CİHAN DEVLETİ OSMANLI (1453-1683)
![]() |
| Osmanlı 1453-1683 |
CİHAN DEVLETİ OSMANLI (1453-1683)
A. 1. FETİH ÖNCESİ GENEL DURUM VE STRATEJİK ZORUNLULUKLAR
İstanbul'un fethi, sadece bir şehir
alımı değil, Osmanlı'nın "Cihanşümul" (Evrensel) bir
imparatorluğa dönüşme davasıdır.
- Siyasi Nedenler:
Bizans’ın Osmanlı şehzadelerini kışkırtması, Anadolu beylikleri ile
ittifak kurması ve Haçlı Seferleri’ne zemin hazırlayarak devletin bekasını
tehdit etmesi.
- Jeopolitik Nedenler:
Osmanlı'nın Rumeli ve Anadolu toprakları arasındaki toprak bütünlüğünü
bozması; Boğazlar ve İpek Yolu üzerindeki ticaret ağlarını kontrol etme
isteği.
- Manevi Neden:
Hz. Muhammed’in (sav) İstanbul’un fethiyle ilgili müjdeleyici hadisine
mazhar olma arzusu.
2.
ASKERÎ DEHA VE TEKNOLOJİK HAZIRLIKLAR
Fatih Sultan Mehmet, fethi tesadüfe
bırakmamış; dönemin en ileri mühendislik ve lojistik imkânlarını kullanmıştır.
- Boğazın Kontrolü:
Anadolu Hisarı'nın tam karşısına Rumeli (Boğazkesen) Hisarı inşa
edilerek Bizans'a Karadeniz'den gelecek yardımlar kesilmiştir.
- Top Teknolojisi:
Surları yıkabilmek için "Şahi" adı verilen devasa bronz
toplar dökülmüş, havan topları ve hareketli kuleler tasarlanmıştır.
- Lojistik Devrim:
Kuşatmanın seyri değişmeyince, 21-22 Nisan gecesi yaklaşık 70 parça
gemi karadan yürütülerek Haliç’e indirilmiş, Bizans’ın zincirle
koruduğu savunma hattı kırılmıştır.
3.
FETİH VE TOPLUMSAL UZLAŞI (İSTİMALET)
29 Mayıs 1453’te gerçekleşen fetih,
sadece kılıçla değil, adalet ve hoşgörüyle de kalıcı kılınmıştır.
- İnanç Özgürlüğü:
Fatih, Ayasofya’da halka can ve mal güvenliği garantisi vermiş; Ortodoks
Patrikliği’nin varlığını korumuştur.
- İmar ve İskân:
Şehir Türk-İslam kimliğiyle yeniden inşa edilirken (Fatih Külliyesi,
Topkapı Sarayı), Anadolu'dan getirilen nüfusla ekonomik hayat
canlandırılmıştır.
- Ünvan:
II. Mehmet bu zaferle "Fatih" ünvanını almış ve Orta Çağ
kapanıp Yeni Çağ başlamıştır.
4.
CİHAN DEVLETİNİN GENİŞLEME STRATEJİSİ
İstanbul'dan sonra Fatih, Karadeniz
ve Akdeniz'i birer "Türk Gölü" haline getirmeyi hedeflemiştir.
- Denizlerde Hakimiyet:
Kırım (1475), Amasra, Sinop ve Trabzon'un fethiyle Karadeniz ticaret yolu
tamamen Osmanlı denetimine girmiştir.
- Doğu Anadolu Güvenliği: 1473 Otlukbeli Savaşı ile Akkoyunlu Devleti
mağlup edilmiş, Doğu Anadolu sınırları güvence altına alınmıştır.
5.
FATİH’İN ENTELEKTÜEL VE BİLİMSEL VİZYONU
Osmanlı Devleti bu dönemde sadece
askerî değil, kültürel bir çekim merkezi olmuştur.
- Sahn-ı Semân Medreseleri: Akli ve nakli bilimlerin en üst düzeyde okutulduğu
yükseköğretim kurumları açılmıştır.
- Bilim İnsanları:
Ali Kuşçu gibi astronomlar İstanbul’a davet edilmiş, tıp ve matematik
alanında çalışmalar desteklenmiştir.
- Kütüphanecilik:
Fatih, dinî ilimlerin yanı sıra tıp, astronomi ve tarih alanında 800’den
fazla eseri vakfederek zengin bir kütüphane kurmuştur.
