Kayıtlar

Savaş Tarihi etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Güherçile Savaşı: Güney Amerika'nın Makus Talihini Değiştiren Maden Savaşı

Resim
  Güherçile Savaşı Güherçile Savaşı: Güney Amerika'nın Makus Talihini Değiştiren Maden Savaşı Güherçile Savaşı (1879-1884): Güney Amerika’nın Jeopolitik Kırılma Noktası 19. yüzyılın son çeyreğinde, Güney Amerika’nın tozlu ve kurak Atacama Çölü, dünyanın en kanlı ve en stratejik savaşlarından birine sahne oldu. Literatürde Pasifik Savaşı olarak da bilinen Güherçile Savaşı , sadece üç ülkenin sınırlarını değil, kıtanın ekonomik geleceğini de sonsuza dek değiştirdi. 1. Savaşın Perde Arkası: Güherçile Neden Bu Kadar Değerliydi? Bugün petrol neyse, 1870'li yıllarda sodyum nitrat (güherçile) oydu. Henüz yapay gübre icat edilmemişti ve Avrupa’nın artan nüfusunu beslemek için Atacama’daki bu madene ihtiyaç vardı. Ayrıca güherçile, barut yapımının temel maddesiydi. Dünyanın en kurak çölü olan Atacama, bu "beyaz altın" sayesinde bir anda küresel güçlerin iştahını kabartan bir merkez haline geldi. ...

TÜRKİYE'NİN II.DÜNYA SAVAŞINDAKİ TUTUMU

Resim
  TÜRKİYE'NİN SAVAŞTAKİ TUTUMU    II. Dünya Savaşı daha başlamadan önce Türkiye gerekli hazırlıkları yapmıştı. Savaş başladığında tarafsız kalan Türkiye her an savaşa girecekmiş gibi hazırlık yaparken savaşın dışında kalabilmek için de dikkatli bir politika izledi. Her iki taraf da Türkiye'yi yanlarına çekmek için baskı yapıyorlardı. Almanya'nın Balkanlara dayanması Türkiye'de ciddi tedirginlik doğurdu. Alman tehdidine karşı sınıra yığınak yapan Türk ordusu teyakkuza geçirilirken siyasi çözüm arayışları hızlandı. Ankara'da yapılan Türk-Alman görüşmeleri sonucunda bir saldırmazlık antlaşması imzalandı. Antlaşma ile Almanya Türkiye'ye saldırmama garantisi verdi. Türkiye de tarafsız kalacağı garantisini verdi. Diğer taraftan Müttefikler de sürekli Türkiye'yi yanlarında savaşa sokmak için baskı yapıyorlardı. Türkiye buna karşılık    askeri yetersizliği gündeme getirmiş ve zaman kazanmaya çalışmıştır. Türkiye Balkanlar’da gerçekleştirilecek bir harekata katılabi...

Kale Tarihi

Kale  ya da  kermen , düşmanın gelişinin beklendiği yollar üzerine, stratejik öneme sahip olan şehirlere, geçit ve dar boğazlara savunma amaçlı olarak inşa edilen devasa askeri yapı. Bu tür savunma tesisleri insanlığın eski çağlarından beri kullanılmıştır. ve askerî işlevlerinin yanı sıra idari, siyasi ve ekonomik merkez olarak iş görmüştür.

Geçmişten Günümüze Avrupa'nın Zırhlı Askerleri

Resim

UHUD SAVAŞI

I.         Hicretin 3. Senesi, 7 Şevvâl, Milâdî 625. Kureyş müşrikleri Bedir'de uğradıkları hezimetin acısını bir türlü unutmak istemiyorlardı, daha doğrusu unutamıyorlardı. İleri gelenlerinden bir çoğunu bu savaşta kaybetmişlerdi. Bir avuç Müslümandan yedikleri ağır darbe ile izzet-i nefisleri kırılmıştı. Civar kabileler nezdindeki prestijleri de haliyle sarsılmıştı. Ayrıca, sahilden giden Şâm ticaret yollarının Resûl-i Ekrem tarafından devamlı kontrol altında tutulması da ticarî hayatlarına oldukça ağır darbe vuruyor, onların askeri ve iktisadî mukavemetlerini kırıyordu. Kureyş müşrikleri bu sefer Irak yoluyla Şam'a ticaret kervanlarını göndermeye başlamışlardı, ama burası da Peygamberimiz (s.a.v.) tarafından kısa zamanda haber alınmış, gönderdiği seriyye ile bu yoldan giden ticaret kervanları kıstırılarak, mallarına el konulmuştu.

Okuma Parçası İlk Savaş Uçağını Osmanlı Düşürdü

İlk savaş uçağı Osmanlıya karşı kullanıldı İtalya Osmanlı Devleti’nin ‘’ Trablusgarp’ı iyi yönetmediği ve medeniyetten geri bıraktığı gerekçesi’’ (sömürgecilerin değişmeyen yalanı)1911 Eylülünde Trablusgarp’a saldırması dünya harp tarihinde bir çok ilklerin de yaşanmasına neden oldu. İsmail Çal Dünya Tarihinde ilk savaş uçağı 1911 yılında Trablusgarp Savaşında İtalyanlar tarafından Osmanlı Devletine karşı kullanıldı. Wright kardeşlerden Orville Wright tarafından 1903 yılının sonlarında gerçekleştirilen 12 saniyelik ilk motorlu uçuştan sonra havacılık hızlı bir gelişme içerisine girmişti.1910’lu yıllara gelindiğinde Avrupa ülkelerinin bir çoğu uçağı harp sahasında kullanmak üzere hava gücü oluşturma çabasına girmişlerdi. Osmanlı ülkesinde ise ilk uçak İstanbul semalarında 2 Aralık 1909 tarihinde Fransız pilot Baron de Catters tarafından uçuruldu. Büyük ilgi gören bu uçuşun arkasından zamanın Harbiye Nazırı ve Genelkurmay Başkanı Mahmut Şevket Paşa’nın,  pilot ...