Kayıtlar

Şubat, 2019 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Osmanlı El Sanatları

1.Ahşap ve Taş  İşlemeciliği Ahşap sanatçılarına “neccar”   denilmiştir.Sedir,ceviz,kestane,elma,armut,abanoz ,şimşir,gül ve kiraz ağaçları kullanılmıştır. Çeşitli tekniklerle ( kireçle terbiye,bezir yağıyla doyurma,cilalama v.b.)   işlenerek şekil verilmiş ve sanat eseri haline getirilmişlerdir. Ahşap malzemenin içinde gümüş,sedef   v.b.malzemenin kullanılmasıyla “kakmacılık” sanatı yapılmıştır. Taş işlemeciliği, Türk mimarisinin temel unsurlarındandı.Dini , eğitim veya diğer mimari eserlerde taş işlemeciliği (mozaik, renkli taşlar v.b.) kullanılmıştır.Ayrıca taşların üzerine oyma ve kabartma yoluyla nakışlar da   yapılırdı. 2.Dokumacılık Pamuk,keten,kadife ve benzeri malzemenin dokunarak kumaş haline getirilmesi işlemidir.Osmanlılar burada   da gelenekten gelen Türkiye Selçuklu ve Beylikler Devri dokumalarının   etkisinde bir gelişim göstermişlerdir. Dokumacılık, saray sanatı olarak devlet kontrolünde yapılırdı. İpek kumaşlar,bir statü...

Osmanlı Mimarî Anlayışı

Resim
  Erken Dönem Osmanlı Mimarisinin temelinde külliyeler,külliyelerin temelinde ise camiiler yer alır.İlk örnekler:İznik(Hacı Özbek Camii,Süleyman Paşa Medresesi),Bursa(Ulu Camii, Yıldırım Bayezid Bedesteni)   Klasik  Döneme  Geçiş . İstanbul’un fethi başlangıçıdır. Mimarîde de üst seviyeye  çıkıldı. Camiiler, merkezi kubbeli camilere yarım kubbelerin  eklenmesiyle büyüdü.Külliyeler de daha büyük yapıldı.”Büyük Külliyeler” devri başladı.Örnekler:Fatih,II.Bayezid ve Süleymaniye  külliyeleri, İstanbul Bayezid Camii.   Mimar Sinan,Yavuz,Kanuni,II.Selim ve III.Murad  dönemlerinde  dört yüzden fazla eser  verdi. Kanuni döneminde mimarbaşı oldu. Çıraklık eseri:Şehzade Camii. Kalfalık eseri:Süleymaniye Camii.Ustalık eseri:Selimiye Camii.  Her eserinde farklı bir plan kullanmış. Devrin sanat erbabından faydalanmıştır. Ayasofya’yı da onararak  günümüze kadar gelmesine katk...

Osmanlı'da Şehir Planlaması

Resim
Osmanlı   Devleti, büyük   bir devlet olarak içinde   çeşitli din,dil ve ekonomik toplumlar   barındırmıştır.Osmanlı   şehir planlaması,   Türkiye Selçuklularının mirası üzerinde   yükselmiştir. Ekonomik örgütlenme : A.Merkezi   iş sahası B. Konut Alanları   ş eklindeydi. Şehir merkezi, kale veya surlar, önemli yollar ve önemli   kültürel alanlar odak alınarak belirlenmekteydi. Şehirdeki   ana unsurlar:cami,bedesten(çarşı) ve imaret(hayırevi). Bedestenin yanında   hem konaklama hem ticari bağlantı noktası olan hanlar vardı.   Külliyeler , şehir merkezini oluşturan bir diğer unsurdu..Medrese,camii,aşevi ve benzerlerinin toplu olarak bulunduğu yapılar   bütünüydü. Mahalleler, yerleşim birimleri olarak genelde çift katlı yapılardı. Birinci kat, hizmet katı( mutfak,depo,çamaşırhane ve tuvalet ), ikinci katıysa oturma alanı olan odalar şeklinde olup   aralarında bir eyvan,ön tarafta ise bir avlu yer ...