B. 1. TAHT MÜCADELESİ VE CEM SULTAN KRİZİ
Fatih Sultan Mehmet’in vefatından
sonra başlayan bu dönem, Osmanlı tarihinin en sancılı veraset süreçlerinden
birine sahne olmuştur.
- İç Sorundan Dış Soruna: II. Bayezid’e karşı Yenişehir’de kaybeden Cem
Sultan’ın önce Rodos Şövalyelerine, ardından Papalık’a sığındırılması;
Osmanlı’nın bir iç meselesini Avrupa’nın elinde bir koz (diplomatik
rehine) haline getirmiştir.
- Fetihlerin Yavaşlaması: Cem Sultan Avrupa’nın elinde olduğu sürece, II.
Bayezid Batı’ya yönelik büyük çaplı seferlerden kaçınmak zorunda kalmış,
bu durum dönemin daha "sakin" geçmesine neden olmuştur.
2.
ASKERÎ VE JEOPOLİTİK GELİŞMELER
Diplomatik kısıtlamalara rağmen,
stratejik noktalarda önemli kazanımlar elde edilmiştir.
- Kuzey Stratejisi (Boğdan): 1484 yılında bizzat padişahın katıldığı seferle Kili
ve Akkirman kaleleri fethedilmiştir. Bu sayede Kırım ile Osmanlı
toprakları arasında kesintisiz kara bağlantısı sağlanmıştır.
- Denizlerde Etkinlik:
Venedik ile yapılan mücadeleler sonucu Akdeniz ticaretinde kilit rol
oynayan Modon, Koron ve Navarin limanları ele geçirilmiştir.
- Doğu Rekabeti:
Memlûk Devleti ile yapılan ve 6 yıl süren savaşlar kesin bir sonuç
getirmese de, iki büyük Türk-İslam gücü arasındaki rekabeti
tırmandırmıştır.
3.
İNSANİ DİPLOMASİ VE ENDÜLÜS FACİASI
1492 yılı, hem bir medeniyetin
çöküşü hem de Osmanlı’nın evrensel adalet anlayışının sergilendiği bir tarih
olmuştur.
- Benî Ahmer’in Yıkılışı: İspanya'daki son İslam devleti olan Gırnata'nın düşmesiyle
Müslüman ve Yahudiler için büyük bir zulüm dönemi (Engizisyon)
başlamıştır.
- Kurtarma Operasyonu:
Osmanlı Devleti, Cem Sultan sorunu ve donanmanın o dönemki kısıtlı
imkanları nedeniyle bölgeye ordu gönderemese de; gönderdiği gemilerle
binlerce Müslüman ve Yahudi’yi katliamdan kurtararak Osmanlı topraklarına
taşımıştır.
- Hoşgörü Vizyonu:
Bu yardım faaliyeti, Osmanlı’nın sadece askeri bir güç değil, aynı zamanda
mazlumlar için bir "güvenli liman" olduğunu dünyaya
kanıtlamıştır.
4.
DÖNEMİN GENEL KARAKTERİ
- Fatih Dönemi’nin "fırtınalı" ve genişlemeci
politikasından sonra bir "derlenme ve toparlanma" dönemi
yaşanmıştır.
- Devlet, merkezi otoritesini korumaya ve kurumlarını
sağlamlaştırmaya odaklanmıştır.
- Osmanlı diplomasisi, ilk kez Avrupa sarayları ve
Papalık ile çok katmanlı bir "pazarlık" sürecine girmek zorunda
kalmıştır.
C.1. SAFEVI TEHDİDİ VE DOĞU SİYASETİ
Osmanlı Devleti’nin doğu
sınırlarında ortaya çıkan Safevi Devleti, sadece siyasi değil, aynı zamanda
ideolojik bir rakip olarak belirmiştir.
- Şiilik Propagandası ve Şahkulu İsyanı: Safeviler, Anadolu'daki Türkmenleri Osmanlı merkezî
otoritesine karşı kışkırtarak 1511 Şahkulu İsyanı'na zemin
hazırlamış; bu durum II. Bayezid döneminde büyük bir iç güvenlik sorununa
dönüşmüştür.
- Çaldıran Savaşı (1514): Yavuz Sultan Selim, Safevi tehdidini kökten çözmek
için sefere çıkmıştır. Osmanlı'nın ateşli silah (top ve tüfek)
teknolojisi, Safevi süvari ordusuna karşı kesin bir zafer kazanılmasını
sağlamıştır. Bu zaferle Doğu Anadolu’nun güvenliği büyük ölçüde
pekişmiştir.
