yaşam Biçiminin Özelliği Kazandırdığı Beceri / Değer Toplumsal Sonucu Sürekli hareket halinde olma Dayanıklılık ve Çeviklik Ordu-millet anlayışının oluşması Mülkiyetin hayvanlara dayalı olması ...

Osmanlı Devleti’nin Fethettiği Topraklarda Kalıcı Olabilmek İçin İzlediği Politikalar

Resim
  Osmanlı Devleti’nin Fethettiği Topraklarda Kalıcı Olabilmek İçin İzlediği Politikalar Giriş: Osmanlı Devleti, geniş bir coğrafyada uzun süreli egemenlik kurabilmek için askeri başarıların ötesinde çeşitli siyaset ve uygulamalar geliştirdi. Bu politikalar, fethedilen toplulukların dinî, hukuki, ekonomik ve idari yapılarıyla olan ilişkilerini kapsar. Bu özet, Osmanlı yönetiminin kalıcılığını sağlayan ana politikaları tarihsel bağlam ve örneklerle değerlendirir. İdari Uyarlama ve Merkeziyetçilik Yeni toprakların idari yapıya entegrasyonu için sancak, vilayet ve eyalet düzenlemelerinin oluşturulması. Yerel bey veya ileri gelenlerin görevde tutulmasıyla (örneğin, bazı Balkan köy ağaları veya Anadolu beylikleri) yönetimde süreklilik sağlanması; buna rağmen merkezin vergi ve askerî denetimi artırması. Tımar sistemiyle hem askeri hem ekonomik kontrol sağlanması; toprak kullanım hakları ve vergi yükümlülüklerinin yerel elitlere bağlanması. Merkezi ve taşra makamları arasındaki gerilimleri...

Osmanlı Devleti'nin Ordusunun Bölümleri

Resim
 

Muğdat Camisi Tarihi

Resim
  Muğdat Camisi  Mersin’in sembol yapılarından biri olan Muğdat Camii, hem mimarisiyle hem de Cumhuriyet dönemi cami mimarisindeki yeriyle oldukça özel bir yapıdır. İşte bu görkemli yapının tarihçesi ve öne çıkan detayları: 🏗️ İnşa Süreci ve Tarihçe Muğdat Camii, klasik Osmanlı mimarisi tarzında inşa edilmiş olsa da aslında oldukça genç bir yapıdır. Başlangıç: Caminin yapımına 1980’li yılların sonunda başlanmıştır. İsim Kaynağı: Cami, adını İslam tarihinin önemli figürlerinden biri olan ve Hz. Muhammed’in sahabelerinden olan Miktad bin Esved’den (Muğdat olarak da bilinir) alır. Caminin bulunduğu bölge halk arasında öteden beri "Muğdat" olarak anıldığı için bu isim verilmiştir. Kapasite: Yaklaşık 5.500 kişinin aynı anda ibadet edebildiği cami, Doğu Akdeniz’in en büyük camilerinden biri olma özelliğini taşır. 🏛️ Mimari Özellikler Muğdat Camii’ni Türkiye’deki pek çok camiden ayıran en belirgin özelliği minare sayısı ve genel heybetidir. Altı Minareli: Türkiye'de Sultanahme...

Baal : Putperestlerin/ Çok Tanrıcıların Baş Putu/Tanrısı

Resim
  Baal (veya Baʿal), antik Yakın Doğu’nun (özellikle Kenan (Fenike), Ugarit ve Suriye bölgelerinin en önemli putlarından/heykellerinden biridir. Adı Sami dillerinde “efendi, sahip, lord, rab” anlamına gelen bir unvan olup, zamanla belirli bir putun adı haline gelmiştir. Çoğu zaman Baal denildiğinde akla gelen asıl figür, fırtına, yağmur, şimşek ve bereket putu Hadad ’dır (Baal Hadad olarak da anılır). Baal’in Temel Özellikleri ve Rolü Fırtına ve yağmur putudur. Gökgürültüsü onun sesi, yıldırım ise silahı olarak görülürdü; “bulutların üzerinde binici” diye anılırdı putperestler tarafından. Putperestlerin Bereket ve tarım putuydu.. Yağmuru getirerek ekinlerin büyümesini, hayvanların ve insanların doğurganlığını sağladığına inanırlardı. Ölen ve dirilen bir put olarak taparlardı. Mitolojide ölüm putu Mot ile savaşır, ölür (kuraklık dönemi) ve yeniden dirilir (yağmurlu mevsim). Simgesi genellikle boğa idi (güç, bereket ve kudret sembolü). Boynuz sembolizmi burada göze çarpar. ...

Osmanlı Devleti İdari Sistem ve Topraklar

Resim
 

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yüzyıl Hesaplamaları

Hz. Peygamberin Temsil Görevi

OSMANLI’DA SÖZLÜ VE YAZILI KÜLTÜR

Dersimiz Tarih Uygulaması

Dersimiz Tarih Uygulaması
Yükle