Kayıtlar

Ekonomi Tarihi etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

İkinci Dünya Savaşı'nda Türkiye: Siyasi, Ekonomik ve Sosyal Gelişmeler

İkinci Dünya Savaşı'nda Türkiye: Siyasi, Ekonomik ve Sosyal Gelişmeler İkinci Dünya Savaşı Sürecinde Türkiye: Genel Bir Bakış İkinci Dünya Savaşı (1939-1945), Türkiye'nin fiilen cephede yer almadığı ancak etkilerini en ağır şekilde hissettiği bir dönem olmuştur. İsmet İnönü yönetimindeki Türkiye, "aktif tarafsızlık" politikasıyla ülkeyi savaşın yıkımından korumaya çalışmıştır. 1. Siyasi Gelişmeler: Aktif Tarafsızlık ve Denge Politikası Türkiye, savaş boyunca hem Müttefik hem de Mihver devletlerle diplomatik ilişkilerini sürdürmüştür. Bu dönemin öne çıkan siyasi olayları şunlardır: Denge Stratejisi: İngiltere ve Fransa ile ittifak kurulurken, Almanya ile saldırmazlık paktı imzalanarak stratejik bir denge gözetilmiştir. Milli Şef Dönemi: Savaşın olağanüstü koşulları, tek parti rejiminin otoritesini pekiştirmiş ve devlet yönetimin...

1987 Kara Pazartesi

19 Ekim 1987’de piyasalarda olağanüstü bir satış dalgası yaşanmış;  DJIA (Dow Jones Sanayil Ortalaması)  endeksi yüzde 22,6 düşüş kaydetmişti. O gün Hong Kong Borsası yaklaşık yüzde 46, Sydney Borsası yüzde 42, Londra Borsası yüzde 27 düştü. Bu, 1928 Büyük Buhranı’ndan beri görülen en büyük krizdi. 

XVII. Yüzyıl Sonrası Osmanlı Devlet Ekonomisi

  XVII. Yüzyıl Sonrası Osmanlı Devlet Ekonomisi - XV. yüzyıla kadar ticaret yolları büyük ölçüde Osmanlı Devleti’nin kontrolü altındaydı. , - Coğrafî keşifler sonucu Osmanlı’nın Akdeniz ve Karadeniz’deki ticaret limanları önem kaybederken Atlas Okyanusu’na kıyısı olan Avrupa limanları önem kazanmaya başlamıştır. - Amerika’nın altın ve gümüşünün Avrupa’ya girmesiyle birlikte Osmanlı akçesi değer kaybetmiş, bu durum Osmanlı ekonomisini olumsuz etkilemiştir.

Osmanlı Devleti’nin Klasik Dönem Ekonomik Yapısı

Resim
  Osmanlı Devleti’nin Klasik Dönem Ekonomik Yapısı 1.Ahilik       Fiskalizm, iaşecilik ve gelenekçilik  ilkeleri etrafında şekillenen Osmanlı ekonomisinde Ahiler önemli bir rol oynamışlardır.   Osmanlı Devleti’nde Ahi örgütlenmesine lonca teşkilatı denilmiştir. Esnaflar birbirleriyle yardımlaşmayı ve dayanışmayı sağlamak amacıyla esnaf birlikleri kurmuşlar ve kurdukları bu esnaf birlikleriyle teşkilatlanmışlardır.       Lonca Teşkilatı’nın geçmişte yaptığı görevlerin bir benzerini, günümüzde Esnaf Odası, Pazarcılar Odası ve Şoförler Odası gibi kurumlar üstlenmiştir.       Osmanlı şehirlerindeki ekonomik faaliyetler her ülkede olduğu gibi belirli şartlara bağlandığı için her isteyen zanaata ve ticarete atılamazdı. Şehirlerde plansız iş yeri açmayı önlemek ve bölgeler arasında ekonomik dengeyi sağlamak için çeşitli tedbirler alınmıştır.  Bu tedbirlerden biri de gedik hakkıdır. Gedik hakkı, ihtiyaç duyulduğunda...

İlk Türk Devletlerinde Ekonomi

    Bozkır hayatında göçebe toplum olarak varlığını sürdüren İlk Türklerde ekonominin temelini hayvancılık oluşturur. En çok koyun ve at yetiştirilirdi. Zenginler at eti, diğer insanlar ise koyun eti yerlerdi. Kısrak sütünden kımız, darıdan yapılan Begni ve Boza önemli içecekler olarak göze çarpar.       Uygurlara kadar az da olsa tarım yapılırdı. Hunlar döneminde açılan Tötö kanalı ile sulama yapılır, Eski Türklerde çiftçilere tarıgçı denirdi. Buğday, arpa, Mısır önemli tarım ürünleri idi. Yerleşik hayata geçen Uygurlarla birlikte tarımın önemi artmıştı. Günümüzde Türk lehçelerinde ortak olarak kullanılan Hububat, sebze ve meyve isimleri Uygurlar tarafından ortaya çıkarılmıştır.      Giyim eşyaları ise genelde deri ve hayvan yünlerinden(yapağı önemli) yapılırdı.     Vergi toplama önemli bir iş olup Köktürklerde Tudun, Uygurlarda Ağıcı adı verilen vergi memurları vardı. İlk Türk devletlerinde 3 çeşit vergi toplanırdı.     A-Mes...

İzmir İktisat Kongresi

İzmir İktisat Kongresi (17 Şubat-4 Mart 1923) MİLLİ SINIRLARDAN MİLLİ EKONOMİYE İzmir İktisat Kongresi  (17 Şubat-4 Mart 1923) İzmir İktisat Kongresi 'nde yeni Türkiye'nin ekonomik sorunları tartışıldı. Bu kritik devrede, ekonomik sorunları düzenlemek için kararlar alan  İzmir İktisat Kongresi 'nde, savaşlardan yorgun çıkan halka ekonomik yön vermek ve harap olan yurdu kalkındırmak için yapılması gerekenleri tespit etmek amaçlanıyordu.  İzmir İktisat Kongresi  sonunda; kongreye katılanlar oybirliği ile Misak-ı İktisadı kabul ederek, modern ve müreffeh Türkiye için canla başla çalışmaya and içti. Alınan başlıca kararlar   1.   Hammaddesi yurt içinde olan endüstri kollarının kurulması, 2.   Özel girişimcilerin desteklenmesi, 3.   Yatırımcılara kredi sağlayacak bankaların kurulması, 4.   Günlük tüketim mallarına öncelik verilmesi, 5.   Önemli kuruluşların ulusallaştırılması, 6.   Sa...