Kayıtlar

Kırım Tarihi etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Fetihlerden Savunmaya 2

Resim
Doğuda Mücadele ve Safevilerin Sonu a.İran Mukasamenamesi 1700'lü yılların başına İran'da meydana gelen Afgan ayaklanmaları, Rusya ve Osmanlı Devleti'nin gözlerini Batı İran'a dikmelerine neden olmuştur. Rusya, Derbent ve Bakü'yü işgal ederken Osmanlı Devleti de bölge halkının da isteğiyle Tiflis,Revan,Nahcivan,Tebriz ve Güney Azerbaycan'ı ele geçirmiştir. İki devletin Kafkaslar ve civarındaki bu ilerleyişi savaş ihtimalini ortaya çıkarınca Fransa'nın arabulucuğuyla İstanbul Antlaşması(İran Mukasamenamesi) imzalanarak paylaşmanın nasıl yapılacağı karara bağlanmıştır. b.Ahmet Paşa  Antlaşması Safevileri yöneten Şah Tahmasb buna razı olmayıp,Avşar Beyi Nadir Han'ın yardımıyla Afganlıları ülkeden çıkardıktan sonra Revan'da karşı saldırıya geçmiştir. Burda Osmanlılara yenilmiştir.Bunun sonucunda Ahmet Paşa (1732) Antlaşması imzalanmıştır.  c.Safevilerin Sonu Nadir Han ,bu anlaşmayı tanımamış ve yaptığı mücadele sonucu Şah Tahmasb'ı tahttan indire...

Kırım Savaşı (1853) ve Paris Antlaşması

Savaşın Nedenleri: Rusya’nın Akdeniz’e inme emelleri. Rusya’nın, Eflak ve Boğdan’ı işgal edip, Sinop’ta Osmanlı donanmasını yakması. 1853 yılında İngiltere ve Fransa, Osmanlı Devleti ile ittifak yaparak Rusya’ya savaş ilan etmesi Paris Antlaşması (1856) Osmanlı Devleti bir Avrupa devleti sayılacak, Avrupa Devletler Hukukundan yararlanacaktır. Osmanlı Devleti’nin toprak bütünlüğü Avrupa devletleri tarafından korunacaktır. Karadeniz, tarafsız hale getirilecek, savaş gemisi bulunmayacak, yalnızca ticaret gemileri geçecektir. Rusya ve Osmanlı Devleti, Karadeniz’de savaş gemisi bulundurmayacaktır. Eflak ve Boğdan’a özerklik verilecek, Avrupa devletleri’nin garantisinde olacaktır. Tuna ırmağında ticaret gemileri serbestçe dolaşacak ve Avrupa Devletleri tarafından denetlenecektir. Boğazlar, 1841 Londra Senedi’ne göre düzenlenecektir. Antlaşmanın Önemi: Osmanlıların XIX. yüzyılda kazanan devlet olarak imzaladıkları tek antlaşmadır. Osmanlı Devleti’nin kendi toprak bütün...

Okuma Parçası Kazaklar

Resim
 Kazaklar Slav kökenli olup, Türkî bir kavim olan Kazaklarla ilgileri yoktur. Bunlar Osmanlı Himayesindeki Kırım Hanı'na itaat etmeyerek Moldovya'dan Hazar'a uzanan step bölgelerine sığındıkları için bunlara kaçak manasında Kazak denirdi (farklı dillere göre Kozak, Kosak, Cossack, Kossak). Bunlar yağmalardan elde ettikleri ganimetlerle geçinirlerdi. Bir Kazak savaşçı Kazaklar, 17. yüzyılda Karadeniz kıyılarının ve İstanbul'un başına bela oldu. Kazaklar; Akkirman,Kili,Tuna,Kefe,Trabzon,Sinop gibi gölgeleri yağmaladılar. Hatta 1615,1620 ve 1624 yıllarında İstanbul'un Karadeniz kıyılarını yağmaladılar. Bu yağmalar İstanbul'da bir kaos yarattı. Yağmaların sonucu kıtlığa kadar vardı. Kazaklar Osmanlı düşmanlarının vazgeçilmez müttefiki ve kuklası oldular. Kazaklar'ı Osmanlılar'a saldırmaya teşvik edenler arasında; Ruslar, Almanlar, Lehler ve Papa bulunuyordu. Kazaklar ateşli silah kullanmaları sayesinde Tatarlar'a karşı üstünlük...