Kayıtlar

Nisan, 2019 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Türk -İslam Tarihinde Siyasi Gelişmeler

Resim

Büyük Harflerin Kullanıldığı Yerler

                Hazırlanan her proje ve performans ödevinde burda yazılı büyük harf kullanım yerlerine dikkat edilmelidir. Aksi not kaybı olarak değerlendirilecektir.         A. Cümle büyük harfle başlar:  Ak akçe kara gün içindir. Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir.  (Atatürk) Cümle içinde tırnak veya yay ayraç içine alınan cümleler büyük harfle başlar ve sonlarına uygun noktalama işareti (nokta, soru, ünlem vb.) konur: Atatürk "Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!"   diyor. Anadolu kentlerini, köylerini (Köy sözünü de çekinerek yazıyorum.) gezsek bile görmek için değil, kendimizi göstermek için geziyoruz.  (Nurullah Ataç)         UYARI:  İki çizgi arasındaki açıklama cümleleri büyük harfle baş­lamaz:         Bir zamanlar -bu zamanlar çok da uzak değildir, bundan on, on iki ...

Akdeniz'de Osmanlı Hakimiyetinin Kurulması

Osmanlı  denizciliğinin temeli, sahil beylikleri olan Karesioğulları, Aydınoğulları,Candaroğulları, Saruhanoğulları ve Menteşeoğulları  beyliklerinin alınmasıyla oluşturuldu. Rumeli'ye geçilince donanma daha gerekli bir ihtiyaç oldu.Bu sebeple Yıldırım Bayezid , Gelibolu'da yeni bir tersane inşa  etti. Mehmet Çelebi  döneminde  Venediklilerle ilk deniz savaşı  yapılarak tecrübe kazanıldı. Fatih,İstanbul'un fethi için kurduğu 400 gemilik  donanmayı  İstanbul  fethinin yanısıra  Trabzon Rum İmparatorluğu'nun ,Kırım ve Kefe'nin fethinde de  başarıyla  kullandı. II.Bayezid,Osmanlı  donamasına  yeni tekniklerle üretilen kadırga ve kalyonlarla  destekleyerek güçlendirdi.Bunun neticesinde Kili, Akkerman'ın alınmasıyla Karadeniz'de ;,Modon,Koron ve Navarin'in alınmasıyla Akdeniz'de hakimiyet güçlendi. Yavuz döneminde Mısır alınınca Doğu Akdeniz'de güçlü kalmak için donanma güçlendirildi.Bu sebeple Haliç'teki ...

Ahlak ile Terbiye İlişkisi

Öğretim, insana çevresindeki nesneler  ve olaylar hakkında doğru bilgiler kazandırmayı  hedefler. Öğretim faaliyetlerinin doğru sonuçlar vermesi için, terbiye ile yönlendirilmesi ve sınırlarının belirlenmesi gerekir. Öğretim ile birlikte ahlakını ve karakterini de Rabbinin istediği biçimde şekillendiren insan, hem çevresine faydalı hem de Rabbinin rızasına uygun davranışlar sergileyen bir Müslüman haline gelir Not:   Rab kelimesi sözlükte bir şeyi yetkinlik noktasına varıncaya kadar kademe kademe inşa edip geliştirmek manasına gelir. Yüce Allah’ın güzel isminden biri olarak da “Terbiye eden, gözetip koruyan, nimet veren, ıslah edip geliştiren.” gibi anlamlara gelir. Din, bir anlamda güzel ahlaktır. Güzel ahlak da elbette ki güzel bir terbiyeyle mümkündür.   ****** Eğitimin amaçlarından biri de ahlaklı bireyler yetiştirmektir.Nitekim Kur'an ve Sünnet'in temel amaçlarından biri de insanları eğitmek ve terbiye etmektir. Terbiye ile ahla...

