Kayıtlar

Tarih 9 Yeni Müfredat etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Devletler Doğuyor

Resim
İnsanlığın siyasi teşkilatlanmasının aşamaları  1. Tarımsal üretime geçilmesiyle Köy benzeri 10-15 ailelik topluluklar oluştu. 2.Kabileler oluştu. 3.Coğrafi şartların mecbur etmesiyle şehir devletleri oluştu(Nom,site,polis vb.). Yöneticisi: kral veya feodal yöneticilerdi bu şehir devletlerinde. 4.Hayat standartlarının iyileşmesi , daha iyi teşkilatlanma ve daha iyi silahlarla  Kabile konfederasyonları(Ör:Hititler,Urartular ) olan devletler oluştu. 5.Konar göçer kabilelerin yerleşiklere saldırması ve konar göçerlerin egemenliğiyle yerleşiklerin üstün kültürüyle birleşmesi yanında güçlü  silahlar ve teşkilatlanmasının  kullanılmasıyla devletler oluştu. Yöneticisi:Büyük kral (İmparator). 6. Madenden silahlar ve atın evcilleştirilip at arabasının yapılmasıyla İmparatorluklar( Büyük devletler) oluşmuştur. İlk Devletlerde Gücün Meşruiyet Kaynağı    1.Hititler , Urartular ve benzerlerinde kralların güçlerini tanrıdan aldıklarına inanılır ve emirleri tanrı em...

Mısır'da Kurulan İlk Türk İslam Devletleri

1) Tolunoğulları Devleti(868 - 905) Mısır’a vali olarak atanan Tolunoğlu Ahmed Mısır'da ilk Türk - İslam devleti olan Tolunoğulları Devletini kurdu (868). Suriye'yi de egemenlik altına alan Tolunoğulları Mısır'da tarım, ticaret ve imar faaliyetlerine önem verdiler. Abbasilerce 905'te yıkıldılar. 2) İhşidiler Devleti (935 - 969) Mısır’da Abbasilerce vali olarak atanan Muhammed b. Tuğc tarafından 935’te kuruldu.Muhammed b. Tuğc'dan sonra oğlu döneminde naib olarak kölesi Ebu Kafur devleti başarılı şekilde yönetti. Onun ölümünden sonra çıkan iç karışıklıklardan faydalanan Fatimiler bu devlete 969'da son verdiler. Kutsal Beldelere hakim olan ilk Türk devletidir. 3)Eyyûbiler Devleti (1174 – 1250) Fatımî Devleti Haçlı işgali tehlikesi üzerine Musul Atabeyi Nureddin Mahmut Zengi’den yardım istediler. Mahmut Zengi Şirkuh komutasında bir orduyu yardıma gönderdi. Şirkuh'un ölümünden sonra yerine geçen Selahaddin Eyyubi, Fatımî Devleti’ndeki iç karışıklıkla...

ÖMER BİN ABDÜLAZÎZ

61’de (680) Medine’de doğdu. Babası Mısır Valisi Abdülazîz b. Mervân, annesi Hz. Ömer’in torunu Ümmü Âsım’dır. Çocukluğunun ilk yıllarını Medine’de dayılarının yanında geçirdi. Babası, küçük yaşta Kur’an’ı ezberleyen Ömer’i Medine’nin tanınmış âlimlerinden Sâlih b. Keysân’a emanet etti. Medine’de Enes b. Mâlik ve dayısı Abdullah b. Ömer başta olmak üzere pek çok sahâbîyi dinleme imkânı buldu. Ubeydullah b. Abdullah ile Saîd b. Müseyyeb ve Urve b. Zübeyr gibi tâbiînin ilk tabakasına mensup âlimlerin derslerini takip etti. Daha sonra babasının yanına Mısır’a gitti ve ergenlik çağına ulaşıncaya kadar orada kaldı.  Babasının vefatı üzerine (86/705) Halife Abdülmelik tarafından Dımaşk’a çağrıldı. Burada halifenin kızı Fâtıma ile evlendi. 87 (706) yılında Hicaz valiliğine tayin edildi. Valilik merkezi Medine’deki ilk icraatı, şehrin on meşhur fakihiyle görüşüp meseleleri kendileriyle istişare ettikten sonra karara bağlayacağını bildirmek oldu. Yaklaşık yedi yıl süren valiliği sırasında ...

ZAMANIN TAKSİMİ

Tarihin incelenmesi için çağlara,konulara veya mekanlara ayrılması zorunludur. Ne var ki günümüzde baskın çağlara ayırma sistemi Avrupalı tarihçilerce belirlendiği için Avrupa merkezli bir bakış açısına sahiptir.Bu durum tarihçilerce eleştirilmektedir. Takvim: zamanı günlere, aylara, yıllara bölme metodudur. İnsanlar zamanı ölçerken ölçü aracı olarak Güneşi ve Ay’ı kullanmışlardır. Güneşi kullananlar dünyanın güneş etrafında bir tam dönüşünü esas almışlardır. Bu şekilde oluşturulan takvimlere güneş takvimi diyoruz. 1 yıl 365 gün ve 6 saat olarak hesap edilmiştir. Ay’ı kullananlar ise Ay’ın Dünya etrafında 12 kez dönmesini (12 x 29.5 =354) esas almışlardır. Bu şekilde oluşturulan takvimlere ay takvimi diyoruz. Tarihte ilk güneş takvimini Mısırlılar, ilk ay takvimini Sümerler oluşturmuşlardır. Her toplum kendi takvimini oluştururken kendileri için önemli saydıkları bir günü başlangıç olarak kullanmışlardır. Örneğin; Romalılar Roma’nın kuruluşunu, Müslümanlar Hicreti, Hristiyanlar...

TARİH ÖĞRENMENİN YARARLARI

Milletlerarası ilişkileri aydınlatır ve bunların düzenlenmesine yardımcı olur. Devletlerarası anlaşmazlıkların  barış yolu ile çözümlenmesine katkıda bulunur. Vatan ve millet sevgisini artırır. Milli birlik ve bütünlük duygusunun gelişmesine katkıda bulunur. İnsanların  analizlerinin ve düşüncelerinin gelişmesine katkıda bulunur. Bir millet, tarihinin dünya tarihindeki yerine bakarak, karşılaştığı sorunların çözümünde yeni yorumlar  geliştirebilir. Günün kavramı  Anakronizm:   Türk Dil Kurumuna göre  “tarihlendirmede yanılgı içerisinde bulunma”   demek olan anakronizm, bir olayın tarihi ve çağı üzerinde yanılma, tarih ve çağları birbirine karıştırma şeklinde tanımlanmaktadır.     Misal 1: 1308 yılında yıkılan Türkiye Selçuklu Devleti vaktinde olan Babailer isyanını 1789 'da olan Fransız İhtilalinden sonra dünyaya   yayılan kavramlarla açıklamak.        Misal 2 :  ...