Kayıtlar

10.Sınıf Tarih Konu etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

İstanbul'un Fethi Tek Parça

Resim

Osmanlı Devlet Anlayışı

Osmanlı Devleti'nin büyüyüp yüzyıllarca sürmesinin temel sebeplerinden birisi güçlü gelişmiş merkeziyetçi devlet yapısıdır. Osmanlı Devlet anlayışının kökleri: 1.Selçuklu Devlet anlayışı ( İslam devlet anlayışı ve Türk devlet gelenekleri) 2.Hakim olunan yerlerdeki devlet anlayışları            ( Bizans ve diğerleri)

Osmanlı Devleti'nin 15. ve 16. Yüzyıllarda İzlediği Siyaset ve Etkileri

Roma Katolik kilisesi İslam Dünyasının lideri olarak gördüğü Osmanlı Devleti'ni yıkmak için çeşitli  ittifaklar kurdu. Osmanlı Devleti buna karşı şu stratejileri  uyguladı: 1.Roma Katolik Kilisesini yalnızlaştırmak 2. Avrupa Hristiyan Birliğini parçalamak. 3.Fethedilen yerlerde adaletli ve hoşgörülü bir yönetim uygulamak . (Bu, Boşnaklarda ve Arnavutlarda islamın kabulünü sağladı.) 4.Katoliklere karşı Ortodoksları ve Ortodoks Patrikhanesini  himaye etmek. 5.Reform hareketlerine destek vermek. 6.Kuzey Afrika'da İspanyol ve Portekiz yayılmacılığına karşı müslümanları korumak ve himaye altına almak.

Türk Dünyasında Yetişmiş Bazı Bilim İnsanları

Akşemseddin (1390 -1459) Küçük yaşta Hafız oldu.Dinî ilimler yanında iyi bir tıbb eğitimi de aldı. Eğitimini tamamladığında hem tıbb açısından hem de dinî ilimler açısından zamanının en iyi alimlerinden biri oldu. Hacı Bayram-ı Veli'nin müridi ve Fatih Sultan Mehmed'in ise lalasıdır( hocasıdır). Aynı zamanda öğrencileri ve müritleriyle birlikte İstanbul'un fethine katıldı. Tıbb alanında "Maddet'ül Hayat" adlı eseriyle mikroplara, kalıtsal hastalıklara ve ruhsal hastalıklara değindi ve uygulamalarında başarılı sonuçlar elde etti.Kalıtsal hastalıklara Pasteur'den önce değinerek öne geçmiştir.   Eserleri:1) Risalet-ün-Nuriyye: Tasavvufa ve tasavvuf ehline dil uzatanlara cevab mahiyetindedir. Arabça olup, kardeşi Hacı Ali tarafından Türkçe'ye çevrilmiştir. 2) Def'ü Metain, 3) Risale-i Zikrullah, 4) Risale-i Şerh-i Ahval-i Hacı Bayram-ı Veli, 5) Malumat-ı Evliya, 6) Maddet-ül-Hayat, 7)Nasihatname-i Akşemseddin. Uluğ Bey(1394-1449) Ulu...

Osmanlı Eğitim Kurumları

Osmanlı Devleti, her devlet  gibi kendi varlığını sürdürmesi için gereken insan gücünü yetiştirmek için eğitim sistemine  büyük önem verdi. Bu konuda kendisinden önceki Türk İslam eğitim sistemini örnek aldı. Osmanlı eğitim sisteminde temel kurum, medreselerdi. Medreselerde dinî bilimler yanında matematik ve coğrafya  gibi bilimlerin de eğitimi verilmekteydi. Burda  yetişenler ilmiye sınıfı içinde yer almaya başlayarak yükselirlerdi. A.Medreseler İlk Osmanlı medresesini Orhan Gazi kurmuştur. Müderrisliğine Davud-ı Kayserî  atanmıştır.Giderleri için ise vakıf kurulmuştur.  Kuruluş sırasıyla medreseler: 1.Orhan Gazi Medresesi 2.Lala Şahin Medresesi 3.Hüdavendigâr Medresesi (I.Murad) Bunları diğer medreseler takip etmiştir. Medrese mezunları eğitimlerine göre müderris(öğretmen), doktor(hekim) ve benzeri meslekleri yapmaya başlarlardı. B.Tekke ve Zaviyeler Tarikatların mensuplarına (bağlılarına) dinî ve ilmî eğitim verdikleri ve ibadet yaptıkları ...

