Lise tarih müfredatıyla tam uyumlu ders notlarından, Afrika’dan Asya’ya uzanan global dünya tarihi analizlerine kadar aradığınız her şey tek bir platformda. Sınavlarda başarı, kültürde derinlik!
Roma İmparatoru Diocletianus Kimdir? Hayatı, Reformları ve Tetrarşi Sistemi
Roma İmparatoru Diocletianus Kimdir? Hayatı ve Reformları
Roma İmparatorluğu’nun en kritik dönemlerinden birinde tahta çıkan Diocletianus, devlet yapısını kökten değiştiren reformlarıyla tanınır. Eğer Roma tarihiyle ilgileniyorsanız, Roma İmparatorluğu tarihi kategorimizde benzer içeriklere de göz atabilirsiniz.
Diocletianus’un Hayatı
Diocletianus yaklaşık MS 242-245 yılları arasında Dalmaçya’da doğmuştur. Mütevazı bir geçmişten gelmesine rağmen Roma ordusunda yükselerek önemli bir komutan olmuştur.
MS 284 yılında imparator ilan edilen Diocletianus, rakibi Carinus’u yenerek yönetimi ele geçirmiştir. Bu dönem, Roma İmparatorluğu’nun siyasi ve ekonomik krizlerle mücadele ettiği bir süreçtir.
Diocletianus Reformları
Tetrarşi Sistemi Nedir?
Diocletianus’un en önemli reformlarından biri Tetrarşi sistemidir. Bu sistemde imparatorluk dört kişi tarafından yönetilmiştir. Benzer yönetim sistemleri hakkında daha fazla bilgi için Roma yönetim sistemi yazımıza göz atabilirsiniz.
Diocletianus, eyalet sistemini yeniden düzenleyerek merkezi otoriteyi güçlendirmiştir. Ayrıca askeri yapıyı geliştirerek sınır güvenliğini artırmıştır.
Ekonomik Reformlar
Enflasyonla mücadele etmek amacıyla fiyatları kontrol altına almaya çalışmış ve para sistemini düzenlemiştir.
Hristiyanlara Yönelik Büyük Zulüm Politikaları
Diocletianus dönemi, Hristiyanlara yönelik en sert baskıların yaşandığı dönemlerden biridir. MS 303 yılında başlayan bu süreç “Büyük Zulüm” olarak bilinmektedir.
Tahttan Çekilmesi
Diocletianus, MS 305 yılında kendi isteğiyle tahttan çekilen ilk Roma imparatorudur. Bu yönüyle Roma tarihinde oldukça farklı bir yere sahiptir.
Diocletianus Kronolojisi
Tarih
Olay
242-245
Doğumu
284
İmparator oldu
293
Tetrarşi sistemini kurdu
303
Büyük Zulüm başladı
305
Tahttan çekildi
Diocletianus’un Tarihteki Önemi
Diocletianus’un reformları, Roma İmparatorluğu’nun yönetim yapısını uzun vadede etkilemiştir.
1920 Anvers oyunlarına I. Dünya Savaşı'na neden olan ülkeler arasında yer almasından dolayı Uluslararası Olimpiyat Komitesi tarafından organizasyona davet edilmedi.
1932 Los Angeles oyunlarına uzak mesafe ve yüksek maliyetler sebebiyle Türkiye Millî Olimpiyat Komitesi tarafından ABD'ye sporcu gönderemedi.
1980 Moskova oyunlarına da SSCB'nin Afganistan'ı işgalini protesto eden birçok batılı ülke gibi sporcu göndermemiştir.
MÖ 500 lü yıllarda Antik Roma İmparatorluğunda insanlar iki sınıfa ayrılmışlardı. Patriciler ve Plebler. Patriciler “seçkinler”in yer aldığı sınıf oluyordu. Zengin, büyük arazi sahipleri olan patriciler sayılarının az olmasına rağmen her zaman erki ellerinde bulundurup idare edenler sınıfını oluşturuyorlardı. Plebler ise halkın yer aldığı sınıf oluyordu. Zengin olmayıp, çalışan sınıf olan plebler sayılarının çok olmasına rağmen erki ellerine geçiremeyip idare edilenler sınıfını oluşturuyorlardı. Ayrıca savaşlara gidildikçe alınan esirlerden dolayı bir de köleler sınıfı oluşmuştu ama Roma’da esas iki sınıf patriciler ve plebler idi.
