Cumhuriyet Tarihi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cumhuriyet Tarihi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1933-1938 Türkiye'ye Yapılan Yatırımlar

 1933-1938 yılları arası, Türkiye’nin ekonomik bağımsızlığını hedefleyen I. Beş Yıllık Sanayi Planı'nın (1934-1939) uygulandığı ve ağır sanayinin temellerinin atıldığı en kritik dönemdir. Bu süreçte Sümerbank ve Etibank gibi kurumlar aracılığıyla birçok stratejik tesis kurulmuştur.

Bu dönemde açılan veya temeli atılan başlıca fabrikalar şunlardır:

Dokuma ve Tekstil Sanayii

Bu tesisler, halkın temel giyim ihtiyacını yerli üretimle karşılamak amacıyla kurulmuştur.

 * Bakırköy Bez Fabrikası (1934): Mevcut tesis genişletilerek modernize edildi.

 * Kayseri Sümerbank Bez Fabrikası (1935): Dönemin en büyük ve modern dokuma fabrikasıdır.

 * Ereğli Bez Fabrikası (1937): Anadolu'nun iç kesimlerinde tekstil üretimini canlandırmıştır.

 * Nazilli Basma Fabrikası (1937): Atatürk’ün bizzat açılışını yaptığı, sosyal olanaklarıyla örnek bir komplekstir.

 * Bursa Merinos Fabrikası (1938): Yünlü dokuma ve kamgarn iplik üretimi için kurulmuştur.

Şeker, Gıda ve Kağıt Sanayii

 * Uşak, Alpullu (1926-33) sonrası gelişim: 1933 ve 1934 yıllarında Eskişehir ve Turhal Şeker Fabrikaları açılarak şeker üretimi stratejik seviyeye çıkarılmıştır.

 * İzmit Kağıt Fabrikası (1936): Türkiye'nin ilk yerli kağıt üretim tesisidir (SEKA’nın temeli).

 * Gemlik Suni İpek Fabrikası (1938): Tekstil sanayine ham madde sağlamak amacıyla kurulmuştur.

Maden, Metalürji ve Kimya Sanayii

 * Keçiborlu Kükürt Fabrikası (1935): Tarım ve sanayi için kükürt üretimi başlatıldı.

 * Paşabahçe Şişe ve Cam Fabrikası (1935): Cam sanayiinin ilk büyük adımıdır.

 * Zonguldak Antrasit Fabrikası (1935): Kömürün sanayide daha verimli kullanımı hedeflendi.

 * Karabük Demir Çelik Fabrikası (Temeli 1937): Türkiye'nin "fabrikalar kuran fabrikası" olarak bilinir (Üretim 1939'da başladı).

 * Divriği Demir Ocakları (1938): Ağır sanayinin ham madde ihtiyacı için işletmeye açıldı.

English Summary

Between 1933 and 1938, Turkey implemented its First Five-Year Industrial Plan, leading to the establishment of key industrial plants such as the Kayseri Textile Factory, Nazilli Calico Factory, İzmit Paper Mill, and the foundation of the Karabük Iron and Steel Works. These projects aimed to achieve economic self-sufficiency and modernize the young Republic.

İkinci Dünya Savaşı'nda Türkiye: Siyasi, Ekonomik ve Sosyal Gelişmeler


İkinci Dünya Savaşı'nda Türkiye: Siyasi, Ekonomik ve Sosyal Gelişmeler

İkinci Dünya Savaşı Sürecinde Türkiye: Genel Bir Bakış

İkinci Dünya Savaşı (1939-1945), Türkiye'nin fiilen cephede yer almadığı ancak etkilerini en ağır şekilde hissettiği bir dönem olmuştur. İsmet İnönü yönetimindeki Türkiye, "aktif tarafsızlık" politikasıyla ülkeyi savaşın yıkımından korumaya çalışmıştır.