Kapıkulu Ocakları

Resim
Adından anlaşılacağı üzere bunlar kapının kullarıdır. Devletten maaş alırlar, sürekli ordudur ve merkezde padişaha bağlı olarak bulunurlar. Selçuklularda görülen “hassa ordusunun” Osmanlıdaki karşılığıdır. Kendi arasında Kapıkulu Piyadeleri ve Kapıkulu Süvarileri olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Kapıkulu Piyadeleri Acemioğlanlar Ocağı:  Bu ocağın temelleri I. Murat Dönemi’nde Çandarlı Kara Halil ile Karamanlı Kara Rüstem’in tavsiyeleri ile atılmıştır. Bu ocağın asker ihtiyacı önceleri savaş esirlerinden (pençik oğlanı) karşılanırken daha sonra devşirme usulü ile karşılanmaya başlamıştır. Devşirme    Sistemi Osmanlı Devletinde I.Murattan itibaren uygulanmaya başlanan fethedilen yerlerdeki  hristiyan ailelerden  belirli şartları taşıyan  erkek çocukların öncelikle gönüllü ailelerden alınıp asker veya devlet adamı olarak yetiştirilerek devlet hizmetine verilmesi sistemine devşirme sistemi denir. Devşirme Sisteminin Özellikleri: ...

Tımarlı Sipahiler

Resim
Tımarlı Sipahiler Eba Video Not: Kıymetli zeki ve çalışkan öğrencilerim şekilleri dersten önce deftere çizmiş olarak derse gelmeniz gerekiyor. GİRİŞ Osmanlı  Devleti'nde yöneten lere verilen isim beraya.  Vergi vermezler. Osmanlı Devleti'nde yönetilen lere verilen isim reaya.  Vergi verir ler. Dikey geçiş mümkün olduğu için sınıf lı bir toplum yapısı yok tur. Osmanlı Toplum Yapısı BEYLİKTEN DEVLETE GEÇİŞ DÖNEMİ  OSMANLI ORDUSU TIMAR SİSTEMİ Fethedilen arazileri ikta sistemine dirlik sistemi adını vererek devlet arazisi olarak tapu tahrir defterlerine kaydettirdi. Arazilere mirî adını verip dirlik adlı bölümlere ayırıp savaşlarda devlete yararlılığı görülen kişilere ve diğer devlet görevlilerine karşılığında belirli sayıda asker  besleyip yetiştirmek üzere verdi. Bu sisteme tımar sistemi adı verilmiştir. Tımar Sisteminin özellikleri: 1. Has,zeamet ve tımar olmak üzere üç kısmı vardır. 2.Görevini yerine getirmeyen lerin tımarlar...

Türkiye Selçuklu Devleti'nin Kuruluşu

Soru 1:Türklerin Anadolua yerleşmesini kolaylaştıran etkenler nelerdir? Soru 2 :Türkiye ismi nasıl doğmuştur? Soru 3 :Günümüzde Ortadoğudaki Türk varlığı nasıl oluşmuştur? Soru 4:Anadolu'daki Türk varlığı günümüze kadar hangi devletler üzerinden devam etmiştir? Oğuz Göçleri ve Anadolu Tuğrul ve Çağrı beyler komutasındaki Selçuklu Oğuz Türkleri Anadolu'ya keşif amaçlı girmeye başladıklarında karşılarında şöyle bir manzara buldular. A. Bizansın mezhep, vergi ve angarya baskısından bunalmış bir halk ( Ermeni,Süryani,Arap ve diğer) B. Askeri sistemi çökmüş ve etkisiz bir Bizans devleti. C. Geniş,verimli , boş fakat savaşlarla tahrip edilmiş topraklar. İşte bu durum Selçukluların Anadoluyu fethetmesini ve Türk yurdu haline getirmesini kolaylaştırmıştır. Malazgirt Zaferiyle Bizans ordusu büyük oranda imha edildiğinden Selçukluların karşısına çıkabilecek herhangi bir güç kalmamıştır. Bunun fiilî sonucu olarak Marmara Denizine kadar olan topraklar Selçukluların eline geçmiştir. Se...