2.
MEMLÛK DEVLETİ'NİN YIKILIŞI VE İSLAM DÜNYASI LİDERLİĞİ
Safevi-Memlûk ittifakı ve
Dulkadiroğulları meselesi, Yavuz Sultan Selim'i güney yönlü büyük bir harekâta
sevk etmiştir.
- Mercidabık (1516) ve Ridaniye (1517): Osmanlı ordusu, Suriye ve Mısır üzerine yürüterek
Memlûk Devleti’ne son vermiştir.
- Sonuçları:
- Filistin, Suriye, Hicaz ve Mısır toprakları Osmanlı
hakimiyetine girdi.
- Kutsal toprakların koruyuculuğu (Hizmetü’l-Haremeyn)
Osmanlı’ya geçti.
- Baharat Yolu'nun kontrolü ele geçirilerek büyük bir ekonomik
güç elde edildi.
3.
KUZEY AFRİKA VE "GARP OCAKLARI"
Mısır’ın fethinden sonra Osmanlı’nın
nüfuzu Afrika kıtasının içlerine ve batısına kadar uzanmıştır.
- Garp Ocakları:
Cezayir, Tunus ve Trablusgarp’ın Osmanlı hakimiyetine girmesiyle Akdeniz
bir "Türk Gölü" kimliğini pekiştirmiş ve Kuzey Afrika’da güçlü
bir idari yapı kurulmuştur.
- Fas ve Vadiüsseyl Savaşı (1578): Portekiz ve İspanyol sömürgeciliğine karşı Fas
sultanlığı desteklenmiş; bu zaferle Osmanlı himayesi Atlas Okyanusu
kıyılarına kadar ulaşmıştır.
4.
SÖMÜRGECİLİĞE KARŞI İNSANİ VİZYON
Osmanlı Devleti'nin Afrika
politikası, Avrupalı devletlerin sömürgeci yaklaşımından temelden farklılık
gösterir.
- Antiemperyalist Duruş: İspanyol ve Portekiz krallıklarının Afrika'daki sömürge
faaliyetlerine karşı Osmanlı, bölge halkları için bir "kalkan"
görevi görmüştür.
- Müslümanların Korunması: Katolik baskısı altındaki Müslüman toplumlar,
Osmanlı’nın siyasi ve askeri desteği sayesinde varlıklarını ve inanç
özgürlüklerini koruma imkânı bulmuşlardır.
D.1. KANUNİ ÜNVANI VE ADALET VİZYONU
Sultan I. Süleyman, 46 yıllık saltanatıyla Osmanlı tarihinin en uzun süre tahtta kalan hükümdarıdır.
· Hukuk Devleti: Devlet yönetiminde adaleti tesis etmek amacıyla çıkardığı ve titizlikle uyguladığı kanunlar nedeniyle "Kanuni", Avrupalılar tarafından ise ihtişamı nedeniyle "Muhteşem" lakaplarıyla anılmıştır.
2. HABSBURG HANEDANI İLE KÜRESEL REKABET
Dönemin Avrupa siyaseti, Kutsal Roma-Germen İmparatoru Şarlken liderliğindeki Habsburg Hanedanı ile Osmanlı Devleti arasındaki güç mücadelesi üzerine kuruludur.
· Belgrad’ın Fethi (1521): Avrupa seferleri için stratejik bir ileri askerî üs elde edilmiştir.
· Mohaç Meydan Muharebesi (1526): Fransa Kralı I. Fransuva’nın Şarlken’e esir düşmesi üzerine yardım talebiyle başlayan bu seferde, Macar ordusu 2 saat gibi kısa bir sürede mağlup edilmiş, Macaristan Osmanlı nüfuzuna girmiştir.
· Viyana Kuşatması (1529): Habsburgların Macar iç işlerine müdahalesine tepki olarak gerçekleştirilmiştir. Şehir kuşatılmış ancak mevsim şartları ve hazırlıkların kuşatma odaklı olmaması nedeniyle kaldırılmıştır.
· İstanbul Antlaşması (1533): Avusturya Arşidükü’nün protokolde Osmanlı Sadrazamına denk sayıldığı bu antlaşma, Osmanlı’nın Avrupa üzerindeki siyasi üstünlüğünün (diplomatik hegemonya) tescilidir.
3. EKONOMİK DİPLOMASİ VE KAPİTÜLASYONLAR
Osmanlı, ticareti canlandırmak ve Avrupa’daki siyasi birliği (Haçlı ittifaklarını) parçalamak için devletlere ticari imtiyazlar vermiştir.