1. Siyasi Gelişmeler: Aktif Tarafsızlık ve Denge Politikası

Türkiye, savaş boyunca hem Müttefik hem de Mihver devletlerle diplomatik ilişkilerini sürdürmüştür. Bu dönemin öne çıkan siyasi olayları şunlardır:

  • Denge Stratejisi: İngiltere ve Fransa ile ittifak kurulurken, Almanya ile saldırmazlık paktı imzalanarak stratejik bir denge gözetilmiştir.
  • Milli Şef Dönemi: Savaşın olağanüstü koşulları, tek parti rejiminin otoritesini pekiştirmiş ve devlet yönetiminde merkeziyetçilik artmıştır.
  • Çok Partili Hayata Geçişin Ayak Sesleri: Savaşın sonunda Batı bloğuna yakınlaşma isteği, 1945'te çok partili sisteme geçiş sürecini başlatmıştır.

2. Ekonomik Gelişmeler: Kıtlık, Vergiler ve Müdahale

Savaşın en zorlu sınavı ekonomi alanında verilmiştir. Üretimin düşmesi ve seferberlik ilan edilmesi, Türkiye ekonomisini derinden sarsmıştır.

  • Milli Korunma Kanunu (1940): Hükümete ekonomiye müdahale yetkisi verilmiş; fiyat kontrolü ve stokçulukla mücadele edilmeye çalışılmıştır.
  • Varlık Vergisi (1942): Savaş zenginliğini vergilendirmek amacıyla çıkarılan bu kanun, özellikle azınlıklar üzerinde büyük bir mali baskı oluşturmuştur.
  • Ekmek Karnesi Uygulaması: Temel gıda maddelerinde yaşanan kıtlık nedeniyle ekmek gibi ürünler karneye bağlanmıştır.
  • Toprak Mahsulleri Vergisi: Köylüden alınan bu vergi, tarım kesiminde büyük bir huzursuzluğa yol açmıştır.

Dünyanın En Eski Yönetim Biçimlerinden /Rejimlerinden olan Cumhuriyet Fikri Nereden Çıktı? Antik Yunan'da Demokrasinin Doğuşu

 



Dünyanın En Eski Yönetim Biçimlerinden /Rejimlerinden olan Cumhuriyet Fikri Nereden Çıktı? Antik Yunan'da Demokrasinin Doğuşu

Cumhuriyet ve demokrasi, bugün dünyanın dört bir yanında benimsenen yönetim sistemlerinin temel taşlarıdır. Peki, bu fikirler ilk olarak nerede ve nasıl filizlendi? Cumhuriyet rejimlerinin tarihsel kökleri, beklenildiği gibi Roma'ya değil, ondan da eskiye, Antik Yunan'ın devrimci kent devletlerine uzanır. Bu yazıda, "halkın yönetimi" fikrinin Atina'da nasıl doğduğunu, hangi kritik aşamalardan geçerek olgunlaştığını ve nihayetinde günümüz siyasi sistemlerine nasıl onu yeniden kurduğunu keşfedeceğiz.

Giriş: "Cumhuriyet" ve "Demokrasi" Arasındaki Kadim Bağ

Modern anlamda "cumhuriyet" (res publica - kamusal şey) terimi Romalıların eseri olsa da, bu fikrin özünde yatan "halk egemenliği", "yurttaş katılımı" ve "tiranlığa karşı duruş" gibi kavramların ilk sistematik uygulayıcıları Antik Yunanlılardı. Özellikle Atina, doğrudan demokrasi modeliyle, cumhuriyetçi düşüncenin temelini atmıştır.

1. Krallıktan Aristokrasiye: Siyasetin Soyluların Tekeline Geçişi

Montröden Sonra Türkiye'nin Boğazlara Girişi

 Aşağıda o günkü bir gazete manşeti var. 


Bu gazetenin haberi verişinde yanlış bir ifade var.Yanlışı bulanlar yoruma yazabilirler.


Vecihi Hürkuş (1986-1969)

 6 Ocak 1896 yılında İstanbul'da dünyaya gelen Vecihi Hürkuş, üç çocuklu bir ailenin ikinci çocuğudur. Küçük yaşta babasını kaybettikten annesi ve kardeşleri ile beraber yaşamıştır. Aldığı eğitim ile beraber uçak mühendisi olan Vecihi Hürkuş, Türkiye'nin havacılık tarihine adını altın harflerle yazı yazdırmış isimlerden biridir.


