Kayıtlar

Temel Dinî Bilgiler Konu Anlatımı etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Helallerde Genişlik

                                      “Eşyada aslolan mübah olmasıdır.” Yüce Allah’ın emrettiği  şeyler iyi ve güzel, yasakladığı şeyler de kötü ve çirkindir. Dinimizce yapılması serbest bırakılmış hususlara helal , yapılması yasaklanmış olanlara haram , yapılması sevap veya günah olmayanlara ise mübah    denir. Helaller ve haramlar; yeme, içme, giyim, kuşam ve kazanç gibi hayatın tüm alanlarını  kapsar. Ancak dinimizde helal alanı, haram alanından daha geniştir. Örneğin, Allah’ın (c.c.) insanlara   bahşettiği birçok içecek helalken, sadece alkollü içecekler haram kılınmıştır. Yine yaratılan   pek çok yiyecek helalken, domuz eti, leş ve kanı akmadan ölmüş hayvan eti gibi belli başlı birkaç   yasak söz konusudur. Normal şartlarda haram kılınmış fiiller dahi zaruret durumlarında, zaruret miktarı kadar    ve geçici olarak mübah ...

İslam Hukuku

Hukuk : Belli bir ülkede kişilerin birbirleriyle , toplumla ve devletle ilişkilerini düzenleyen , devlet gücüne dayalı, maddi zorlamaya kadar varan yaptırım araçları ile desteklenen kurallar bütünüdür. Fıkıh : İslam’da bireysel ve toplumsal yaşama ilişkin düzenleyici kurallar bütününü ifade etmek için kullanılır.  Dinde derin kavrayış sahibi olma anlamında da kullanılmaktadır.  İslam Fıkhının Oluşum Tarihi: Hz. Peygamber, sahabe, tabiun dönemlerinde hazırlık safhasının tamamlandığı; müctehid imamlar döneminde sistemleşmeye başladığı; mezhep merkezli dönemde ise sistemin olgunlaştığı ifade edilebilir Fıkıh ” Kişinin haklarını ve sorumluluklarını bilmesi ” Ebu Hanife Ebu hanife’nin eserleri el-Fıkhul Ekber  el-Fıkhul Ebsat er- Risale Ebu Hanife yanında diğer  amelî mezhep imamlarının hepsinin de mezheplerinin esaslarını ortaya koyan kitapları mevcuttur. Dinde fıkıh , ahkamda fıkıhtan üstündür .            ...

İslamın Mülkiyet Anlayışı

Mal ve mülk edinme konusunda insanlar arasında farklılıklar vardır. Kur’an-ı Kerim bu konudaki fark şöyle ifade edilir:  “Allah rızık hususunda kiminizi kiminizden üstün kıldı.” (Nahl suresi, 71. ayet)  Bu farklılık insanların kabiliyet, çalışma ve gayretlerindeki farklılıklardan oluşmaktadır İslamiyette özel mülkiyet olmakla birlikte sınırsız değildir. Alışverişlerde  fiyat noktasında devlet gerekirse alt ve üst limitler belirleyerek üreticiyi veya tüketiciyi koruma yoluna gidebilir. İslam dini açısından ticaret ve miras yoluyla mülk edinmemiz helaldir. Hırsızlık, tefecilik, kumar, faiz ve rüşvet gibi yollardan mülk edinmek İslam dininde haramdır. Mülk edinmek haktır fakat bu mülkü savurmak veya israf etmek haramdır. Müslümanların helal yoldan edindikleri mallardan nisap miktarına ulaştıklarında zekât vermeleri  ve yıllık olarak fıtır sadakasını da vermeleri üzerlerine düşen bir vazifedir.

İşçi ve İşveren Hakkı

İslamiyet'te işçi-işveren ilişkisi her şeyden önce insani bir ilişkidir ve sadece maddi değil, manevi  yönden de taraflara ağır sorumluluklar yükler. Zira burda karşılıklı haklar vardır. İşçinin işveren üzerindeki hakları: 1.Ücret İşçinin işveren üzerindeki haklarının başında ücreti gelir. Çalışan kişinin ücretinin ne kadar olacağı önceden belirlenmeli ve zamanı gelince geciktirilmeden ödenmelidir. Peygamberimiz “İşçiye ücretini alın teri kurumadan ödeyiniz.” (İbn Mâce, Rühûn, 4.) buyurarak bu konunun önemini belirtmiştir. 2.İşçisinin beden ve ruh sağlığını  bozmayan bir iş ortamı. 3.İş güvenliğiyle ilgili tedbirlerin alınmasını ve ortamın oluşmasını  sağlamak. İşçinin işverene karşı sorumlulukları: 1.İşi en iyi şekilde yapmaya gayret etmeli ve dürüst davranmalıdır. Peygamberimiz “Allah, kulunun bir iş yapacağı zaman onu sağlam yapmasını ister.” (Taberânî, el-Mu’cemü’l-kebîr, XXIV, 306.)buyurarak Müslümanların  işlerini düzgün ve özenle yapması ...

