Uygarlık Tarihi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Uygarlık Tarihi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Orta Çağda Bilim,Kültür ve Sanat

 

Orta Çağ’da Medeniyet Havzaları ve Kültürel Etkileşim

Medeniyetlerin gelişimi birbirinden kopuk değil, bir ebru teknesindeki renklerin karışması gibi sürekli etkileşim halindedir. Orta Çağ'da Doğu ve Batı medeniyetleri; savaş, göç ve ticaret yolları aracılığıyla birbirlerini besleyerek insanlığın ortak mirasını oluşturmuşlardır.

1. Orta Çağ’ın Başlıca Medeniyet Havzaları

Bölge

Temel Özellikleri ve Katkıları

Batı (Avrupa)

Roma-Germen etkisi ve Kilise gözetiminde şekillendi. Akıl yerine inancı koyan skolastik düşünce egemendi.

Bilâdüşşam (Suriye)

Emeviler döneminde ekonomik refahla birlikte önemli bilim ve kültür merkezlerine dönüştü.

Irak (Bağdat)

Abbasiler döneminde Beytülhikme (Bilgi Evi) açıldı. İslam düşünce dünyasının merkezi oldu.

Endülüs & Sicilya

Avrupa ile İslam medeniyeti arasında köprü kurdular. Avrupa'daki Rönesans hareketlerine zemin hazırladılar.

Hicaz

Mekke ve Medine, dini eğitim ve yaşantının merkezi olarak halkı ve öğrencileri aydınlattı.

Türkistan & Hârezm

Semerkant ve Buhara medreselerinde özellikle astronomi alanında büyük çalışmalar yapıldı.

Hindistan

Matematik (sıfır kavramı vb.), geometri, tıp ve felsefede gelişti; İslam medeniyetini derinden etkiledi.

Çin

Kağıt, matbaa, barut gibi buluşların yanı sıra tarih ve mimari alanında kadim bir gelenek sundu.

Horasan & Fars

Zengin kültür birikimiyle İslam medeniyetinin oluşumunda temel yapı taşı oldular.

 

 

İLK ÇAĞDA BİLİM


1.Bilim,insanlığın ortak mirasının ürünüdür Bu demektir ki sadece bir medeniyete ait değildir.
2. İnsanların günlük ihtiyaçlarının karşılanması sonucu bilim ve teknik gelişmiştir.
3. Astronomi,coğrafya, tıb ve benzeri bilimler gözlem yöntemiyle gelişmişlerdir.
4.Tarım yapılırken mevsimlerin gözlenmesi ihtiyacının doğması astronominin gelişmesini sağlamıştır.
( Nitekim bunun için Mezopotamyada Zigguratlarda gözlem yapılmıştır.)
5.Tarımda  arazi sınırlarının belirlenmesi ve ürünlerin ölçülmesi ihtiyacı matematiğin gelişmesini sağlamıştır.
6.Ölümsüzlük ve uzun yaşama arzusu  tıp biliminin gelişmesini sağlamıştır.
7.Coğrafya, matematik ve tarihle iç içe gelişmiştir.
Strabon, “Coğrafya” adlı kitabı yazmıştır.

 


El Emeğinden Makineleşmeye



Avrupa feodal yapıdan kurtulduktan sonra Sanayii Devrimini gerçekleştirmiştir.
Bunun sonucunda  kaybolan : el emeğine dayalı üretim (Burda köylüler yün ve pamuğu eğirerek ip yapar, iplerde evlerde bulunan basit  tezgahlarda kumaş haline getirilirdi.)
1716'da ipek bükmek için çıkrık bulundu.
1733'de dokuma mekiği bulundu.
1784'de dokuma tezgahı geliştirildi.
El çıkrığının yerini enerjiyle çalışan iplik makineleri aldı.