II.MEŞRUTİYET VE SİYASÎ GELİŞMELER

II.Meşrutiyet ( 23 Temmuz 1908) II. Meşrutiyet’in Nedenleri İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin gizli çalışmaları. 1908 Reval Görüşmesi sırasında İngiltere, Fransa ve Rusya’nın, Osmanlı Devleti’nin durumu, Boğazlar ve balkanların geleceğiyle ilgili kararlar alarak Makedonya’nın özerkliğine karar vermeleri. İttihatçıların ayaklanmaları üzerine II. Abdülhamit’in bu isyanların yayılmasını önlemek için II. Meşrutiyet’i ilan etmesi (23 Temmuz 1908). İttihat ve Terakki’nin Amacı Anayasanın yürürlüğe konulmasını ve Osmanlı Mebuslar Meclisinin açılmasını sağlamaktı. Böylece mecliste azınlıklarında temsilcisi bulunacak ve azınlıklar kendi haklarını kendileri koruyabilecekti. Bunun sonucunda Avrupalı devletlerin iç işlerimize karışması önlenmiş olacaktı. II. Meşrutiyet’in Sonuçları İttihatçıların Meşrutiyetin ilanıyla uğraştığı sırada; 1. Bulgaristan bağımsızlığını ilan edip, Doğu Rumeli’yi,      – Avusturya Bosna – Hersek’i,      – Yunanistan Gir...

Kırım Savaşı (1853) ve Paris Antlaşması

Savaşın Nedenleri: Rusya’nın Akdeniz’e inme emelleri. Rusya’nın, Eflak ve Boğdan’ı işgal edip, Sinop’ta Osmanlı donanmasını yakması. 1853 yılında İngiltere ve Fransa, Osmanlı Devleti ile ittifak yaparak Rusya’ya savaş ilan etmesi Paris Antlaşması (1856) Osmanlı Devleti bir Avrupa devleti sayılacak, Avrupa Devletler Hukukundan yararlanacaktır. Osmanlı Devleti’nin toprak bütünlüğü Avrupa devletleri tarafından korunacaktır. Karadeniz, tarafsız hale getirilecek, savaş gemisi bulunmayacak, yalnızca ticaret gemileri geçecektir. Rusya ve Osmanlı Devleti, Karadeniz’de savaş gemisi bulundurmayacaktır. Eflak ve Boğdan’a özerklik verilecek, Avrupa devletleri’nin garantisinde olacaktır. Tuna ırmağında ticaret gemileri serbestçe dolaşacak ve Avrupa Devletleri tarafından denetlenecektir. Boğazlar, 1841 Londra Senedi’ne göre düzenlenecektir. Antlaşmanın Önemi: Osmanlıların XIX. yüzyılda kazanan devlet olarak imzaladıkları tek antlaşmadır. Osmanlı Devleti’nin kendi toprak bütün...

Senedi İttifak, Tanzimat ve Islahat Fermanları

A.Sened-i İttifak XIX. Yüzyıl başında Anadolu ve Rumeli’de ayan­lar türemişti. Alemdar Mustafa Paşa, sarsılan devlet düzenini yeni­den kurabilmek amacıyla bütün ayanları İstanbul’da topladı. Ayanların ve devlet adamlarının katılımıyla büyük bir toplantı yapıldı. Yapılan görüşmeler sonun­da hükümet ile ayanlar arasında “Sened-i İttifak” yapıldı (1808)    Sonuçları:      1. Osmanlı Devleti ayanların varlıklarını tanıyarak onları hukuki hale getirmiştir.      2.II.Mahmut âyanların etkisini kırabilmek için zaman kazanmıştır.      3.II.Mahmut, zaman içinde âyanların yerine devlet görevlilerini atayarak otoritelerini ortadan kaldırmış ve devlet otoritesini yeniden tesis etmiştir.  B. Tanzimat Fermanı Diğer isimleri :Gülhane Hattı Hümayunu,Tanzimat-ı Hayriye İlan eden :Abdülmecid  Hazırlayan :Mustafa Reşit Paşa Tarih :1839 Amaç:  1.Batılı devletlerin Osmanlı iç işlerine karışmasına engel olmak    ...