Şehrin Düzeni ve Fiziki Unsurları

Her şehrin bir “medinetüsselam” olması amaçlanır. Canlı-cansız tüm varlıkların hayat hakkı ve var oluş hikmeti göz önünde bulundurulur. İslam şehrinin yönetiminde yöneticinin anlayışlı, dünyalıklara göz dikmeyen, zevk ve  eğlenceye düşkün olmayan, sorumluluk ve takva sahibi kimseler olmasına dikkat edilmiştir. Yöneticilerle halk aynı mahalleyi ve sokağı paylaşır. Müslümanlar ve gayri müslimler din, mezhep ve geleneklerini kendilerine  sunulan güven ve adalet ortamında rahatça sürdürme imkânına sahiptir. Mahallelerin ve camilerin birbirine olan uzaklığı, ezan sesinin ulaştığı mesafeye göre belirlenmiştir.  İslam şehrinde hayatın akışını ibadetlerin yapılma süreçleri düzenler. Günlük işler sabah ve akşam  namazı vakitleri arasında bitirilir.  İslam şehrinin mimari yapılanmasında mütevazılık esastır. Müslümanların şehircilik anlayışının temel unsurları: a.Dini merkez : Mabet İslam şehrinin merkezi, adeta kalbi durumundadır. Camiler, mimari olara...

Şehir ve Özellikleri

Şehrin birbirinden farklı iş, meslek, yapı ve insan çeşitliliğine sahip olduğu, neredeyse yirmi dört saat hiç uyumayan bir insan gibidir. Hareketlilik şehirlerin temel özelliklerinden biridir. Şehir ile şehirliler arasında sürekli bir etkileşim hali söz konusudur. Şehrin diğer özelliği, kendi sakinleriyle  birlikte farklı bölgelerden gelenlerin yerleştiği bir mekan olmasıdır. Şehrin nüfus yapısı ve diğer özellikleri, şehirlilerin birbirlerine tahammül etmesini gerektirir. Şehirlerin diğer özelliği kendilerine özgü bir ruhunun olmasıdır. Bu özelliği tam olarak İslam şehirlerinde görmek mümkündür. Mabet, mektep, mahalle, sokak, ev, konuşulan dil, müzik, şiir, yeme-içme ve giyim-kuşam bu ruhtan izler taşır. Şehrin sakinlerinin şehrin kimliğini oluşturan inanç ve ideallere uygun davranması, şehrin kültüründen ve refahından yararlanması, şehri tanır hale gelmesi, şehri sahiplenmesi ve yaşadığı şehre değer  katacak bilince ulaşmasıyla şehirli kimliği ortaya çıkmış olur. ...

Mısır'da Kurulan İlk Türk İslam Devletleri

1) Tolunoğulları Devleti(868 - 905) Mısır’a vali olarak atanan Tolunoğlu Ahmed Mısır'da ilk Türk - İslam devleti olan Tolunoğulları Devletini kurdu (868). Suriye'yi de egemenlik altına alan Tolunoğulları Mısır'da tarım, ticaret ve imar faaliyetlerine önem verdiler. Abbasilerce 905'te yıkıldılar. 2) İhşidiler Devleti (935 - 969) Mısır’da Abbasilerce vali olarak atanan Muhammed b. Tuğc tarafından 935’te kuruldu.Muhammed b. Tuğc'dan sonra oğlu döneminde naib olarak kölesi Ebu Kafur devleti başarılı şekilde yönetti. Onun ölümünden sonra çıkan iç karışıklıklardan faydalanan Fatimiler bu devlete 969'da son verdiler. Kutsal Beldelere hakim olan ilk Türk devletidir. 3)Eyyûbiler Devleti (1174 – 1250) Fatımî Devleti Haçlı işgali tehlikesi üzerine Musul Atabeyi Nureddin Mahmut Zengi’den yardım istediler. Mahmut Zengi Şirkuh komutasında bir orduyu yardıma gönderdi. Şirkuh'un ölümünden sonra yerine geçen Selahaddin Eyyubi, Fatımî Devleti’ndeki iç karışıklıkla...

