Türkiye Cumhuriyeti Tarihi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Türkiye Cumhuriyeti Tarihi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Yumuşama Dönemi Türk Dış Politikası

 Yumuşama (Detant) Dönemi, Türk dış politikasının sadece Batı odaklı olmaktan çıkıp çok yönlü bir anlayışa evrildiği, ancak Kıbrıs gibi kronik sorunlarla da yüzleştiği kritik bir süreçtir.


🇹🇷 Yumuşama Dönemi Türk Dış Politikası

1. Türk-Amerikan İlişkileri ve Krizler

Bu dönemde Türkiye’nin Batı ile ilişkileri, özellikle ABD ile yaşanan "güven bunalımları" üzerinden şekillenmiştir.

 * Johnson Mektubu (1964): Türkiye’nin Kıbrıs’a müdahale kararını engellemek için ABD Başkanı Johnson tarafından yazılan kaba üsluplu mektup. Türkiye’de büyük bir hayal kırıklığı yaratmış ve "çok yönlü dış politika" arayışını başlatmıştır.

 * Haşhaş Ekimi Sorunu (1971): ABD, uyuşturucu kaçakçılığını önlemek bahanesiyle Türkiye’den haşhaş ekimini yasaklamasını istemiştir. Bu durum iç politikada egemenlik tartışmalarına yol açmıştır.

 * ABD Silah Ambargosu (1975-1978): 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı sonrası ABD’nin Türkiye’ye uyguladığı ambargodur. Türkiye buna karşılık ülkedeki Amerikan üslerini (İncirlik hariç) kapatmıştır.

2. Kıbrıs Sorunu ve Barış Harekâtı

Dönemin en sıcak gündemi Kıbrıs adasındaki Türklerin güvenliği ve adanın statüsüdür.

 * Enosis: Kıbrıs'ın Yunanistan’a bağlanma idealidir.

 * EOKA: Kıbrıslı Türkleri hedef alan Rum terör örgütüdür.

 * Kıbrıs Barış Harekâtı (20 Temmuz 1974): Rum kesiminde EOKA lideri Nikos Sampson’un darbe yaparak yönetimi ele geçirmesi üzerine Türkiye, "Garanti Antlaşması"na dayanarak harekâtı gerçekleştirmiştir.

 * Sonuç: 1983 yılında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ilan edilmiştir. İlk Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş olmuştur.

3. Türk-Yunan İlişkilerindeki Diğer Sorunlar

Kıbrıs dışında Ege Denizi üzerinde şu dört temel sorun yaşanmıştır:

 * Kıta Sahanlığı Sorunu: Ege deniz tabanındaki doğal kaynakların paylaşımı.

 * Karasuları Sorunu: Yunanistan’ın karasularını 6 milden 12 mile çıkarma isteği (Türkiye bunu "savaş sebebi" - casus belli saymıştır).

 * Hava Sahası (FIR Hattı) Sorunu: Ege üzerindeki uçuş kontrol bölgeleri tartışması.

 * Ege Adalarının Silahlandırılması: Yunanistan’ın Lozan’a aykırı olarak adaları tahkim etmesi.

4. Ermeni Terörü ve ASALA

1970’lerin ortalarından itibaren ortaya çıkan ASALA terör örgütü, sözde soykırım iddialarını dünyaya duyurmak için Türk diplomatlara suikastlar düzenlemiştir. Bu saldırılar, Türk dış politikasında diplomatik güvenliği en öncelikli konu haline getirmiştir.

Dersimiz Tarih

Dersimiz Tarih Uygulaması

Tarih Derslerinden Tarih Alanında Hemen Herşeye Kadar Dijital Tarih Bilgi Merkezi.

Google Play'den İndir

Mareşal Fevzi Çakmak Hayatı - Millî Mücadelenin Büyük Komutanı

Mareşal Fevzi Çakmak'ın Hayatı



Doğumu ve Eğitimi

12 Ocak 1876 tarihinde İstanbul Cihangir’de doğdu. Soğukçeşme Askerî Rüştiyesi, Kuleli Askerî İdadisi ve Harp Akademisi’nde öğrenim gördü. 1898’de kurmay yüzbaşı olarak Osmanlı ordusuna katıldı.