Sanayi İnkılâbının Osmanlı Devleti Üzerindeki Etkileri

1. Sanayileşen Avrupa devletlerinin sömürgecilik yarışına hız vermeleri Osmanlı İmparatorluğu’nu kapitülasyonlar ve Baltalimanı Ticaret Antlaşması nedeniyle negatif etkiledi. 2. Osmanlı Devleti’nin dış ticaret balansı (dengesi) bozuldu. İthalat artarken, ihracat azaldı. 3. Osmanlı ülkesi 19. asrın ortalarından itibaren Avrupa mallarının istilasına uğradı. 4. Düşük fiyatlı Avrupa malları karşısında küçük atölyeler, el tezgahları rekabet edemeyerek kapanmaya başlaması neticesi işsizlik arttı. 5. Lonca teşkilatı zayıflayarak ortadan kalktı. 6. İşsiz kalanların sayısındaki artış ülkeyi toplumsal taraftan; iktisadi alandaki zayıflama ise, devletin siyasi açıdan çöküşünün hızlanmasına sebebiyet verdi.

Mısır Sorunu ve Mehmet Ali Paşa İsyanı

Anahtar Kelimeler:Mısır,Yunan İsyanı,Girit,Adana,Suriye,Kütahya Antlaşması,Hünkar İskelesi Antlaşması,Nizip Antlaşması,Londra Antlaşması Kavalalı Mehmet Ali Paşa; 1804 yılında Mısır valiliğine getirildi. Mısır’da birçok ıslahatlar yaptı. 1821’de Mora’da ortaya çıkan Rum isyanını bastırdı. Mora valiliği isteği reddedilince, Suriye ve Çukurova’ya girerek Kütahya’ya kadar ilerledi. Bunun üzerine II. Mahmut, Rusya’dan yardım istedi. UYARI:  Osmanlı Devleti, ilk defa kendi valisi ile savaştı. Mısır sorunu bir iç sorunken zamanla uluslar arası bir sorun haline geldi. 1833 yılında Rus donanması İstanbul’a geldi. 1833 yılında Kütahya Antlaşması imzalandı. Osmanlı Devleti, 1833’de Rusya ile Hünkâr İskelesi Antlaşması’nı imzaladı. Kütahya Antlaşması (1833) : Mehmet Ali Paşa’ya Girit Valiliğine ek olarak Suriye Valiliği verilecektir. Oğlu İbrahim Paşa’ya Cidde Valiliğine ek olarak Adana Valiliği verilecektir. Mehmet Ali Paşa, Osmanlı Devleti’ne vergi ödeyecektir. Hü...

Şark Meselesi

Osmanlı Devleti, Avrupalılara göre doğudan gelerek Avrupa’nın ortasına kadar hakim olmayı başarmış bir devlettir. Osmanlı Devleti’nin Avrupalılar için oluşturduğu sorunlar, Avrupalılar için doğu ile ilgili olmuştur. Bu nedenle Osmanlı Devleti ile ilgili sorunlar ‘Doğu Sorunu’ ya da ‘Şark Sorunu’ olarak adlandırılmıştır. 1815 yılında Avrupa’nın merkezi krallıkları arasında toplanan Viyana Kongresi’nde resmen ifade edilen Şark Meselesi, XIX. ve XX. yüzyıllarda Avrupalı Devletlerin Osmanlı Devleti’ne karşı uyguladıkları temel politika olmuştur. Avrupalı Devletler bu proje ile sırasıyla şunları gerçekleştirmek istemişlerdir:  Türkleri Balkanlar’dan atmak  İstanbul’u Türkler’den almak Türkleri Anadolu’dan çıkarmak. Avrupalı Devletler, bütün bunları, Osmanlı Devleti’nde yaşayan azınlıkların haklarını korumak amacıyla yaptıklarını söylemişlerse de, gerçekleştirdikleri faaliyetler, aslında kendi hakimiyetlerini daha da geliştirmeyi amaçladıklarını açıkça göstermiştir.