Kul Hakkı

   Kul hakkı, insanlar arası ilişkilerden doğan karşılıklı hakları ve sorumluluklar anlamına gelir.     Kul hakkı; insanların malı, mülkü gibi maddi varlıkları yanında  kişilikleri, toplumdaki itibar ve saygınlıkları açısından da dikkate alınması gereken bir hak türüdür.Kişinin aynı vakitte topluma ve devlete karşı da sorumlulukları vardır. Vergi vermek, askere gitmek, kamu düzenine uymak ve asayişi ihlal etmemek vatandaşlık görevleri arasında yer alır. Peygamberimiz hadislerinde Allah’ın (c.c.) kendisine karşı işlenen  günahları affedebileceğini ancak karşısına kul hakkıyla gelinmemesi gerektiğini belirtmiştir.    Nitekim, dünyada bir borcun ödenmesi, bir emanetin iade edilmesi gibi yollarla helalleşme sağlanamazsa kişinin, ihlal ettiği haklar sebebiyle ahirette  Rabbimizce sorgulanacağı  bildirilmiştir. Zira insan, boş yere veya çürüyüp toprak olsun diye böyle üstün bir varlık olarak yaratılmadı. Dünyadaki birçok kötülük, k...

Karz-ı Hasen

Karz-ı hasen, bir Müslümanın sırf Allah Rızasını düşünerek   borçlunun durumu iyileşince borcunu ödemesi koşuluyla gönüllü olarak bir başkasına faizsiz  borç vermesi anlamına gelir.  Rabbimiz, dinimiz İslam yoluyla bizlerin dünya ve ahiret mutluluğuna ulaşmamızı istemektedir.  Karz-ı hasen de dinimiz İslamın bu yöndeki uygulamalarından biridir. Meselenin diğer boyutunda ise güzel dinimiz İslamın borç konusundaki temel esasları yer alır. Bu esaslar  şunlardır: 1. Mecbur kalmadıkça borç almamak .  Peygamber Efendimiz, Buhârî, İstikraz, 2.'de geçen bir hadisinde :‘’Ya Rab! Günahtan ve borçtan sana sığınırım.” dua etmesi bu durumu bize işaret etmektedir. 2.Borç alıp vermede yazılı sözleşme yapılması gerekir. Kur'an-ı Kerim'de Bakara suresinin 282. ayetinde: “Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın...” buyurulması bunu emretmektedir. 3.Borçlunun imkânı olduğunda borcunu hemen vermesi gerekir. Peygemb...

İnfak Kültürü

İnfak, Allah’ın (c.c.) hoşnutluğunu kazanmak amacıyla kişinin kendi malından harcama  yapması, ihtiyaç sahiplerine yardım etmesi demektir. Bu yönüyle infak, farz olan zekâtı ve gönüllü  olarak yapılan her çeşit yardımı içermektedir. Başkalarına yardımda bulunularak fakirler ve zenginler arasında gönül bağı kurulmuş olur. Cenab-ı Hak, Kur'an-ı Kerim'de Bakara suresi, 261. ayette  “Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, yedi başak bitiren ve her başakta yüz tane bulunan bir tohum gibidir. Allah dilediğine kat kat verir. Allah lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.” buyurarak infak ettikçe malın eksilmeyeceğini aksine artacağını beyan etmiştir. İnfak yapılırken başa kakmadan, incitmeden yapılması  gerekir. Peygamberimizin sahabileri kısıtlı imkanlarına rağmen infakta birbirleriyle yarışırcasına hareket ettikleri gibi örneğimiz Peygamber Efendimiz de sürekli infakta bulunmuştur. Böylece o güzel günlerde başlayan fedakarlık ruhu İslam’ın hâkim o...