1. Tarımsal üretime geçilmesiyle Köy benzeri 10-15 ailelik topluluklar oluştu.
2.Kabileler oluştu. 3.Coğrafi şartların mecbur etmesiyle şehir devletleri oluştu(Nom,site,polis vb.). Yöneticisi: kral veya feodal yöneticilerdi bu şehir devletlerinde. 4.Hayat standartlarının iyileşmesi , daha iyi teşkilatlanma ve daha iyi silahlarla Kabile konfederasyonları(Ör:Hititler,Urartular ) olan devletler oluştu. 5.Konar göçer kabilelerin yerleşiklere saldırması ve konar göçerlerin egemenliğiyle yerleşiklerin üstün kültürüyle birleşmesi yanında güçlü silahlar ve teşkilatlanmasının kullanılmasıyla devletler oluştu. Yöneticisi:Büyük kral (İmparator). 6. Madenden silahlar ve atın evcilleştirilip at arabasının yapılmasıyla İmparatorluklar( Büyük devletler) oluşmuştur. İlk Devletlerde Gücün Meşruiyet Kaynağı
1.Hititler , Urartular ve benzerlerinde kralların güçlerini tanrıdan aldıklarına inanılır ve emirleri tanrı emri gibi görülürdü 2.Eski Yunan uygarlığında devleti soylular ve kral birlikte yönetirken din adına söz sahibi olarak yönetiyorlardı. 3.Sümerlerde ve diğer Mezopotamya uygarlıklarında her konuda tam yetkiye sahip rahip-krallar ülkeyi yönetirdi.Rahipler sınıfının da yönetimde etkisi vardı. Hammurabi ise diğer sümer krallarından farklı olarak kendisini adaletin kralı ilan etmiştir. 4.Mısır da ise krallar önce diğer uygarlıklar gibi tanrının yeryüzündeki temsilcisiylen sonradan kendilerini tanrı-kral olarak görmeğe başlamışlardır. 5.Elamlar ve diğer İran uygarlıklarında kral ülkeyi tanrı adına yönetirdi. Monarşi:siyasi gücün yönetme yetkisinin bir tek kişinin elinde olduğu ve bu yetkinin kan yoluyla aile bireylerine geçtiği yönetim biçimidir. 6.Büyük İskender'in babasının yerine Makedonya Krallığı'nın başa geçmesinden sonra Hindistan'ın Pencap Havzasına kadar ilerlemesi sonucu meydana gelen Büyük İskender İmparatorluğu vaktinde Helenizm kültürü ortaya çıktı. Helenizm, doğu ve batı kültürlerinin sentezinden üretilen yeni bir kültürdür. 7.Roma İmparatorluğu vaktinde sırasıyla Krallık, Cumhuriyet ve İmparatorluk dönemleri yaşanmıştır. Krallık ve Cumhuriyet dönemlerinde aristokratlar yönetimde etkindi.İmparatorluk döneminde ise imparator, yönetimin başı, başyargıç,başkomutan ve başrahip olarak herşeyin başıydı. İlk Çağ medeniyetlerinde meşruiyet kaynağı, din ve soyluluktu. Yönetme yetkisinin belirli soylara ait olduğuna inanılırdı ve yönetenler bir şekilde kendilerini onlara dayandırmaya çalışırlardı. İlk Çağ Uygarlıklarında Siyasî Organizasyon Türleri A-.Mezopotamya Mezopotamyada hayvancılık ve maden eksikliği nedeniyle bunu gidermek için iyi organize olmaları gerekti.Bu durum Sümer Şehir Devletlerini doğurdu.Sümerler bu şekilde şehir devletleri kurdular. Tuncun yapılmasıyla güçlü silahlar elde edildi. Bu durum Babil Devleti adlı merkezi devleti ortaya çıkardı. Demirden silahlar ve savaş arabası olarak at arabasının yapılmasıyla Asurlar istilacı imparatorluk kurdular. B.Yunan Uygarlığı Dağlık dar sahillerle ayrık ülke olduğu için şehir devletleri oluştu. Şehir Devletleri arası mücadeleler için Orduların güçlendirilmesi gerekiyordu. Onlarda bunun için halka siyasi haklar verdiler. Bu , demokratikleşmeye; o da meclisin yetkilerinin artmasına sebep oldu. Bu ise kralların seçimle işbaşına gelmesine yol açtı. Bu uygarlıktaki meclis , soylular meclisidir.Bu yönetim aristokratikti. C.Hititler 1.Feodal krallıkla yönetildiler. 