Tarihin Kavşak Noktası: Çorum Alaca'nın (Hüseynabad) Binlerce Yıllık Tarihi
![]() |
| Alaca Tarihi |
Tarihin Kavşak Noktası: Çorum Alaca’nın Binlerce Yıllık Geçmişi
Anadolu toprakları, insanlık tarihinin ilk sayfalarından beri sayısız medeniyete ev sahipliği yapmış devasa bir açık hava müzesidir. Bu müzenin en değerli, ancak keşfedilmeyi bekleyen gizemli köşelerinden biri de Çorum’un Alaca ilçesidir.
Sadece bugünün idari bir sınırından ibaret olmayan Alaca; Hititlerden Osmanlıya, Kalkolitik Çağ’dan Cumhuriyet dönemine uzanan katmanlı tarihiyle adeta bir zaman tünelidir. Bu yazımızda, Alaca’nın tarihsel derinliklerine inecek ve bu toprakların neden dünya tarihi için bu kadar önemli olduğunu inceleyeceğiz.
1. Tarih Öncesi Dönem ve Alacahöyük Mucizesi
Alaca tarihi denildiğinde akla gelen ilk ve en önemli merkez şüphesiz Alacahöyük’tür. İlçe merkezine yaklaşık 15 kilometre mesafede bulunan bu antik kent, Anadolu arkeolojisinin temel taşlarından biridir.
- İlk Yerleşimler (Kalkolitik Çağ): Alacahöyük’te yaşam M.Ö. 5000’li yıllara, yani Kalkolitik Çağ’a kadar uzanır. İnsanoğlunun bakırı işlemeye başladığı bu dönemde Alaca, tarıma elverişli toprakları ve su kaynaklarıyla önemli bir yerleşim yeri haline gelmiştir.
- Hatti Dönemi ve Erken Tunç Çağı: Hititlerden önce bu bölgede yaşayan ve Anadolu’nun yerli halkı olan Hattiler, Alaca’da muazzam bir kültür bıraktı. Yapılan kazılarda bulunan ve M.Ö. 2500-2000 yıllarına tarihlenen "Alacahöyük Kral Mezarları", bu dönemin ihtişamını gözler önüne serer. Bu mezarlardan çıkarılan altın, gümüş ve bronz eserler, ünlü Güneş Kursları ve geyik/boğa heykelleri, dönemin metal işçiliğindeki üstün başarısını kanıtlamaktadır.
2. Hitit İmparatorluğu’nun Kutsal Şehri: Arinna
M.Ö. 2. binyılda Anadolu’da merkezi bir devlet kuran Hititler, Alacahöyük’ü önemli bir sanat, din ve idari merkez haline getirdiler. Birçok tarihçiye göre Alacahöyük, Hitit metinlerinde adı sıkça geçen ve Güneş Tanrıçası’nın şehri olan kutsal Arinna ile özdeşleştirilir.
Sfenksli Kapı ve Kabartmalar
Hitit döneminde şehrin etrafı anıtsal surlarla çevrilmiştir. Bugün Alacahöyük’e girerken ziyaretçileri karşılayan Sfenksli Kapı, Hitit taş işçiliğinin en nadide örneklerindendir. Kapının sağ ve sol bloklarında yer alan kabartmalarda; fırtına tanrısına dua eden kral ve kraliçe, dini törenler, müzisyenler, akrobatlar ve av sahneleri detaylı bir şekilde işlenmiştir. Bu kabartmalar, 3500 yıl önceki sosyal ve dini hayatı günümüze taşıyan canlı birer belgedir.
Hitit Barajı
Alaca sınırları içinde yer alan ve M.Ö. 1240’lı yıllarda Hitit Kralı IV. Tuthaliya tarafından yaptırıldığı düşünülen Gölpınar Hitit Barajı, dünyanın hala işlevini koruyan en eski barajlarından biridir. Hititlerin tarımsal sulama ve kuraklıkla mücadele konusundaki mühendislik dehasını gösteren bu yapı, Alaca’nın stratejik önemini bir kez daha vurgular.
3. Klasik Dönemlerden Osmanlıya Alaca
Hitit İmparatorluğu’nun deniz kavimleri göçüyle yıkılmasının ardından Alaca toprakları sırasıyla şu medeniyetlerin hakimiyetine girdi:
- Frigler ve Kimmerler: M.Ö. 8. yüzyılda Frig kültürünün izleri bölgede görülmeye başlandı.
- Pers ve Helenistik Dönem: Büyük İskender’in Anadolu seferiyle bölge Helenistik dünyanın bir parçası oldu.
- Roma ve Bizans Dönemi: Stratejik yollar üzerinde bulunan Alaca, Roma ve Bizans dönemlerinde de kırsal bir yerleşim ve karakol olarak varlığını sürdürdü.
İslamiyet ve Türk Egemenliği
1071 Malazgirt Zaferi’nin ardından Anadolu’nun kapılarının Türklere açılmasıyla Alaca, Danişmendliler ve sonrasında Anadolu Selçuklu Devleti’nin kontrolüne geçti. Selçuklu döneminde bölge tamamen Türkleşmeye ve İslamlaşmaya başladı. 14. yüzyılın sonlarında ise Osmanlı İmparatorluğu sınırlarına dahil oldu.
Osmanlı döneminde "Hüseyinovası" olarak anılan bölge, tarımsal üretimiyle öne çıkan sakin bir sancak yerleşimi olarak gelişimini sürdürdü.
4. Cumhuriyet Dönemi ve Modern Alaca
Milli Mücedeleye yıllarında vatan savunmasına büyük destek veren Alaca halkı, Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte yeni Türkiye’nin kalkınma hamlelerine ortak oldu.
- İdari Yapı: Osmanlı döneminde Yozgat’a bağlı bir nahiye olan Alaca, 1919 yılında ilçe statüsü kazanmış, 1932 yılında ise yapılan idari düzenlemeyle Çorum iline bağlanmıştır.
- Cumhuriyet Dönemi Kazıları: Alaca’nın dünya tarih arenasındaki asıl yükselişi, Mustafa Kemal Atatürk’ün emri ve kendi kişisel bütçesinden verdiği destekle 1935 yılında başlatılan Alacahöyük kazılarıyla olmuştur. Remzi Oğuz Arık ve Hâmit Zübeyir Koşay başkanlığında yürütülen bu kazılar, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk ulusal kazısı olma unvanını taşır.
Sonuç: Tarihin Mirasçısı Alaca
Bugün Alaca, sadece Çorum’un bir ilçesi değil; insanlığın avcı-toplayıcı düzenden yerleşik hayata, taş devrinden tunç ve demir çağlarına geçişine tanıklık etmiş küresel bir miras alanıdır. Alacahöyük’ün gizemli sfenksleri, Hattilerin eşsiz altın eserleri og Hititlerin binlerce yıllık barajı, Alaca’yı tarih meraklıları için mutlaka rotaya eklenmesi gereken bir durak haline getirmektedir.
Eğer yolunuz İç Anadolu’yu Karadeniz’e bağlayan bu topraklara düşerse, Alaca’da sadece toprağa değil, tarihin ta kendisine basacağınızı unutmayın.

Yorumlar
Yorum Gönder