Milletin ve İslam'ın Belası Haşhaşîler: Moğollar Alamut Kalesini Nasıl Yıktı?
İslam Dünyasının Karabasanı Haşhaşîler ve Alamut Kalesi’nin Kanlı Sonu
Yazar: Sami Aksoy | Kategori: İslam ve Dünya Tarihi
Tarih sahnesi birçok yıkıcı örgüte tanıklık etmiştir; ancak hiçbiri Orta Çağ İslam dünyasında Haşhaşîler (Nizârî-İsmailî Devleti) kadar derin yaralar açmamış, devlete ve millete bu derece büyük zararlar vermemiştir. Hasan Sabbah’ın Elburz Dağları’ndaki Alamut Kalesi’nden yönettiği bu yapının tek amacı, İslam toplumunun birliğini bozmak, meşru yönetimi felç etmek ve kendi saptırılmış ideolojilerini korkuyla hakim kılmaktı.
Haşhaşîlerin İslam’a, Selçuklu’ya ve İnsanlığa Verdiği Büyük Zararlar
Haşhaşî örgütü, doğrudan savaş meydanlarında mertçe çarpışmak yerine, sinsice saraylara ve halkın arasına sızarak suikast yöntemini bir devlet politikası haline getiren tarihteki ilk organize terör şebekesidir. Verdiği zararlar İslam dünyasını yüzyıllarca geriye götürmüştür:
- Devlet Aklının ve Düzeninin Katli: Büyük Selçuklu İmparatorluğu’nun kurucu aklı, İslam dünyasına medreseler ve adalet teşkilatı kazandıran büyük devlet adamı Nizamülmülk, 1092 yılında bir Haşhaşî fedaisi tarafından alçakça şehit edildi. Nizamülmülk’ün katli, Selçuklu’nun fetret devrine girmesine ve iç karışıklıklara sürüklenmesine doğrudan zemin hazırladı.
- Müslüman Ümerasına ve Alimlerine Suikastlar: Haşhaşîler sadece siyasetçileri değil; kendi sapkın görüşlerine karşı çıkan cami hatiplerini, kadıları, din alimlerini ve komutanları camilerde, ibadet esnasında veya sokak ortasında katlettiler. Halkın içine saldıkları korkuyla toplumsal huzuru tamamen yok ettiler.
- Haçlı İstilasına Zemin Hazırlanması: İslam dünyası tam da Haçlı Seferleri belasıyla boğuşurken, Haşhaşîler arkadan vurma stratejisi izledi. Selçuklu ve Eyyubî sultanlarını meşgul ederek, Müslümanların Haçlılara karşı tek bir cephe olmasını engellediler. Sultan Salahaddin Eyyubî’ye dahi defalarca suikast girişiminde bulundular.
- Dini Yozlaştırma ve Nifak: İslam’ın temel esaslarını tahrif ederek bâtınî iddialarla gençlerin beyinlerini yıkadılar; ilim ve irfan yerine itaat ve cinayet mekanizması kurdular.
Alınamaz Denen Alamut Kalesi Moğollar Tarafından Nasıl Yıkıldı?
Yaklaşık 170 yıl boyunca sarp dağların tepesindeki Alamut Kalesi’nde yuvalanan ve Selçuklu ordularının kuşatmalarını atan bu terör yuvası, 1256 yılında Doğu’dan gelen Moğol kasırgasıyla karşılaştı. Moğol Hanı Möngke’nin emriyle kardeşi Hülagü Han, bu kanlı yapıyı kökten kazımak üzere devasa bir orduyla harekete geçti.
1. Stratejik İzolasyon ve Çevre Kalelerin Temizlenmesi
Hülagü Han, doğrudan Alamut’a saldırmak yerine aşamalı bir strateji izledi. Önce dağlık bölgelerdeki ulaşım yollarını genişletti ve Alamut’a ikmal sağlayan tüm çevre kaleleri tek tek kuşatarak imha etti. Haşhaşîlerin lojistik ve insan kaynağı tamamen kesildi.
2. Çinli Mühendisler ve Devasa Kuşatma Makineleri
Moğol ordusunun yanında getirdiği Çinli mühendisler, dağ koşullarına uygun ağır mancınıklar ve neft (ham petrol) atan yangın silahları kurdular. Surlara aralıksız kayalar yağdırıldı, kale içindeki su depoları ve erzak kuleleri ateş oklarıyla hedef alındı. Çin mühendisliğinin bu yıkıcı gücü karşısında kaledekilerin moral ve mukavemeti tamamen çöktü.
3. Liderlerinin Teslim Olması ve Alamut’un Düşüşü
Nizârîlerin son lideri Rükneddin Hürşah, Moğol ordusunun Meymun-Diz Kalesi'ndeki yıkıcı gücünü görünce 19 Kasım 1256’da teslim olmak zorunda kaldı. Hülagü, Hürşah’ı kullanarak diğer tüm kalelere teslim olmaları yönünde talimat verdirtti. Alamut Kalesi muhafızları da kaçınılmaz sonu görerek **Aralık 1256**’da kaleyi teslim etti.
4. Yuvanın Dağıtılması ve Sapık Doktrin Kitaplarının İtlafı
Hülagü Han kaleyi teslim aldıktan sonra tavizsiz bir temizlik yürüttü:
- Surların Kayalarla Birlikte Yok Edilmesi: Kalesi bir daha hiç kimse tarafından barınak veya terör yuvası olarak kullanılmasın diye Çinli lağımcılar duvarların altına tüneller kazarak patlayıcılarla surları ve kayalık temelleri tamamen havaya uçurdu.
- Nifak Yuvası Kütüphanenin İtlafı: Alamut Kalesi’nde yıllarca biriktirilen propaganda metinleri, sapkın bâtınî doktrin kitapları ve terör örgütünün arşivleri tespit edildi. Hülagü’nün veziri tarihçi Cüveynî, kütüphaneye girerek sadece astronomi ve tıp gibi genel bilimsel eserleri içeriden çıkardı; geri kalan tüm örgüt doktrinlerini ve fitne kaynağı kitapları ateşe vererek yok etti. Böylece toplumun zihnini zehirleyen bu yayınların tamamı tarihten silindi.
- Örgütün Kazınması: Bölgedeki Haşhaşî elebaşları ve militanları tamamen etkisiz hale getirildi. 170 yıllık kanlı şebeke bir daha dirilmemek üzere tarihe karştı.
Özet
İslam dünyasının böğrüne saplanmış bir hançer olan Haşhaşîler; Nizamülmülk gibi büyük devlet adamlarını şehit etmiş, Haçlılarla mücadeleyi zayıflatmış ve topluma korku nifakı ekmiştir. Moğol Hükümdarı Hülagü Han’ın askeri mühendisliği ve kararlılığı sayesinde bu terör inleri yıkılmış, fitne saçan yayınları itlaf edilmiş ve İslam coğrafyası büyük bir beladan kurtarılmıştır.


Yorumlar
Yorum Gönder