Adaletin Gözetilmesi

          "Adalet mülkün temelidir.” Adalet,hukukun öngördüğü  esaslara  göre  hakka  ve hukuka uygunluk,herkese kendine uygun olanı verme  anlamlarına gelir. Toplumda  hak ve sorumlulukların yerine getirilebilmesi,bireyleri koruyan,eşitlikçi bir ölçüt olarak hukukun bulunmasına bağlıdır.Kişisel hevesler veya isteklerle toplumda düzen ve dirlik sağlanamaz. İlk ilkemiz  böylece  kişisel heves ve isteklere  dayanmamak. İkinci  ilkemiz  uygulamada  eşitlik ilkesidir. Aynı  suçu işleyenlerin hepsine aynı cezanın verilmesidir. Hukukta  karar verilirken  birine duyulan sevgi veya  nefret  sonuç üzerinde etkili olmamalıdır. Kur'an-ı Kerim' den  örnek  delil: “Ey iman edenler! Adaleti titizlikle ayakta tutan, kendiniz, ana-babanız ve akrabanız aleyhinde de olsa Allah için şahitlik eden kimseler olun. (Haklarında şahitlik ettikleriniz) zengin olsunlar, faki...

Osmanlı'da Şehircilik Anlayışı

1. Osmanlı Şehir Kurma İlke ve Uygulamaları Şenlendirme Osmanlıların, şehirleri fethettikten sonra bu şehirlerde yaptıkları imar faaliyetlerini XV. yüzyılın çağdaş kaynaklarından örneğin Aşıkpaşazade ya da Neşri tarihinden takip edebilmekteyiz. Padişahları esas alarak Osmanlı tarihini anlatan bu kaynaklar, her bir padişahın tarihini anlatırken onların şehirlere yaptıkları katkıları ve yatırımları da tek tek zikretmişler ve hayır dualarda bulunmuşlardır. Şehirlerin imar sürecini ifade etmek için bu kaynaklarda kullanılan bir terim, Osmanlıların şehir kurma pratiğini adlandırmak için çok uygun gözükmektedir: Şenlendirme. Şehirlerin imarı, abad edilmesi, nüfuslandırılması, huzur ve güvenliğin temini ve iaşesinin temini gibi şehircilik ve şehirleşme faaliyetlerinin tümünü birden ifade etmek için kullanılan “şenlendirme” kelimesini biz de burada kullanmayı tercih ettik. 1.1 Şehirler ve Fetih En başta ifade etmek gerekir ki Osmanlı siyasî yapı ve kültürü, içinde bulunduğu toplumsal â...

Hadislerin Tedvin ve Tasnifi

ÜÇ DEVRE Kitâbet(Yazılması) Herhangi bir sahabinin bizzat Hz. Peygamber’den duyduğu hadisleri kendisi için yazıp bir araya getirmesi olayıdır. Bunlar, hatırlamak maksadıyla tutulmuş özel notlardır. Tedvîn(Toplanması) Dağınık malzemenin bir araya toplanması demektir. Dillerde ve/veya değişik yazı malzemeleri üzerinde dağınık halde bulunan hadis metinlerinin herhangi bir sınıflandırmaya tabi tutulmaksızın bir araya getirilmesidir. Bu demektir ki, tedvin; Henüz yazıya geçmemiş rivayetleri yazıya geçirmek ve eskiden yazılmış veya yeni yazıya geçirilmiş olan hadis metinlerini ayrıma tabi tutmadan bir araya toplamak, gibi iki ayrı işi ifade etmektedir. Tasnîf(Sınıflandırılması) Tasnif ise tedvin edilmiş (müdevven) malzemenin, ya sahabi ravisine ya da ilgili alanlarına göre belli bölüm ve bab/konularda  “toplanması”nı ifade etmektedir. Tasnif, zaman olarak, tedvinden sonraki bir döneme ait, “kitaplaştırma anlamında bir toplama” faaliyetidir. İlme teşvik Kur’an’ın ilme teşviki «De ki: B...

OSMANLI’DA SÖZLÜ VE YAZILI KÜLTÜR

Sözlü kültür Eski Türk destanlarında, şiirlerinde yer alan  temalar  Osmanlıların kuruluş döneminde Rumeli’ye gerçekleştirdiği fetih hareketlerine de yansımıştır. Osmanlı esnaf teşkilatı içinde yetişen saz şairleri  bu  sözlü kültürü devam ettirmişlerdir.Örnek: Köroğlu. XV. yüzyıldan itibaren en çok görülen sözlü edebiyat ürünü halk hikâyeleridir. Örnek:  Ferhat ile Şirin, Arzu ile Kamber . Ayrıca  Yazıcıoğlu Mehmed’in Hz. Muhammed’i anlatan Muhammediyye,  Kur’an-ı Kerim’den sonra en çok okunan kitap olmuştur. Köy seyirlik oyunları, kukla, karagöz, meddah ve orta oyunu, sözlü kültürel geleneğin en zengin unsurlarını taşıyan tiyatro örnekleridir. Edirne ve Topkapı saraylarında başlatılan helva sohbetleri de bir başka sözlü kültür geleneği olarak Osmanlı’daki üst ve orta sınıfı bir araya getirmiştir.  Türkülerin, ilahilerin, marşların söylendiği, oyunların oynandığı bu toplantılar XX. yüzyılın ilk yarısına kadar sürmüştür. Yazılı K...