Hollanda'nın Başkenti Amsterdam Dilencilerin Başkenti Olmuş 9 Haziran 2017

Resim
Kaynak:https://sonhaber.eu/amsterdam-dilencilerin-baskenti-oldu/ İlgili olduğu ders: ÇAĞDAŞ TÜRK VE DÜNYA TARİHİ

Osmanlı Devleti'nin 15. ve 16. Yüzyıllarda İzlediği Siyaset ve Etkileri

Roma Katolik kilisesi İslam Dünyasının lideri olarak gördüğü Osmanlı Devleti'ni yıkmak için çeşitli  ittifaklar kurdu. Osmanlı Devleti buna karşı şu stratejileri  uyguladı: 1.Roma Katolik Kilisesini yalnızlaştırmak 2. Avrupa Hristiyan Birliğini parçalamak. 3.Fethedilen yerlerde adaletli ve hoşgörülü bir yönetim uygulamak . (Bu, Boşnaklarda ve Arnavutlarda islamın kabulünü sağladı.) 4.Katoliklere karşı Ortodoksları ve Ortodoks Patrikhanesini  himaye etmek. 5.Reform hareketlerine destek vermek. 6.Kuzey Afrika'da İspanyol ve Portekiz yayılmacılığına karşı müslümanları korumak ve himaye altına almak.

Şehir ve Medeniyet İlişkisi

Şehir medeniyetin doğduğu yer olup şehir ve şehirli olmadan medeniyet olmaz.  İbni Haldun'a göre  “kişi önce zaruri ihtiyaçlarını karşılar. Ondan sonra hayatta mükemmelliği arar ve medeniyete doğru yürür. Değerli giyim ve kuşama kavuştuktan sonra bolluk ve refah içine dalar. Kendi seçimiyle şehirliliğin kayıtlarına razı olur”. Şehrin imkanları daha geniş olduğu için sanat, edebiyat, mimari, bilim, musiki ve zanaat gibi faaliyetleri icra etmek isteyenler burada daha fazla destek ve çalışma imkânı bulur. Ortaya çıkan nitelikli ürünlerin toplum tarafından anlaşılıp takdir edilmesiyle şehir, medeniyetin inkişaf ettiği zemin haline gelir. Peygamberler, şehirlere  gönderilmiş.Zira bozulma genelde şehirlerde olmuştur. Toplumda çürüme ve yozlaşma genellikle belirli bir gelişim aşamasına tekabül eden şehir hayatında baş göstermektedir. “Kur’an, toplumun yozlaşması sürecinde, özellikle toplumun ileri gelen kesimlerinin önemli bir rol oynadığına dikkat çekmektedir. Artan r...

Şehirleşmenin Tarihçesi

İslam hukuk kaynaklarında şehir daha çok siyasi ve hukuki bir yaklaşımla tanımlanmıştır. El-Maverdi şehri “idari ve cezai kaideleri yürüten bir idarecinin, kazai hükümleri yerine getiren bir hakimin bulunduğu yer olarak”4 tarif etmiştir. Benzer biçimde Molla Hüsrev de şehri “Mısr”(şehir) öyle bir mekandır ki; orada hadleri icra eden ve kanunları yürüten bir emir ve kadı bulunur”şeklinde tanımlamıştır. İlk şehirlerin kurulması ve şehirleşmenin başlaması, coğrafi ve kültürel olarak Doğu diye adlandırılan Anadolu, Mezopotamya, Hindistan ve Mısır coğrafyalarında yer alan ırmak boyları, deniz kıyıları ve önemli kara geçitlerinde gerçekleşmiştir.   Köylerdeki tarım faaliyetlerinin zenginlik üreten bir düzeye çıkmasıyla artan ürünün depolanması, korunması, satılması ve değerlendirilmesi gibi sorunlar, köy şartlarında kurulamayacak yeni bir örgütlenme biçimini gerektirmiş, bu süreçte köyden ileri merkezi bir idari yapı olan şehir ortaya çıkmıştır. Birçok şehir, askeri, ekonomik ve...

İslam Sanatları

1:Mimari Namazın cemaatle kılınması tavsiyesi camiyi, bedensel temizlik vecibesi hamamı, yolcuya hizmet ilkesi han ve kervansarayı, İslam’ın ilme verdiği değer medreseyi, nefis terbiyesi tekkeyi doğurmuştur.  İslam mimarisinde tevhid (birlik) ilkesi esastır. Bu ilke ile manevi olanla maddi olan arasında herhangi bir ayrım yapılmadan, değerleri hayatın her yönüyle bütünleştiren bir birlik anlayışı hedeflenir. İslam Mimarisi, hem yeni Müslüman olanların hem de diğer medeniyetlerin mimarisinden etkilenmiş, hem de onları etkilemiştir.  İslam mimarisi gerçekçidir (fonksiyonel). Müslümanlar sadece zevk ve estetik kaygı için değil, mimari eserlerini dini veya sosyal bir ihtiyaca binaen yapmışlardır A. Dinî Mimari Örnekler: Camiler, Türbeler,Kabe, Mescidi Nebevi. Türleri: Fetih Camii,Selatin Camii,Namazgâh. B.Sivil Mimari Örnekler:Külliyeler,Medreseler,Kütüphane,Sıbyan Mektebi, Darü'ş şifa,tabhane(misafirhane),hamam,imaret,saray,köprü,çeşme,kervansaray,bedesten,kuş e...

