Kayıtlar

İslam Hukukunun Kaynakları

Hukukta bir hüküm vermek için delil gereklidir. Yani hâkimin hükme nasıl ulaştığını gösteren  meşru bir dayanağının olması gerekir. Bu delilin de bir kaynağı olmalıdır. İslam hukukunun dayandığı kaynaklara edille-i şer’iyye denir Edille-i Şer'iyye: 1.Kur’an-ı Kerim , bizzat Allah’ın (c.c.) emir ve yasaklarını içerdiğinden, tabii olarak İslam hukukunun da temel kaynağı olmuştur. 2.Hz. Peygamberin söz, davranış ve onaylarını içeren sünneti Kur'an-ı Kerim'den bu iki kaynağın delili şudur ki Nisâ suresi, 59. ayette “…Eğer bir hususta anlaşmazlığa düşerseniz -Allah’a ve ahirete  gerçekten inanıyorsanız- onu Allah’a ve Resûl’e götürün (onların talimatına göre halledin); bu hem hayırlı, hem de netice bakımından daha güzeldir. geçer. 3.İcma ;ümmetin  fikir birliği ettiği görüşler. Delili Kur'an-ı Kerim'deNisâ suresi, 115. ayet. :“Kendisi için doğru yol belli olduktan sonra, kim Peygambere karşı çıkar ve müminlerin yolundan başka bir yola giderse, onu o yönde ...

Kamu Yararının Gözetilmesi

Dinimiz dünya ve ahirette insanın mutluluğunu amaçlar. Bu mutluluğu gerçekleştirmek için  kul hakkını gözetmek esastır. Toplum yararı anlamına gelen kamu yararını ihlal etmek kul hakkını  zedeler. Bireysel menfaat ile kamu menfaati çatıştığında, kişilerden kamu yararına göre hareket etmesi  beklenir. Ancak bunu yaparken bireysel haklar da gözetilmelidir.  Kamu yararı, toplumun faydasına bir durumu içermekle beraber; toplumun zararına olmayanı da ifade eder.Örneğin kamu yararı düşünülerek inşa edilecek bir fabrikanın, o bölgeye sağlayacağı istihdam ve üretimle ülkenin kalkınması amaçlanır. Bu faydalar elde edilirken çevreye zarar vermemek için gerekli tedbirlerin alınmasına da özen gösterilmelidir x

Suç ve Ceza Arasında Denge

Beşer, şaşar.İnsan , çeşitli etkenlere  bağlı olarak hata yapar.Bunun için bir suç; suçun  niteliği, işleniş şartları ve sebepleri çerçevesinde   değerlendirilir. Suçun niteliğini belirleyen bazı unsurlarvardır. Örneğin suç işleyen kişinin çocuk olması  ile yetişkin olması; ruhsal sağlığının yerinde olması ile akli dengesinin bozuk olması gibidurumlar suçun karşılığı olan cezanın niteliğini değiştirir. Suç kabul edilen fiilin bir saldırı olması          ile bir müdafaanın gereği olması da yine suçun niteliğini belirleyen unsurlardandır. Suçtan  doğan zararın boyutu da suç hakkında hüküm verirken önemlidir. Zararın boyutu, telafi edilebilirliği,  bireysel veya kamusal boyutu suçun niteliğini etkiler. Örneğin bir suç, kamusal boyutta bir zarara yol açmışsa cezası daha fazla olur. Yine suçu işleyen kişinin niyeti de suçun  niteliğini belirlemek açısından göz önünde bulundurulması gereken hususlardandır. Kişinin,  s...

1453-1520 Osmanlı Siyasi Faaliyetleri

Resim
1453               İstanbul'un Fethi 1454               Sırbistan'ın alınması 1459               Amasra'nın alınması 1460              Mora'nın  alınması 1461              Sinop   ve  Trabzon'un  alınması 1462              Eflâk'ın  alınması 1463              Bosna   ve Hersek'in alınması 1463-1479     Venedik ile  mücadele 1473             Otlukbeli   Muharebesi 1474            Karamanoğlu Beyliği'ne  son verilmesi 1475             Kırım'ın Fethi 1476             Boğdan'ın  alınması 1479    ...