· Stratejik Ortaklıklar: Ceneviz, Venedik ve Dubrovnik gibi devletlere verilen haklar, hem ekonomik kazanç sağlamış hem de siyasi rakipleri birbirinden uzaklaştırmıştır.
· Fransa İle Yakınlaşma: Habsburg kuşatmasını kırmak için Fransa’ya verilen destek, iki devlet arasında uzun yıllar sürecek bir ittifakın temelini atmıştır.
4. DENİZLERDE HAKİMİYET VE PREVEZE ZAFERİ
Akdeniz, XVI. yüzyılda bir "Türk Gölü" haline gelmiştir.
· Preveze Deniz Zaferi (28 Eylül 1538): Barbaros Hayrettin Paşa komutasındaki Osmanlı donanması; Papalık, Venedik, İspanya ve Portekiz'den oluşan devasa Haçlı donanmasını bozguna uğratmıştır.
· Sonuç: Akdeniz'de mutlak Osmanlı üstünlüğü kurulmuş ve bu zaferin kazanıldığı gün (28 Eylül) günümüzde Türk Deniz Kuvvetleri Günü olarak kutlanmaktadır.
KAVRAM TABLOSU: DÖNEMİN ANAHTARLARI
|
Kavram |
Tanım / Önem |
|
Habsburglar |
Osmanlı'nın Avrupa'daki en
büyük siyasi rakibi olan büyük hanedan. |
|
Vasal Devlet |
Osmanlı'ya bağlı, iç
işlerinde serbest ancak dış işlerinde merkeze itaat eden devlet (Örn: Jan
Zapolya dönemi Macaristan). |
|
Şahi ve Bronz Top |
Teknolojik üstünlüğün
simgesi; özellikle kale kuşatmalarında belirleyici güç. |
|
Garp Ocakları |
Kuzey Afrika'daki Osmanlı
eyaletleri (Cezayir, Tunus, Trablusgarp). |
E.1. COĞRAFİ KEŞİFLER VE HİNT DENİZ SEFERLERİ (1538-1553)
Portekizlilerin Ümit Burnu’nu aşarak Hindistan’a ulaşması, geleneksel ticaret yollarını ve kutsal toprakların güvenliğini tehdit etmeye başlamıştır.
· Tehdidin Boyutu: Portekizliler, Basra Körfezi ve Kızıldeniz girişlerini kapatarak Baharat Yolu’nu sömürgeleştirmeyi ve Mekke-Medine (Harameyn) gibi kutsal şehirleri tehdit etmeyi amaçlamıştır.
· Seferlerin Amaçları:
o Portekizlilerin Hint Okyanusu’ndaki sömürgeci faaliyetlerini durdurmak.
o Gücerat ve Kaliküt bölgelerindeki Müslüman sultanlıklara yardım etmek.
o Baharat Yolu'nun güvenliğini sağlayarak Akdeniz ticaretini yeniden canlandırmak.
· Komutanlar: Kanuni Sultan Süleyman döneminde dört büyük sefer düzenlenmiştir.
1. Hadım Süleyman Paşa (1538)
2. Piri Reis (1551)
3. Murat Reis (1552)
4. Seydi Ali Reis (1553)
Sonuç ve Etki: Seferlerden tam bir askeri zafer elde edilemese de, Portekiz'in Kızıldeniz'e girişi engellenmiş ve Baharat Yolu’nun Doğu Akdeniz kolu eski canlılığına kavuşmuştur. Ayrıca Açe Sultanlığı gibi uzak coğrafyalardaki Müslümanlara teknik ve askeri destek sağlanmıştır.
2. DOĞU AKDENİZ'DE KESİN HAKİMİYET: RODOS VE KIBRIS
Osmanlı Devleti, kara ve deniz yollarının güvenliğini sağlamak amacıyla stratejik adaları hedeflemiştir.
· Rodos’un Fethi (1522): Kanuni Sultan Süleyman döneminde fethedilen ada, İstanbul-Mısır deniz yolunun güvenliğini sağlamış ve Akdeniz'de önemli bir askeri üs olmuştur.
· Kıbrıs’ın Stratejik Önemi: Anadolu, Suriye ve Mısır üçgeninin tam merkezinde bulunan Kıbrıs'ın Venedik elinde olması büyük bir güvenlik açığıydı. Adadaki korsanlar, hem ticaret gemilerine hem de hac yolcularına zarar vermekteydi.