Cumhuriyet Dönemi Türk Milliyetçiliği

Türk milliyetçiliği, ulusal veya etnik tanımlarla Türk milletinin ilerlemesini, gelişmesini amaçlayan siyasi bir görüştür. Türkçülük ile aynı olmayıp, içinde Türkçülük dahil olmak üzere çeşitli Türk milliyetçisi ideolojileri barındırır.

Ziya Gökalp'in fikri önderliğini yaptığı Türkçülükİttihat ve Terakkili meşrutiyet ve daha sonra cumhuriyet döneminde ön plana çıkmıştır. Ziya GökalpTürkçülüğün Esasları adlı kitabında millet kavramını dil ve kültürel birlik olarak tanımlar, ırkçılığı reddeder. Ziya Gökalp kültür ve uygarlık ayrımı yaparak Türk halkının kültürel ve dini değerlerini koruyup geliştirmesini ve batı uygarlığına geçmesini savunur. Ayrıca Türkçülüğün uzak ülküsünü Türki halkların birliği olarak ilan etmiş ve bunu Turan olarak açıklamıştır.[1]

CUMHURİYET DÖNEMİ’NDE SANAT

  Dersimiz Tarih Pro İndir

CUMHURİYET DÖNEMİ’NDE SANAT

"Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir"

                                                               M.Kemal Atatürk

Cumhuriyet Döneminde Sanat dörde ayrılmıştır. Bunlar Mimari, Müzik, Resim ve Edebiyattır. 
1.Cumhuriyet Döneminde Müzik 
Yaklaşık 100 yıllık bir geçmişi olan saray orkestra ve bandosu Mızıka-i Hümayun, 1924'te Ankara'ya aktarılıp, Riyaseti Reisicumhur Musiki Heyeti'ne (Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası) dönüştürüldü. 
Bu orkestranın üyelerinden bir bölümüne öğretmenlik görevi verildi ve Eylül 1924'de Musiki Muallim Mektebi (Müzik Öğretmen Okulu) açıldı. Musiki Muallim Mekteplerinin amacı sanatçıdan çok, orta öğretim için öğretmen yetiştirmekti. İkinci adım, bir 'milli musiki ve temsil akademisi' nin kurulmasıydı. 
Devlet, ilkini 1925'te açtığı yarışmalar sonucunda başarılı olanları Paris, Berlin, Budapeşte ve Prag gibi kentlere öğrenim için gönderdi. 
1917'de kurulmuş olan Doğu Musikisi Bölümü'nün adı 1926 sonlarında İstanbul Belediye Konservatuarı olarak değiştirildi. Burada öğrencilere viyolonsel, keman, gibi Batı enstrümanlarının eğitimi verilmeye başlandı. 
İstanbul Belediyesi tarafından 1927 yılında kurulan Şehir Bandosu gibi bir çok kent ve kasabada belediye bandoları oluşturuldu. Bütün bunlara ek olarak, 19 Şubat 1932’den itibaren bütün ülkede kurulan Halkevleri'nde,  Türk folklorunun hemen hemen bütün dallarında derleme, araştırma ve eğitim çalışmaları başarıyla yürütüldü.

Cumhuriyet Dönemi Eğitim Kurumları

  Dersimiz Tarih Pro İndir


Toplumsal Alanda Yapılan İnkılaplar

  Dersimiz Tarih Pro İndir

Sosyal/Toplumsal Alanda Yapılan İnkılaplar

Tekke, Zaviye ve Türbelerin Kapatılması (30 Kasım 1925):
Önemi:
  • Türk halkının  laik düşünceye yönelmesi açısından önemli bir atılımdır.
  • Birlik beraberliğin sağlanması yolunda önemli bir gelişme oldu.
  • Türkiye’nin şeyhler, dervişler  ülkesi olamayacağı yönünde önemli bir adım atıldı.

Türkiye Neden ABD tarafını seçti?