İlmi Faaliyetlerin Diğer Medeniyetlere Etkileri

İslam kültür ve medeniyetinin  ilim faaliyetlerinin   ayırt edici özellikleri: Evrensellik : Fetihlerin yardımıyla tüm dünyaya açılma sürecinde karşılıklı kültür etkileşimi ile gelişmiştir.  İlmi faaliyetlere gelişime ve değişime açık olmak bakımından ön yargısız bir bakış açısı kazandırmıştır. Metodik çalışma : Gerçeğe ulaşmak için izlenen yol olan müşahade (deney ve gözlem) ile teorinin  birlikteliği ya da işteşliği yöntemi tarihte ilk kez ortaya konulmuştur. Ahlaki tavır : Karşılıklı görüşlere saygı, kaynağını mutlaka belirtilerek iç ve dış tenkidin yapılması, varılan  kanaatin ayrıca belirtilmesi, ilmi güvenilirliği sağlayan yegane ölçüt olarak kazandırılmıştır. Müslümanların dünya bilim tarihine etkilerini ve katkılarını şu dört başlıkta sınıflandırabiliriz: 1.İlmi birikimin korunup devamlılığının sağlanması. 2.İlimlerin her yönden gelişmesinin sağlanması. 3.İlimlerin yeryüzündeki coğrafi yayılımının sağlanması. 4.Yeni ilim dallarının...

İlmi Araştırmalar ve Te’lif Faaliyetleri

İslamiyet’in ilk devrinden itibaren, ilmi çalışmalarda tedrici(aşamalı)  bir sistemleşme ile ilim merkezlerinin ve ilim kurumlarının ortaya çıkışı birlikte gerçekleşmiştir. Müslümanlar, varlık ve bilgi nazariyeleri(teorileri) ile geliştirdikleri “kozmoloji” sayesinde ilmin, çok boyutlu olarak insanlığa faydalı ve gerçek  hayata uyarlanabilir olmasına özen gösterdiler. İslam kültür ve medeniyetinde ilim, duyularla anlaşılabilen ahlaki yönünün yanı sıra, tarihi ve psikolojik boyutu ile gözlem ve tecrübeye dayanan yönleri bakımından ele alınarak insanı robotlaştırmayan, köleleştirmeyen, aksine gerçek özgürlüğe ulaşmasını  sağlayan bir niteliğe ulaştırılmıştır Abbasi halifeleriyle birlikte başlayan İslam kültür ve medeniyetinde derinleşen ilmi çalışmalar döneminde  zamanının en muhteşem kenti Bağdat, entelektüel ve ilmi faaliyetlerin en önemli üssüne dönüşmüştü.  Beytü’l-Hikme, o dönemde ilmi faaliyetlerin merkezi olma konumuyla, gerek kütüphanesindeki  ter...

Tercüme Hareketleri

Müslümanlar; Şam, Halep,Antakya ve İskenderiye ,Harran ve Cündîşâpûr  gibi bilim merkezi olan şehirlerin halklarıyla iyi ilişkiler geliştirerek onların ilmive teknik seviyelerinden yararlanmasını bildiler. Halife Hz. Ömer döneminde İslam topraklarına katılan Cündîşâpûr’da kütüphane, tercüme evi, rasathanesi bulunan Hintli ve Yunanlı doktorların görev yaptığı bir tıp okulu mevcuttu. Abbasiler bunlara ve diğer bilim ve teknoloji merkezlerindeki ilim insanlarına gerekli imkânları verdiler. Böylece  bilim ve teknoloji bakımından seviyenin hızla  yükselmesini sağladı. Emeviler Dönemi’nde başlayan tercüme hareketleri, Abbasiler Dönemi’nde hızla  devam ederek büyük bir birikim oluşturmuştur.  Halife Me’mun’un Bağdat’ta 832 yılında kurduğu “Beytü’l-Hikme” adlı ilim merkezi tam bir inceleme araştırma kütüphanesi ve tercüme merkezi olarak faaliyet göstermiştir. Süryanice, Farsça, Hintçe ve Yunanca başta olmak üzere çeşitli dillerden çevrilen eserler sayesinde tıp, r...

Dersimiz Tarih Uygulaması

Dersimiz Tarih Uygulaması
Yükle