İslam Ahlakının Kaynakları

Dinimizde her konuda olduğu gibi ahlak alanında da temel kaynaklarımız Kur’an ve sünnettir. Kur’an-ı Kerim’de ahlaki davranış olarak övülen ve önerilen güzel huylar yanında yerilen ve uzak durulması tavsiye edilen kötü huylardan da bahsedilir. Yüce kitabımızda  Kalem suresi, 4. ayet'te  “Şüphesiz ki sen, yüce bir ahlak üzeresin.” ifadesiyle övülen Peygamber Efendimiz adeta “Canlı Kur’an” olarak ahlaki güzelliklerin tamamını hayatında yaşamış ve bizlere bu konuda da örnek olmuştur.   Kur’an-ı Kerim’de ihlas, takva, doğruluk, adalet, cömertlik, sevgi, ana-babaya iyilik gibi güzel huylar emredilmekte; riya, yalan, gıybet, rüşvet, cimrilik gibi kötü huylar da mü’minlerin uzak durması gereken günahlar olarak anlatılmaktadır. Peygamber Efendimiz de Kur’an-ı Kerim’de anlatılan güzel ve çirkin huyları hadislerinde açıklayarak, nasıl anlaşılması gerektiği konusunda ayetlerdeki emir ve yasakları tefsir etmektedir. Örneğin Hadis  kitaplarından Müslim'de ( Birr, 70)...

ÖMER BİN ABDÜLAZÎZ

61’de (680) Medine’de doğdu. Babası Mısır Valisi Abdülazîz b. Mervân, annesi Hz. Ömer’in torunu Ümmü Âsım’dır. Çocukluğunun ilk yıllarını Medine’de dayılarının yanında geçirdi. Babası, küçük yaşta Kur’an’ı ezberleyen Ömer’i Medine’nin tanınmış âlimlerinden Sâlih b. Keysân’a emanet etti. Medine’de Enes b. Mâlik ve dayısı Abdullah b. Ömer başta olmak üzere pek çok sahâbîyi dinleme imkânı buldu. Ubeydullah b. Abdullah ile Saîd b. Müseyyeb ve Urve b. Zübeyr gibi tâbiînin ilk tabakasına mensup âlimlerin derslerini takip etti. Daha sonra babasının yanına Mısır’a gitti ve ergenlik çağına ulaşıncaya kadar orada kaldı.  Babasının vefatı üzerine (86/705) Halife Abdülmelik tarafından Dımaşk’a çağrıldı. Burada halifenin kızı Fâtıma ile evlendi. 87 (706) yılında Hicaz valiliğine tayin edildi. Valilik merkezi Medine’deki ilk icraatı, şehrin on meşhur fakihiyle görüşüp meseleleri kendileriyle istişare ettikten sonra karara bağlayacağını bildirmek oldu. Yaklaşık yedi yıl süren valiliği sırasında ...