SSCB'nin hedeflerinden biri Türkiye'ydi. Stalin, Kars,Ardahan,Artvin ile Çanakkale ve İstanbul Boğazlarının kontrolünü Postdam'da resmen istediği için; İnönü, Truman Doktrini'ni kabul etmişti. Nato'ya girme sebebi işte budur.
Osmanlı Devleti'nin son yüzyıllarına damgasını vuran Denge Politikasının bu dönemdeki uygulaması bu şekilde olmuştur .

Okuma Parçası 1929-1934 İstanbul Tophane Ford Montaj Fabrikası


Tarihimizi, özellikle modernleşme ve sanayiileşme tarihimizi çok az biliriz.
Örneğin bugün İstanbul Tophane’de, Nusretiye Camii’nin yanıbaşında, halen nargileciler ve kot pantolon satıcılarının bulunduğu bölgede bir Ford otomobil fabrikasının kurulu olduğunu kaç kişi bilir?
1929 yılında Ford Motor Company ile imzalanan anlaşmayla bu bölge “memleket harici bölge:serbest bölge" kabul edilir ve Cumhuriyet’in ilk montaja dayalı otomotiv fabrikası aynı yıl üretime geçer. Şirketin ithalat ve ihracatı vergiden muaftır. İlk yıl yüzde 60, ikinci yıl yüzde 75 Türk uyruklu personel çalıştırma koşulu vardır...
O yıllarda Trieste, İskenderiye gibi kentlerde fabrikası bulunan Ford şirketinin amacı civar ülkelere otomobil ve kamyon sevk etmek daha da önemlisi Rusya’ya Fordson traktörleri ihraç etmekti.
1930 yılı Ocak ayı başında fabrikada 300 yevmiyeli işçi ile 100 kadar maaşlı personel görev almıştı.
Fabrika günde 150 araç üretebilecek kapasitedeydi. İki ayda Türkiye’deki tüm otomobillerin sayısı kadar araç üretebilirdi.
Ne var ki, araya 1929 ekonomik bunalımı, Türkiye’deki mevzuat zorlukları vs. girer.Fabrika daki Türk memurun yolsuzluk için ABD li bir kişiyle anlaşıp vergi kaçırması ve bunun uzun süren davası girer. İlk baştaki umutlar birkaç yılda suya düşer.
Fabrika üretime ayda 45 taşıt ile başlamış, üretimi durdurduğu 1933 yılında günde 6 taşıta düşürmüştü.1934'te üretim sona erer.
Fabrika 1944’e kadar depo vs olarak kullanılır. O yıl tasfiye edilir. Makineleri Romanya ve İskenderiye’deki fabrikalara taşınır.
Montaj sanayinin hikayesi o yıllarda böyle başlar.


İzmir İktisat Kongresi

İzmir İktisat Kongresi (17 Şubat-4 Mart 1923)

MİLLİ SINIRLARDAN MİLLİ EKONOMİYE
İzmir İktisat Kongresi (17 Şubat-4 Mart 1923)
İzmir İktisat Kongresi'nde yeni Türkiye'nin ekonomik sorunları tartışıldı. Bu kritik devrede, ekonomik sorunları düzenlemek için kararlar alan İzmir İktisat Kongresi'nde, savaşlardan yorgun çıkan halka ekonomik yön vermek ve harap olan yurdu kalkındırmak için yapılması gerekenleri tespit etmek amaçlanıyordu. İzmir İktisat Kongresi sonunda; kongreye katılanlar oybirliği ile Misak-ı İktisadı kabul ederek, modern ve müreffeh Türkiye için canla başla çalışmaya and içti.

Alınan başlıca kararlar 
1.   Hammaddesi yurt içinde olan endüstri kollarının kurulması,
2.   Özel girişimcilerin desteklenmesi,
3.   Yatırımcılara kredi sağlayacak bankaların kurulması,
4.   Günlük tüketim mallarına öncelik verilmesi,
5.   Önemli kuruluşların ulusallaştırılması,
6.   Sanayiyi özendirici yasaların çıkarılması, özellikle gümrük tarifelerinin ulusal sanayinin kalkınma gereksinimlerine göre değiştirilmesi.