Helal Kazancın Önemi

İnsanın mutlu olabilmesi için yüce dinimiz, hayatımızın tüm boyutlarıyla ilgili düzenlemeler yapmıştır. Helal kazanç ise; dinimizin meşru gördüğü çerçeveler içerisinde elde edilen  gelir ve bu gelirle kazanılan rızık demektir. Eğer yaptığımız iş, davranış, söz, yenilen-içilen şeyler  helal dairesinin dışında ise haram dır. Haram; yasak anlamına gelir. Dinimize göre yapılması kesin  bir delille ve açık bir şekilde yasaklanan fiiller haram kapsamında değerlendirilir. Dinimiz İslamın yaşamış örneği olan Peygamberimiz   “Hiçbir kimse kendi elinin emeğinden daha hayırlı bir lokma yememiştir. Allah’ın Peygamberi olan Davut da kendi elinin emeğini yerdi."                                                                                   Kaynak: Buhâri, Büyu...

İslam Ekonomisinin Ahlakî Temelleri

İktisat kelimesi, orta yolu tutmak, aşırılıklardan uzak ve tutumlu olmak anlamına gelir. Ekonomik faaliyetin sınırsız bir şekilde yapılamayacağını, ahlaki esaslar çerçevesinde yapılması gerektiğini ifade eder. Hiçbir  sınır tanımayan, bireyci, hazcı ve savurgan bir ekonomik tutum sergilemek özgür iradeyle açıklanamayacağı gibi tevhid inancıyla da bağdaşmaz. İslam ekonomisinin ahlaki temelleri: 1.Tüm ekonomik faaliyetlerinde helal kazanç ilkesine göre hareket etmek. 2.Kişinin kazancından infak etmesi. 3. Kul hakkı na  riayet etmesi. 4.İşçinin işini en güzel şekilde yapması. 5.İş verenin ise işçisinin hakları nı gözetmesi. 6. Kanaatkârlık :Helal dairede kazancını yeterli görmek. 7. Cömertlik :kişinin sevgisini, şefkatini, bilgisini, zamanını ve servetini paylaşması. 8. Tasarruf :Bir şeyi idareli ve dikkatli kullanma anlamına gelir. 9. İhsan :İyi ve güzeli tercih ederek, Allah’ın (c.c.) onu her an gördüğü bilinciyle yaşayıp .davranışlarını, eylemlerini ve niyetleri...

Sosyal Hayatı Olumsuz Etkileyen Bazı Etkenler-3

5 .Yaralama ve Öldürme İslam dini,yeryüzünde güven ve huzur ortamı oluşturmak için can, mal, akıl, nesil ve dinin korunmasını en temel hak saymıştır. İşte bu yaralama ve öldürme bunlardan can hakkının ihlalidir. Yaralama, kasten veya kazaen meydana  gelebilir.Tedbirsizlik,trafik kazaları,alkollü araç kullanımıyla ve  işyerinde iş güvenliğinin sağlanmaması nedeniyle oluşan yaralanmalar da bunlardandır.Bu da bir can hakkının ihlalidir Cenab-ı Hak, Mâide suresi, 32. ayette “… Kim bir kimseyi öldürürse bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de bir can kurtarırsa bütün insanların hayatını kurtarmış gibi olur… ” buyurarak öldürmenin ne kadar kötü ve can kurtarmanın ne kadar iyi olduğunu göstermektedir. 6. Zina Zina, evlilik bağı olmaksızın iki kişinin gayrimeşru ilişki kurmalarına denir. Cenab-ı Allah, İsrâ suresi, 32. ayette “ Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o, son derece çirkin bir iştir ve çok kötü bir yoldur.” buyurarak bu çirkin işi kesinlikle yasaklamıştır. ...

Sosyal Hayatı Olumsuz Etkileyen Bazı Etkenler -1

1.Ahlakî  Yozlaşma         Ahlak kelime anlamı olarak huy, mizaç ve karakter demektir. Kavram olarak ise insanın bir amaca yönelik kendi arzusuyla iyi davranışlarda bulunup kötülüklerden uzak durmasıdır.       Ahlaki yozlaşma, kişinin ve toplumun yavaş yavaş iyi ve güzel davranışlardan uzaklaşmasıdır. Bunun sonucunda  dinî ve ahlaki değerlerin bozulduğunun bile farkına  varılmaz hale gelinir.     Peygamberimiz :  “Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim.”  (Muvatta, Hüsnü’l-Hulk, 1)                           diyerek dinimizde güzel ahlakın yerini bize göstermiştir.       Rabbimiz, Ankebût suresi, 45. ayette ".. Muhakkak ki namaz  hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar..."  diyerek ibadetlerin güzel ahlakla olan ilişkisini ortaya koymaktadır.     Günümüzde sosyal medya ve televizyon yolu...