Vadi's-seyl Muharebesi

XVI. yüzyılın en önemli meydan savaşlarından biridir. Vadisseyl Muharebesi ve ya Vadiü’l-Mehazin Muharebesi olarak da geçmektedir. Bu savaşta Türkler, Portekiz ordu ve donanmasını kralları ve bütün asilzadeleri ile birlikte yok etmişlerdi. Bu darbe sonunda Portekiz haritadan silinmiş ve büyük devletler arasından ebediyen yok olmuştur. Meydan savaşı 4 Ağustos 1578’de Kuzey Fas’ta Tanca yakınlarındaki Vâdî’s-Seyl’de geçmiştir. Türk ordu ve donanmasına komuta eden oramiral Ramazan Paşa Tunus beylerbeyisi (genel valisi) ve Cezayir beylerbeyi vekiliydi. (Cezayir beylerbeyi İstanbul’daki kaptan-ı derya Kılıç Ali Paşaydı). Bizzat Kral Dom Sebastiano’nun başkomutanlık ettiği büyük Portekiz ordu ve donanması 80.000 kişilik bir kuvvetle Tanca’ya çıkmıştı. Portekizliler’i en kudretli Hıristiyan hükümdarı olan İspanya Kralı II. Felipe 6.000 atlı ve 50 savaş gemisiyle destekliyordu. Savaşın sebebi bütün sömürgeleri aralarında bölüşmüş olan iki büyük Avrupa devletinin (İspanya ile Portekiz),...

İslam Ahlakının Gayesi ve Konusu

Ahlak, kavram olarak  insanın iyi veya kötü olarak vasıflandırılmasına yol açan manevi nitelikler, huylar ve bunların etkisiyle ortaya koyduğu iradeli davranışlar bütünüdür İslam dininde ahlak,İslam dini ilkelerinin hayata dönüşmesidir. Ahlak kavramı genel anlamda iyi ve kötü huyları, fazilet ve reziletleri ifade etmek üzere kullanılır. Özelde ise iyi huylar ve faziletli davranışlar hüsnü’l-huluk (güzel huylar/ahlak); kötü huylar ve fena hareketler ise sûü’l-huluk (kötü huylar/ahlak), terimleriyle ifade edilir. Ayrıca ahlakla ilişkili olarak yeme, içme, sohbet, yolculuk gibi günlük hayatın çeşitli alanlarıyla ilgili davranış ve görgü kurallarına edep veya âdâb da denilmiştir. İslami literatürde edep terimi ilk dönemlerden itibaren özel davranış alanları hakkında kullanılmıştır. Ahlak ise tutum ve davranışların kaynağı mahiyetindeki ruhi ve manevi melekelerle, insanın ruhi olgunluğunu sağlamaya yönelik bilgi ve düşünce alanını ifade eder. “İslam ahlakı” terimi, Allah’ın (c.c...

Hukuk ile Ahlak İlişkisi

Hukuk,terim olarak bireyin davranışlarını  ve toplumu düzenleyen gelenek, görenek, töre ve inanç gibi çeşitli kaynaklara dayanan ve yaptırım içeren kurallara denir. Ahlak ise bireyin fıtrat, huy, karakter gibi kişilik özelliklerinin tümünü kapsayan bir kavramdır. Hukuk, toplumsal bir varlık olan insanın kendisine ve başkalarına zarar vermeksizin, toplum içerisinde insan olmanın gereğine göre yaşaması için sınırlar çizer.  Hukuk, insanların ahlaki eylemlerde bulunmalarını vicdanlara bırakmayıp, herkesi toplum içerisinde yaşamanın gerekleri noktasında zorlar ve yaptırım uygular. İslam hukuku, Allah’ın (c.c) emir ve yasaklarına uygun olarak bireysel ve toplumsal hayatı düzenlemeyi amaçlar. Kişiyi dünya ve ahiret hayatında iyiye, güzele ve doğruya ulaştırmayı hedefler. Ahlak ise bu hedeflere ulaşmayı öngörür. Dinimizin emirleri, yapan ve buna muhatap olan kişiye iyilik ve güzellik sağlar; yasakları ise kötülükten ve çirkinlikten korunmayı sağlar.

Kapitülasyonlar

İlk defa 1352 yılında Cenevizlilere verilen Kapitülasyonlar, yabancı ülke tüccarına Osmanlı topraklarında ticaret yapma hakkı veriyordu. Ancak Osmanlı Devleti ticaret imtiyazlarını siyasi ve diplomatik menfaatleri çerçevesinde kullanarak ittifak yapacağı devletlere vermişti. İlk Fransız Kapitülasyonu, Kıbrıs seferi öncesinde 1569 yılında verildi. Katolik dünyasına ve Papa ambargosuna karşı ittifak sağlamak için Protestan olan İngiltere’ye 1580′de, Hollanda’ya   1612′de Kapitülasyonlar verildi. 

Dersimiz Tarih Uygulaması

Dersimiz Tarih Uygulaması
Yükle