Meşrutiyet ve Cumhuriyet Dönemi’nde Toplum Yapısı

 

Meşrutiyet ve Cumhuriyet Dönemi’nde Toplum Yapısı

   1. Meşrutiyet ve Cumhuriyet Dönemi’nde Toplumsal Yapıdaki Değişim 

       Osmanlı toplumu, Müslüman ve gayrimüslimlerden oluşuyordu. Gayrimüslimler, Tanzimat Dönemi’nde elde ettikleri hakları Meşrutiyet Dönemi’nde de korumuşlardır.  Meşrutiyet Dönemi’nde kabul edilen Kanun-i Esasi ile, Osmanlı Devleti’nde yaşayan bütün unsurlar fark gözetmeksizin Osmanlı olarak ifade edilmiştir. 

          Osmanlı Devleti’nde Tanzimat’la birlikte başlayan kadın erkek eşitliği konusundaki tartışmalar, Meşrutiyet Dönemi’nde de devam etmiştir. Cevdet Paşa’nın kızı Aliye Hanım, kadın konusunu işlediği Nisvanı İslam (İslam kadını) adlı eserinde, döneme ait önemli bilgiler vermiştir. 

Kıbrıs Barış Harekâtı ve Sonrası

 




Aralık 1963'te, Cumhurbaşkanı Makarios, hükûmetin Kıbrıslı Türk yasa koyucular tarafından engellenmesinden sonra on üç anayasa değişikliği önerdi. Bu açmazlarından bıkan ve anayasanın enosisi engellediğine inanan[42] Kıbrıslı Rumlar, 1960 Anayasası altında Kıbrıslı Türklere verilen hakların çok geniş olduğuna inanıyordu ve Akritas planını tasarlamıştı. Plan, anayasada Kıbrıslı Rumlar lehine reform yapmaya, uluslararası toplumu değişikliklerin doğruluğu konusunda ikna etmeye ve planı kabul etmemeleri durumunda birkaç gün içinde Kıbrıslı Türkleri şiddetle bastırmaya yönelikti.[43] Anayasa değişiklikleri ile Türk toplumu, hükûmetteki etnik kotaları ayarlamak ve cumhurbaşkanı ile cumhurbaşkanı yardımcısının veto yetkisini iptal etmek de dahil olmak üzere azınlık olarak konumlarından vazgeçmiş olacaktı.[41] Bu değişiklikler Türk tarafınca reddedildi ve Türk temsilcisi hükûmeti terk etti; ancak bu terk edişin protesto mu, yoksa ulusal muhafızların zoruyla mı olduğu konusunda anlaşmazlık bulunmaktadır. 1960 yılında anayasa dağıldı ve 21 Aralık 1963'te Kıbrıs Rum polisinin de rol oynadığı ve iki Kıbrıslı Türkün öldürüldüğü Kanlı Noel gibi toplumsal şiddet olayları gerçekleşti.[43] Türkiye, İngiltere ve Yunanistan, Kıbrıs'ın bağımsızlığına yol açan Zürih ve Londra Anlaşmalarının garantörleri, General Peter Young komutasındaki adaya bir NATO gücü göndermek istedi.

Türkiye Neden ABD tarafını seçti?


SSCB'nin hedeflerinden biri Türkiye'ydi. Stalin, Kars,Ardahan,Artvin ile Çanakkale ve İstanbul Boğazlarının kontrolünü Postdam'da resmen istediği için; İnönü, Truman Doktrini'ni kabul etmişti. Nato'ya girme sebebi işte budur.
Osmanlı Devleti'nin son yüzyıllarına damgasını vuran Denge Politikasının bu dönemdeki uygulaması bu şekilde olmuştur .

II.Dünya Savaşı'dan Sonra Türkiye'de Çok Partili Hayata Geçiş

Türkiye'de çok partili dönem, 1945 yılında Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) dışında ikinci bir partinin -Nuri Demirağ liderliğindeki Millî Kalkınma Partisi (MKP)- kurularak 1946 genel seçimlerine çok partili sistemle gidilmesi ile başlamıştır. Cumhuriyet'te çok partili hayat bundan önce Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası (TCF; 1924-25) ve Serbest Cumhuriyet Fırkası (SCF; 1930) ile başlamış lakin bu partiler kapatıldıkları ya da kendi kendilerini kapattıkları için ömürleri çok kısa olmuştur.

Okuma Parçası Milli Mücadelede İlk Kurşun


19 Aralık 1918
Hatay İlinin Dörtyol İlçesinde, Fransız güçlerine karşı ilk kurşun, Karakese Beldesinde Ömer Hocanın oğlu Mehmet (Kara Mehmet) tarafından sıkıldı.