Sosyal Hayatla İlgili Bazı Temel Ölçüler 1

Resim
Toplumu bir arada tutan sahip olduğu değerlerdir. İslam dininde bunlar : ilkelerin başında güven, barış, hakkaniyet, adalet, kardeşlik, yardımlaşma ve dayanışma gibi  değerlerdir. 1. Emniyet ve güven Bir toplumda emniyet ve huzurun sağlanabilmesi için insanların can, mal, namus, akıl ve din gibi temel haklarının korunması konusunda  endişe duymamaları gerekir Kur’an-ı Kerim’de Yüce Allah şöyle buyuruyor: “...Birbirinize bir emanet bırakırsanız, emanet bırakılan kimse emaneti sahibine versin ve (bu hususta) Rabbi olan Allah’tan sakınsın...” Bakara suresi, 283. ayet Sevgili Peygamberimiz de bu konuda “Müslüman, insanların elinden ve dilinden güvende olduğu kimsedir.”     Tirmizî, İman, 12.  demektedir. 2.Sulh Bireyler veya toplumlar arasındaki çekişmelerin, düşmanlıkların ve çatışmaların anlaşmayla sona erdirilmesidir. Kur’an-ı Kerim’de Cenab-ı Allah “Eğer müminlerden iki grup birbiriyle savaşırlarsa hemen aralarını düzeltin…”  Hucurât suresi...

Boşanma, Boşanmanın Bireysel ve Toplumsal Etkileri

Kavram  Talak: İslamda evlilik sözleşmesinin sona ermesine talak(boşanma) adı verilir. "Kusursuz dost arayan dostsuz kalır.” 1.Ailede devamlılık esastır. 2.İslamda boşanmadan önce sulh ( barış) yapılmanın çaresine bakılması esastır. 3. Sorunların giderilmesi için hakeme gidilmesi önemli bir uygulamadır. 4.“Allah’ın helal kıldıklarının en kötüsü boşanmadır.”  (Ebû Dâvûd, Talâk, 3.) 5. Boşanma olursa onun da maruf(iyi) bir şekilde olması gerekir. 6. Boşanmadan en kötü etkilenen çocuklardır.

Eşlerin Karşılıklı Sorumlulukları

Kavram Mahremiyet: Saygıya ve gizlenmeye değer şey, kendileriyle evlenmek haram olan yakın akraba, İslâm'ın kendileriyle evlenilmesini yasakladığı belli akrabaları ifade eden bir fıkıh (İslam Hukuku) terimi. İnsanın  başta kendisini yaratan Allah'a ; sonra çevresine ve insanlara  ve  elbetteki  eşlerin  birbirine karşı sorumlulukları vardır. 1. Eşlerin birbirinin kusurlarını örtmesi, eksiklerini tamamlaması ve aileyi bir kavga ringine değil sadakat ve yardımlaşma ortamına çevirmeleri gerekir. 2.Peygamberimiz eşi Hz.Hatice için diyor ki: “Halk bana inanmazken o inandı. Herkes bana yalancı derken o doğru söylediğimi kabul etti. Kimse bana bir şey vermezken o beni malıyla destekledi ve Allah bana ondan çocuklar ihsan etti"(Ahmed b. Hanbel, Müsned, VI, 118) 3.Eşlerin ailede karşılıklı hakları vardır. 4.Eşlerin biribirinin iyi yönlerini görüp, kötü yönlerini görmezlikten gelmeleri gerekir. 5.Aile içi sırlar dışarıya açıklanmamalı. Mahremiyet korunmalıdır...

İslamda Evlilik ve Nikah

Kavramlar Küfüv ( Denklik):   dinde, dindarlıkta ve durumlarda evlenecek kişilerin denk olması. Nikâh dinî bir müessesedir ve belli şartları vardır. Aynı şart ve esaslar resmî nikâhta, yani belediye memuru tarafından kıyılan nikâhta mevcutsa nikâh, nikâhtır. Halkımız genelde, hem dini hem de resmi nikah yaptırmaktadır. Kadının sonradan bazı durumlarda mağdur olmaması için önce resmi nikah sonradan da dini nikah kıydırması uygundur. Nikah insan için berekettir, dayanışmadır,muhabbettir, kuvvettir, asalettir ve gelecektir. Evliliğin   özel bir yaşı olmayıp, zamanı vardır. Bunun için uygun vakit ve uygun kişi olduğunda geciktirilmeden evlenilmelidir. Hadisi Şerif “Ey Ali! Üç şeyi geciktirme, vakti geldiğinde namazı kılmayı, hazır olduğunda cenazeyi defnetmeyi, dengini bulduğunda evlenmeyi…” (Tirmizi, Salat, 13; Tirmizi, Cenaiz, 73)