3. KIBRIS’IN FETHİ (1570-1571)
Sultan II. Selim (Sarı Selim) döneminin en önemli askerî başarısıdır.
· Fethin Aşamaları: 1570 yılında başlayan seferde önce Limasol ve Lefkoşa kaleleri alınmıştır. Bir yıl süren çetin bir kuşatmanın ardından 1 Ağustos 1571'de Magosa’nın teslim olmasıyla fetih tamamlanmıştır.
· Tarihî Sonuçlar:
o Doğu Akdeniz tamamen bir "Osmanlı İç Denizi" haline gelmiştir.
o Anadolu-Mısır-Suriye deniz yolu üzerindeki korsan tehdidi ortadan kaldırılmıştır.
o Venedik'in bölgedeki vergi ve siyasi üstünlüğü sona ermiştir.
KAVRAM TABLOSU
|
Kavram |
Tanım / Önem |
|
Ümit Burnu |
Portekizlilerin Akdeniz'i
devre dışı bırakmak için kullandığı yeni rota. |
|
Harameyn |
Mekke ve Medine; Osmanlı'nın
denizlerdeki mücadelesinin temel manevi gerekçesi. |
|
Açe Sultanlığı |
Endonezya bölgesinde
Osmanlı'dan teknik yardım alan uzak müttefik. |
|
Vasal |
Osmanlı himayesini kabul eden
ancak iç işlerinde özerk olan yönetimler. |
F.1. KANUNİ DÖNEMİ VE İLK RESMİ ANTLAŞMA
Safevilerin Anadolu'daki Türkmenleri isyana teşvik etmesi ve toprak ihlalleri, Kanuni Sultan Süleyman'ı doğuya yöneltmiştir.
· İrakeyn Seferi (1534): Bağdat ve Tebriz kontrol altına alınmıştır.
· İran (1548) ve Nahçıvan (1553) Seferleri: Safevi tehdidi sınırlandırılmıştır.
· Amasya Antlaşması (1555): İki devlet arasında imzalanan ilk resmi antlaşmadır. Bu antlaşma ile Doğu Anadolu ve Irak topraklarının Osmanlı hakimiyeti tanınmıştır.
2. DOĞUDAKİ EN GENİŞ SINIRLAR: FERHAT PAŞA ANTLAŞMASI
1578’de yeniden alevlenen savaşlar, Osmanlı’nın doğudaki gücünün zirvesine işaret eder.
· Ferhat Paşa (İstanbul) Antlaşması (1590): Azerbaycan, Gürcistan ve Dağıstan Osmanlı topraklarına katılmıştır. Bu zaferle Osmanlı Devleti doğudaki en geniş sınırlarına ulaşmıştır.
3. XVII. YÜZYIL KRİZLERİ VE KAYIPLAR
Osmanlı'nın batıda Habsburglarla savaşması ve içerde Celâli İsyanları ile uğraşması, Safeviler için bir fırsat doğurmuştur.
· Şah I. Abbas'ın Saldırıları: 1603-1624 yılları arasında Safeviler; Tebriz, Azerbaycan, Nahçıvan, Revan ve en önemlisi Bağdat’ı ele geçirmiştir. Osmanlı iç karışıklıklar nedeniyle bu dönemde savunmada kalmıştır.
4. IV. MURAD DÖNEMİ VE KASR-İ ŞİRİN ANTLAŞMASI
Sultan IV. Murad'ın güçlü liderliği, doğudaki Osmanlı otoritesini yeniden tesis etmiştir.
· Revan (1635) ve Bağdat (1638) Seferleri: IV. Murad bizzat ordunun başında sefere çıkarak Bağdat’ı geri almış ve Osmanlı prestijini onarmıştır.
· Kasr-ı Şirin Antlaşması (1639):
o Irak (Bağdat dahil): Osmanlı'da kaldı.
o Revan ve Azerbaycan: Safevilere bırakıldı.
o Önemi: Bu antlaşma ile belirlenen sınırlar, büyük ölçüde günümüz Türkiye-İran sınırının temelini oluşturmuş ve uzun bir barış dönemi başlatmıştır.
