Kayıtlar

İlk İslam Tarihi etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Hamraül Esed Gazvesi

Uhud Gazvesi’nin ertesi günü Kureyş ordusunu takip için gerçekleştirilen Hamrâülesed Gazvesi’nin sebebi hakkında farklı iki rivayet bulunur. İbn Hişâm Hamrâülesed Gazvesi’nin düşmanı korkutmak, Müslümanların Uhud’da verdiği kayıplardan dolayı zayıf düşmediğini göstermek amacıyla düzenlendiğini, Vâkıdî ise Resûl-i Ekrem’in bu gazveyi, Mekke’ye doğru yola çıkan Kureyş ordusunun geri dönüp Medine’ye baskın düzenleyeceğine dair haberlerin kendisine ulaşması üzerine tertip ettiğini söyledi. Müslümanlar Uhud Gazvesi’nden sonra şehitlerini defnedip aynı gün Medine’ye dönmüşler; Sa‘d b. Ubâde, Hubâb b. Münzir ve Katâde b. Nu‘mân başta olmak üzere ensarın ileri gelenleri, düşmanın Medine’ye âni bir baskın düzenlemesi ihtimaline karşı yaralı olan Hz. Peygamber’in kapısında nöbet tutmaya başlamışlardı. Bilâl-i Habeşî’nin sabah ezanını okuduğu ve Resûlullah’ın namaza çıkmasının beklendiği sırada gelen Abdullah b. Amr b. Avf el-Müzenî, Kureyş ordusunun Medine’ye baskın düzenlemeyi planladığını h...

Peygamberimizin Tezkiye Görevi

  Tezkiye kelimesi temizlenme, arındırma anlamlarına gelir. Terim olarak ise inkar, isyan ve gafletten kalbi, ruhu ve nefsi arındırmaya; kendini veya başkasını kusurdan uzak tutup temize çıkarmaya, manevi kirlerden (cehalet, şirk, küfür, günah, çirkin düşünce gibi) temizlemeye denir. Âyet-i kerîmede buyrulur: “(Ey insanlar!) Andolsun ki, kendi içinizden, size bir Peygamber gönderdik. O, size âyetlerimizi okuyor, sizi tezkiye ediyor (kötülüklerden arındırıyor), Kitâb’ı ve hikmeti tâlim edip bilmediklerinizi öğretiyor.” (el-Bakara, 151) Bu âyet-i kerîmede Cenâb-ı Hak,  Rasûlullah -sallâllahu aleyhi ve sellem- Efendimiz ’in üç mühim vazifesine dikkat çekiyor: Allâh’ın âyetlerini okuyup dîni tebliğ etmek. İç âlemleri tezkiye etmek; duyguları temizlemek. Bu rûhî terbiye neticesinde Kitab’ın derinliklerini; kâinat, hâdisat ve vukuatta sergilenen ilâhî sır ve hikmetleri öğretmek Bilindiği üzere, Peygamber Efendimiz’in ümmetini İslâm inancına dâveti; gelen vahyi ok...

Hazreti Osman

Peygamberimizin üçüncü halifesi, hayâ ve edep numunesi Hz. Osman, hayatta iken cennetle müjdelenen bahtiyarlardan biriydi. Hz. Ebû Bekir, ilk defa eski samimi dostlarını ziyaret ederek hak dini onlara anlatmaya başlamıştı. Bu dost­larından biri de Hz. Osman’dı. Hz. Osman yaradılıştan halim selim, iyi ahlaklı ve dürüst bir şahsiyetti. İslam’ı kabule müsait bir mizaca sahipti. Hz. Ebû Bekir’i dikkatle dinledi ve anlattıklarına büyük bir alaka duydu. Sonra da birlikte Re­sû­lul­lah’ın huzuruna gittiler. Peygamberimiz (a.s.m.), Hz. Osman’a: “Allah’ın ihsanı olan cennete rağbet et. Ben sana ve bütün insanlara hidayet rehberi olarak gönderildim. Allah’tan başka hiçbir ilah yoktur.” dedi. Kur’ân-ı Kerim okudu. Hz. Osman İlahî kelamın cazibesine kapıldı. Hemen Kelime-i Şehadet getire­rek Müslüman oldu. Hz. Osman, daha sonraları bu hissiyatını şöyle dile geti­rir: “Re­sû­lul­lah’ın lisanından duyduğum o ilk sözler, o kadar saf ve sade, o kadar tesirli idi ki, âdeta Kelime-i Şehadet ih...

İslam Tarihi ve Medeniyeti( Uygarlığı)

Coğrafi konumundan dolayı Güney Arabistan daha önce  medeni hayata  ve  siyasi   teşkilatlanmaya  geçmiş;  Main, Sebe   ve Himyeri  devletleri kurulmuştu. Kuzey Arapları ise çoğunlukla  “bedevi”  ( göçebe ) idiler. Orta ve kuzey Arabistan’da  Nebati, Tedmür, Kinde, Lahmi  ve  Gassani  devletleri kurulmuştu.  Gassaniler  Bizans’ın,  Lahmîler  ise Sasanilerin ileri karakolu niteliğindeydiler. Arabistan’ın dini çok tanrılı bir  putperestlikti . Fakat,  Hristiyanlık,   Yahudilik  ve  Zerdüştlük  de yayılmıştı. Ayrıca, kendilerine  Hanif  denen ve ”  İbrahim dinine inananlar ” olarak bilinen bazı kimseler de vardı. Şehirlerin servet kaynağı  ticaretti . Yemen’den başlayıp Akdeniz limanlarına ulaşan  Baharat Yolu,  yol üzerindeki şehirleri zenginleştirmişti. Her yıl Mekke yakınlarında  Ukaz Panayırı  düzenlenirdi İslam önces...