Helallerde Genişlik

                                      “Eşyada aslolan mübah olmasıdır.” Yüce Allah’ın emrettiği  şeyler iyi ve güzel, yasakladığı şeyler de kötü ve çirkindir. Dinimizce yapılması serbest bırakılmış hususlara helal , yapılması yasaklanmış olanlara haram , yapılması sevap veya günah olmayanlara ise mübah    denir. Helaller ve haramlar; yeme, içme, giyim, kuşam ve kazanç gibi hayatın tüm alanlarını  kapsar. Ancak dinimizde helal alanı, haram alanından daha geniştir. Örneğin, Allah’ın (c.c.) insanlara   bahşettiği birçok içecek helalken, sadece alkollü içecekler haram kılınmıştır. Yine yaratılan   pek çok yiyecek helalken, domuz eti, leş ve kanı akmadan ölmüş hayvan eti gibi belli başlı birkaç   yasak söz konusudur. Normal şartlarda haram kılınmış fiiller dahi zaruret durumlarında, zaruret miktarı kadar    ve geçici olarak mübah ...

İslam Dinî Temel Kavramlar 1

Sahabî (çoğulu:sahabe=ashâb): sözlükte, arkadaş, dost, ahbab demektir. Sahâbî, Hazreti Peygambere mü'min olarak mülâki olan ve müslüman olarak ölen kimsedir. (mülâki olmak; Hz. Peygamberi görmek, onunla konuşmak, sohbet etmek, beraber yürümek demektir ki, çocukları ve gözleri görmeyenleri de içine alır) Bu anlamda ‘nin üzerinde sahabi vardır.  En Son Vefat Eden Sahâbîler; Mahmûd b. Rebî‘ 99/717, Enes b. Mâlik 93/712 ve Ebü’t-Tufeyl Âmir b. Vâsile ‘dir 110 /728.  Sahabe ansiklopedileri:  1-İbn Abdilber, el-İstîâb,  2-İbnü’l-Esîr, Üsdü’l- ġābe  3-İbn Hacer, el-İsâbe, Tâbiîn (çoğulu, Tâbiûn): Sahabe ile mülakî olanlar/karşılaşanlardır. Yani tâbiî, Hz. Peygambere yetişememiş ve O’nu görenleri görmüştür. Tebeu’t-tâbiîn( etbe’u’t-tâbiîn): Tâbiûn ile mülakî olanlar/karşılaşanlardır. Yani bunlar, sahabeye yetişememiş ve onları görenleri görmüştür. Sahabenin tamamının âdil olduğu hususunda ümmetin icmaı( fikir birliği) vardır. Fakat sahabeden sonrakiler adil olabilir de...

Eti Yenmesi Haram Olan Hayvanlar

Allah insana, istifadesine sunduğu hayvanlardan nasıl yararlanması gerektiğini de öğretmiş ve "temiz" olanların etinden yemeyi helâl kılmıştır. Ancak, yüce Allah'ın Kur'an-ı Kerîm'de bildirdiğinin dışında Hz. Peygamber (s.a.s.) de Allah'ın kendisine bildirmesiyle bazı hayvanların etinin yenilemeyeceğini müslümanlara öğretmiştir. Kur'an-ı Kerîm'de; " Size ölü hayvan etini, kanı, domuz etini ve Allah'tan başkası adına kesilen hayvanı haram kılmıştır. Fakat istek göstermeksizin ve ölçüyü aşmaksızın başı darda kalan kimse üzerine günâh yoktur. Şüphesiz Allah çok bağışlayıcı ve rahmet sahibidir" (el-Bakara 2/173); ve "...Bir de henüz canı üzerinde iken yetişip kesmediğiniz boğulmuş, vurulmuş, yuvarlanmış, başka bir hayvan tarafından boynuzlanmış veya canavar tarafından parçalanmış hayvanlar..."  (el-Maide 5/3) ayet-i kerimelerinde geçen yenilmesi haram olan şeyler dört oruçtan ibarettir: 1) Ölü hayvan eti : Boğazlanmadan veya a...