KAVRAM VE ANALİZ TABLOSU
|
Dönem / Olay |
Önemli Gelişme |
Sonuç |
|
Amasya (1555) |
İlk Resmi Belge |
Kanuni dönemi sınırları
tescillendi. |
|
Ferhat Paşa (1590) |
Zirve Noktası |
Doğuda en geniş sınırlara
ulaşıldı. |
|
İç Karışıklıklar |
Celâli İsyanları |
Safevilerin Bağdat'ı ele
geçirmesine yol açtı. |
|
Kasr-ı Şirin (1639) |
Kalıcı Barış |
Günümüz sınırları çizildi,
denge sağlandı. |
G.1. VENEDİK İLE AKDENİZ HAKİMİYETİ VE GİRİT’İN FETHİ (1645-1669)
Kıbrıs'tan sonra Venedik'in elinde kalan son stratejik kale olan Girit, Doğu Akdeniz güvenliği için temel hedef haline gelmiştir.
· Ekonomik Diplomasi: Osmanlı, Venedik'in Akdeniz'deki etkisini kırmak için Fransız, İngiliz ve Hollandalı tüccarlara imtiyazlar (kapitülasyonlar) vererek bölgedeki ticaret dengesini değiştirmiştir.
· 24 Yıllık Kuşatma: 1645'te başlayan Girit Seferi, donanmanın teknolojik eksiklikleri ve Avrupa'nın Venedik'e yardımı nedeniyle uzamıştır.
· Köprülüler Dönemi: Kuşatma, Köprülü Fazıl Ahmet Paşa tarafından 1669'da Kandiye Kalesi'nin alınmasıyla tamamlanmıştır.
· Analiz: Bu uzun süreç, Osmanlı donanmasının Avrupalı deniz güçleri karşısında eskisi kadar üstün olmadığını ve askeri-teknik yenilenmeye ihtiyaç duyulduğunu göstermiştir.
2. LEHİSTAN (POLONYA) İLE SINIR MÜCADELELERİ
Osmanlı'nın kuzey sınırlarında Lehistan ile yaşanan gerginliğin temelinde Ukrayna Kazakları ve tampon bölgelerin (Erdel, Boğdan) kontrolü yatmaktadır.
· Hotin Seferi (1621): II. Osman (Genç Osman) döneminde Lehistan'ın Boğdan'ın iç işlerine karışması üzerine yapılmıştır. Kesin bir fetih gerçekleşmese de Hotin Antlaşması ile Boğdan üzerindeki Osmanlı otoritesi korunmuştur.
· Bucaş Antlaşması (1672): Sultan IV. Mehmet (Avcı Mehmet) ve Fazıl Ahmet Paşa döneminde Lehistan üzerine çıkılan sefer sonucunda imzalanmıştır.
o Podolya ve Ukrayna bölgeleri Osmanlı hakimiyetine girmiştir.
o Önemi: Osmanlı Devleti bu antlaşma ile batıda ulaştığı en geniş sınırlara kavuşmuştur.
3. XVII. YÜZYIL DİPLOMASİSİ VE DEĞİŞEN İTTİFAKLAR
Bu dönemde devletler arası ilişkiler, ideolojik kaygılardan çok stratejik çıkarlar üzerine kurulmuştur.
· Kazak Meselesi: Ukrayna Kazaklarının Karadeniz baskınları ve Lehistan-Rusya arasındaki güç mücadelesi, Osmanlı'yı bölgede dengeleyici bir güç olmaya zorlamıştır.
· Habsburg Etkisi: Lehistan kralının Habsburg yanlısı bir politika izlemesi, Osmanlı'nın Lehistan'a karşı daha sert bir tutum takınmasına neden olmuştur.
· Viyana'ya Doğru: 1683 yılına gelindiğinde Lehistan, Habsburglarla (Avusturya) ittifak kurarak II. Viyana Kuşatması sırasında Osmanlı ordusuna karşı saf tutmuştur.
STRATEJİK ANALİZ TABLOSU
|
Olay / Antlaşma |
Hedef / Kazanım |
Tarihsel Önemi |
|
Girit'in Fethi (1669) |
Doğu Akdeniz'de Venedik
etkisinin sonu. |
Osmanlı donanmasındaki güç
kaybının fark edilmesi. |
|
Hotin Antlaşması (1621) |
Boğdan üzerindeki otoritenin
korunması. |
Yeniçeri Ocağı'ndaki
disiplinsizliğin ilk büyük krizi. |
|
Bucaş Antlaşması (1672) |
Podolya ve Ukrayna'nın
kontrolü. |
Batıdaki en geniş
sınırlara ulaşılan nokta. |
|
Çanakkale Ablukası |
Boğazlar ve İstanbul
güvenliği. |
Köprülü Mehmet Paşa'nın iç ve
dış otoriteyi sağlaması. |

Yorumlar
Yorum Gönder