2.Pankuş Meclisi de yönetimde etkindi. 3.Tavanannanın da (Ana Kraliçe) bazı yetkileri vardı. D.Urartular Urartular dağlık bir ülke oldukları için feodal krallıkla yönetildiler. E.İran 1.İmparatorlukla yönetildiler. 2.Satraplık adlı eyaletler vardı. 3.Şahgözü denetim teşkilatı kullanıldı. 4.Posta Teşkilatıyla iletişim ve denetim etkinleştirildi. F.Mısır 1.Çöllerle ve denizlerle çevrili-olduğu için istilalardan uzak kaldılar. 2.Köylerden sonra Nom adlı şehir devletleri kuruldu. Kral Menes, bunları birleştirip Mısır Devletini kurdu. İlk Devletlerde Hakimiyetin Maddî Kaynakları A. Sümerler 1.Tarımdan elde edilen ürünler depo olarak da kullanılan tapınaklara teslim edilirdi. 2.Hayvancılık ve maden azlığından dolayı uzak bölgelere gitme ihtiyacı duydular. Bu gidişler sonucunda mezopotamya medeniyetinin yayılmış oldu. B.Lidyalılar 1.Tarım,madencilik ve ticaret yaptılar. 2.Ticaret sayesinde zenginleşip ekonomik refaha kavuştular. C.Frigler 1.Tarım ve hayvancılık yaptılar. 2.Dokumacılıkta halı ve kilim yaptılar ve ilerlediler. D.Yunan 1.Dağlık bir ülke olduğu için hububat ( buğday ve benzeri) sıkıntısı oluştu. 2.Bunu karşılamak için deniz koloniciliği yaptılar. 3.Bu deniz koloniciliği de onların ticarette gelişmesini sağladı. E.Büyük İskender 1.Büyük İskender, ele geçirdiği yerlerde kendi adına şehirler kurmuştur.Misal;İskenderiye (Mısır). 2.Perslerin oluşturduğu yol ağlarını geliştirerek ticarete ve ulaşıma önem vermiştir. F.Roma İmparatorluğu 1.Kurulduğu coğrafya gereği deniz ticaretine ve kolonizasyon faaliyetlerine yönelmiştir. 2.Ganimet,vergi ve insan gücü sayesinde madden güçlendi. 3.Yol ağları kurup onları güvenli hâle getirdiler. 4.Kolonizasyon ve uzun mesafeli ticaretyaptılar. G.Mısır 1.Mısır da Nil ırmağı sayesinde tarım yapıldı. Yapılan tarımla zenginleşildi. 2.Tarımla ilgili ihtiyaçlardan dolayı astronomi ve geometri gibi pek çok bilimde geliştiler. 3.Silahlanmaları sonucu imparatorluk oldular.
Göç olgusu: Bir bölgeden diğer bir bölgeye gidip yerleşmeye göç denir.
Süreç:
Asya Hun Devleti’nin yıkılması, Hun Türklerinin bir kısmının batıya göç etmesine yol açtı.Bu durum ise bir taraftan Türk Kültürünün Avrupada tanınmasına diğer taraftan Germen Kavimlerinin Ren-Tuna hattına yığılmasına yol açtı. Bu ise Roma İmparatorluğunu önleyici askeri-siyasi mücadeleye sevk etti.
Hun TürkleriGermen Kavimlerini( Ostrogot,Vizigot,v.b.), onlarda başka kavimleri(Roma Topraklarına) göç ettirdiler.
Sonuçlar:
Roma İmparatorluğu 395 yılında Doğu ve Batı olarak ikiye ayrılmıştır.