İlmi Hayatın Gelişimi ve Dünyadaki Etkileri

1. Kur’an-ı Kerim’in Cem ve Çoğaltılması Kur’an’ın sözlük anlamı “okuma, ezberden okuma, bir şeyi yüklenme”dir. Kur'an-ı Kerim'in indirildiği  yerdeki toplum olan cahiliye Arap toplumunda edebîyat söz sanatları oldukça ileri seviyedeydi. Bu ortamda indirilen Kur’an-ı Kerim, mesajı mevcut söz sanatlarının tüm inceliklerini içinde barındırır şekilde indirilmiştir. Bu özellik metnin hafızada tutulması yoluyla muhafazasını da kolaylaştırmıştır Hz. Muhammed (s.a.v.) de ilk vahyin inişinden, son vahye kadar Kur’an’ın tüm bölümlerini, 23 yıl boyunca sahabeden seçilen özel görevlilere (42 adet vahiy katibi) kaydettirmişti. Her yıl Ramazan ayında o ana kadar inmiş olan tüm bölümleri Peygamberimiz (s.a.v.) Hz. Cebrail’e ezberinden okuyor, bu esnada sahabiler de ellerindeki kopyaları onun okuyuşuyla karşılaştırıyorlardı. Peygamberimiz (s.a.v.) hayatının son yıllarında aynı zamanda iyi bir hafız olan vahiy kâtibi Zeyd b. Sabit’i (ra.) Kur’an metinlerinin yazım ve tasnifiyle gör...

Okuma Parçası Kur'an-ı Kerim'in Yazılışı ve Kitap Haline Getirilmesi

Peygamber Efendimiz (asm) bir çok hadislerinde, kendinden sonra. özellikle dört halifeye ve genel olarak da sahabelerine uymayı emreder. Eğer Peygamber Efendimiz (asm) her konuda vasiyet etseydi, o zaman yeni olaylar karşısında  "vasiyet olmadığı için yapamayız"  gibi düşüncelerle çözümler üretilemezdi. Bu nedenle Halifelik ve Kur'an'ın toplanması gibi önemli konularda bile vasiyet edilmemiştir. Böyle çok önemli konularda bile ashabın çözüm yollarına uyulması, diğer konularda onların örnek alınacağına ayrıca bir delil olabilmiştir. Diğer taraftan bu ve buna benzer konularda ashabın çözüm yolu bulması, bundan sonra meydana gelecek olaylarda nasıl bir yöntem izlenmesi gerektiği de gösterilmiş olmaktadır. O (asm), insanlığı kurtuluşa çağıran, karanlık dünyada yolları aydınlatan bir ziya ve nur mesabesinde idi. Bu görev için seçilerek ilahi bir terbiyeden geçmiş ve nihayet, kemal döneminde görevlerin en yücesi ile vazifelendirilmişti. Resulullah, görevinde son derece ...

Kur'an ve Sünnette İlim

  İlim, hem cehalet hem de zan kavramlarının zıddı olarak hayata dair yol gösterici birikim elde etme üzerine temellendirilmiştir. Kur’an’a göre Allah (c.c.) görünen ve görünmeyen herşeyin bilgisine sahiptir.      İslamiyet bir ilim dini, onun meydana getirdiği medeniyet de her şeyden önce bir ilim medeniyeti olarak şekillenmiştir. Varlıkların olduğu gibi bilginin de engin bir deniz olarak yegâne sahibinin ve kaynağının Allah (c.c.) olduğu gerçeği, Kur’an’da birçok kez vurgulanmaktadır.          Yunus suresi 5. ayette “O, güneşi bir ışık (kaynağı),ayı da (geceleyin) bir aydınlık kılan, yılların sayısını ve hesabını bilmeniz için ona menziller takdir edendir. Allah bunları (boş yere değil) ancak gerçek ile (hikmeti gereğince) yaratmıştır. O, ayetlerini bilen bir topluma ayrı ayrı açıklamaktadır.” buyurmaktadır       Kesinliğe ulaşmamış bir bilgi,İslam dininde değerli ve geçerli değildir. Nitekim,Yunus suresi 36. ayette :...

Dersimiz Tarih Uygulaması

Dersimiz Tarih Uygulaması
Yükle